Bir pencereden izlenen şimdiki zaman, öteki pencerenin önünden geçerken değişiyor, Kambur'da ilk gün son güne dönüşerek akıp gidiyor. Necati Tosuner'in bu kitabında anlattığı öyküler çekinerek, gizlenerek, kaçarak, umuda dair bir küçük çıkış yapamadan yaşamanın öyküleri... Yılgınlık içinde oyalanırken yine de umut bilinmedik bir yerden çıkıp geliyor, satırlara yerleşiyor. Ama umutla şımartılmayı isteyen kişi, kendini durmaksızın yanıltan umuttan da bunalıyor...
Ortalıkta yaygın ve yapışkan dolaşan umudu görüyorum. İspirto kokusu gibi mavi. Sarıyor. Korkuyorum. Söyle, beni yanıltmadığın oldu mu hiç? Diyorum, bulaşmayayım. Bırakmıyor. Ben ürktükçe inatlaşırmış gibi, sarıyor. Hani, beni aramışsın, işte, umut... Bakmışsın, taş duvarda bir tutam dal yeşillenmiş. Bir cami avlusunda, yüksekte ve oymalar arasında, umut da öyle yeşillenir. Hiç ummadığın bir yerde ve anda... Ama, ben bu işten usandım, umut yeşertmeyi bıraktım artık. Erken soluyor. Doyamadan. Ve kalıyorsun kendi başına, -hiç de hoş şey değil doğrusu. Bir baygınlık gibi basıyor umutsuzluk. Eziyor. Bende ezilecek ne kaldı? Eziyor.
Necati Tosuner, yaşamı sadece katlanarak sürdürmenin nasıl bir kamburluk olduğunu anlattığı öykülerden "İki Gün"le TRT Öykü Başarı Ödülü'nü de kazandı...
"İki Gün" adlı öyküsüyle 1970 TRT Sanat Ödülleri Başarı Ödülünü, Sancı... Sancı... adlı romanıyla 1978 Türk Dil Kurumu Roman Ödülünü, "Armağan" adlı öyküsüyle 1997 Haldun Taner Öykü Ödülünü, Güneş Giderken adlı öykü kitabıyla 1999 Sait Faik Hikâye Armağanını, Kasırganın Gözü adlı öykü kitabıyla 2008 Attilâ İlhan Roman Ödülünü, Susmak Nasıl da Yoruyor İnsanı! adlı romanıyla 2014 Ebubekir Hazım Tepeyran Roman Ödülünü, Salgında Öyküler kitabıyla 2023 yılında Yunus Nadi Öykü Ödülü kazanmıştır.
Yanımızdan gelip geçen, tanıdığımızı sandığımız ama hiç bilmediğimiz insanların öyküleri. Necati Tosuner, herşeye rağmen umudu çıkarıyor karşımıza. "N'olursa olsun, sanırım, seviyorum yaşamayı." Hüzünlü, iç burkan hikayelerin kahramanları, hayatı bazı anlarda da olsa severek, umut ederek katlanıyorlar yaşamaya. Karakterler, dışarıya çıktığınızda karşınıza dikilecek türden. Kanlı, canlı, gerçek. Okudukça sonunu merak edeceğiniz türden öyküler. Tavsiyedir, tanışın.
Necati Tosuner’in hikâye kitabı (1972) • Ondört hikâye. Yazarın önceki kitabında (Çıkmazda, 1969) dallanan, boy atan fidan bu kitapta köklerini daha yaymış,daha derinlere uzatmıştır: Kişi adları bazı hikâyelerde değişiyorsa da, pastırmalı yumurtanın çokça dokunduğu gecenin hikâyesi hariç, geri kalan on üç hikâyede olaylar, eşmerkezli daireler gibi, hep bir beden sakatlığının yarattığı aşağılık duygusu çevresinde toplanıyor genişliyor.