Jump to ratings and reviews
Rate this book

Kara Kitap

Rate this book
Hayaletler, firtinali geceler, olumler, eski evler ve dogaustu gucler... Bunlarin yani basinda kiskanclik, guzellik ve ask...Hasta bir genc kiz olan Sadan, guzelliginden dolayi aci ceken Fatma, bir babayla oglu arasinda kalan Zeliha ve kocasina cok isik olan Zehra...Ilk kitabi olan Kara Kitap'la birlikte, daha once Latin harfleriyle hic yayimlanmamis Fatma'nin Gunahi, Ne Bir Ses... Ne Bir Nefes... ve Buhran Gecesi adli romanlarinin yer aldigi bu ciltte, Suat Dervis'in gotik edebiyata girebilecek ozellikler gosteren, dort kadinin hikiyesinin anlatildigi dort eserine bir arada yer verilmistir. (Tanitim Bulteninden)Sayfa 296Baski 2014 Ithaki Yayinlari

296 pages, Paperback

First published January 1, 1920

10 people are currently reading
207 people want to read

About the author

Suat Derviş

47 books91 followers
Suat Derviş İstanbul’da doğdu. Tıp profesörlerinden İsmail Derviş Bey’in kızı olan Suat Derviş, çocukluk yıllarında özel eğitim aldı. Daha sonra Kadıköy Numune Rüştiyesi’yle Bilgi Yurdu’nda eğitim hayatına devam etti. Konservatuvar eğitimi için ablasıyla birlikte Almanya’ya giderek piyano dersleri almaya başladı ve edebiyat fakültesine yazılarak felsefe derslerine yöneldi. Konservatuvar eğitimini bırakıp Almanya’daki çeşitli dergi ve gazetelerde yazmasıyla gazetecilik hayatı başladı. 1932’de Türkiye’ye döndükten sonra da Son Posta, Vatan, Cumhuriyet, Gece Postası, Yeni Ay, Tan gibi gazetelerde röpotajları, hikâyeleri, romanları yayımlanarak yazı hayatına devam etti. Reşat Fuat Baraner ile birlikte Türkiye’de toplumsal gerçekçi akımın ilk yayın organlarından sayılan Yeni Edebiyat Dergisi’ni yayımladı. Bu dergide kısa öyküler, fıkra ve eleştiriler yazdı. 1944 tutuklamaları sırasında eşi Reşat Fuat Baraner’i sakladığı ve yasadışı Türkiye Komünist Partisi’ne katıldığı gerekçesiyle yargılanarak bir yıl hapse mahkûm oldu. Ardından Paris’e giderek 1953-1961 yılları arasında Fransa’da kaldı. 1961’de Türkiye’ye döndükten sonra romanlarının yazımı ve yayınıyla uğraştı. Birçok ilke de imzasını atan Suat Derviş, yazı hayatına adım attığı Alemdar gazetesindeki “Hezeyan” şiiri başta olmak üzere, gerek farklı mahlaslarla gerek kendi ismiyle yazılmış birçok eseri geride bırakarak 1972’de Kasımpaşa Askeri Deniz Hastanesi’nde hayata gözlerini yumdu.

http://www.ithaki.com.tr/yazar/suat-d...

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
41 (21%)
4 stars
70 (37%)
3 stars
57 (30%)
2 stars
20 (10%)
1 star
1 (<1%)
Displaying 1 - 24 of 24 reviews
Profile Image for Murat Dural.
Author 19 books628 followers
October 14, 2021
İlk Suat Derviş kitabım. Merak ettiğim düşündüğümden daha da güçlü, 1900'lerin başından 1973'e kadar süren inanılmaz bir Türkiye profili ve O. Yazar dostların özellikle ülkemizdeki Gotik tecrübeler üzerine verdikleri örneklere kaynaklık eden bir eserdi. Evet fazlası ile romantize ama müthiş bir Anadolu, İstanbul gotik diyebilirim. Aşık olmamak elde değil; Tezer Özlü, Tomris Uyar ve şimdi de Suat Derviş. Kitabın ebadına aldanmayın, uçarcasına okunabiliyor. Zamanın ruhuna uygun tekrarlar, aynı duygu-durum'u açıklayıcı döngüler var ama zamana, mekana göre gerçekten kafa açıcı.
Profile Image for Sinem.
345 reviews203 followers
September 20, 2019
Sadece metin olarak bakarsanız aslında yazarın toy ve acemi olduğunu hemen anlıyorsunuz. 1920lerde 20’li yaşlarının başında Türk bir kadının böyle bir kitabı yazdığını bilerek okuyunca metnin tüm eksikleri tolere edilir hale geliyor bir anda. Türkiye’de o dönem gotik edebiyat anlamında çok sınırlı eserler varken genç bir kadının böyle karanlık, kısmen huzursuz edici hikayeler düşünüp bunları novella olarak yazabilmesi çok takdir edilesi.
Suat hanım ikinci kitabımda da üzmedi, sırada önce kendine tapan kadın sonrasında basılmış olan tüm kitapları var.
Profile Image for Yazkizim.
88 reviews
January 11, 2023
Suat Hanımcığım ne yaptınız… O dönemde gencecikken böyle gotik hikayeler yazmak … Suat Derviş’in bu kitabını hep çok merak etmiştim, okumak da bu senenin challenge’ına kısmetmiş. Bu kitap Suat Derviş’in “Ne Bir Ses… Ne Bir Nefes”, “Kara Kitap”, “Buhran Gecesi” ve “Fatma’nın Günahı” isimli dört eserinden oluşuyor. Zaman zaman fazla tekrara düştüğünü düşündüğüm yerler oldu ama bunların Suat Derviş’in külliyatındaki ilk eserlerden olduğu düşünülünce normal denebilir. Gotik edebiyat çok tecrübeli olduğum bir alan değil ama Suat Derviş’in daha gencecikken hem karakterlerin psikolojisindeki hem de ortamdaki tekinsizliği yaratma başarısı beni etkiledi. Şimdiye kadar okuduklarım arasında Çılgın Gibi ve Fosforlu Cevriye ile birlikte aklımda yer eden kitaplarından biri oldu.
Profile Image for Elçin Arabacı.
158 reviews197 followers
December 21, 2021
Henüz 18 yaşında yazmış Suat Derviş bu kitabı. Benim okuduğum edisyonda Ne Bir Ses, Ne Bir Nefes'in de dahil olduğu bir kaç gotik novellası Kara Kitap'la birleştirilmişti. Demek ilk romanları gotik roman denemeleri. Oradan Behrice'nin Talipleri'yle kara mizah öykülere geçmiş. Acaba İstanbul'un işgal yılları sıkıntılarının etkisi var mı bu tarz denemelerinde? Kara mizah eksik değil Suat Derviş'in daha olgun yıllarındaki eserlerinde de, gotik denemeleri ilk eserlerinde bırakmış anlaşılan.

Henüz kalemi çok tecrübesiz bu novellalarda. Aşk hakkında da öyle. Aşkı henüz ancak fiziksel güzellikle ilişkilendirebiliyor. "Kadınlar güzel oldukları için ve güzel oldukları sürece sevilmeye layıktır, güzelken sevilmiyorlarsa, bu büyük bir haksızlıktır" ile özetlenebilecek ve henüz aşk hakkında öğrenecek yığınla şey olduğunu gösterir fikirleri var. O öğreniye de olgunluğa da çabuk ulaşır neyse ki... Kuşkusuz Suat Derviş tutku dolu aşkı edebiyatımızda en güzel, en vurucu şekilde anlatan kalemlerden biri. Fakat Kara Kitap'ın yazarı, henüz bir çocukmuş :).
Profile Image for Hakan Yaman.
Author 12 books66 followers
September 25, 2015
Son yıllarda unutulan, kaybolan romanlar, öyküler bir bir saklandıkları karanlıklardan çıkarılıyorlar. Suat Derviş'in novellaları ya da uzun öyküleri de bunlardan... İthaki Yayınları, yazarın 1920'li yıllarda yazdığı dört öyküyü "Kara Kitap" adı altında toplamış. Ülkemizdeki az sayıda gotik edebiyat örneklerinden sayılacak bu uzun öykülerin hepsinin ortak özelliği kahramanlarının kadın oluşu... "Kara Kitap"ta Şadan, "Buhran Gecesi"nde Zeliha, "Fatma'nın Günahı"nda Fatma, "Ne Bir Ses... Ne Bir Nefes"te Zehra'nın karanlık, tekinsiz öykülerini okuyoruz.
Tüm öykülerin merkezinde ölüm var. İçinde hayaletlerin, hortlakların, ölülerin gezindiği karanlık, kasvetli, tekinsiz köşkler bahçeler... Kimisinde mevsim sonbahar, bazen kış veya yaz... Kara, kapkara bir kitap... Kitabı okurken öyküler kadar, Suat Derviş gibi 1920'li yıllarda yaşamış, eğitimli bir kadını böyle gotik öyküler yazmaya iten nedenlerin neler olabileceği sorusu kafamı kurcalayıp durdu.
Profile Image for Büşra  .
263 reviews89 followers
July 17, 2023
SUAT DERVİŞ SENİ ÇOK SEVİYORUM. İyi ki geçtin bu dünyadan. İyi ki yazdın.

"Her saadet tehlikelidir."
Profile Image for Şenol.
135 reviews2 followers
December 3, 2025
Beklenmedik bir tat alamadım.
Dili çok yavan ve kopuk. ilk hikayesi dışında diğer hikayelerinde farklı bir konu yoktu. Belki de ilk hikaye kitabı olduğu için böyledir.
Ama bu kitap üzerinden değerlendirmem gerekirse bu yıl okuduğum kitaplar arasında keyif almadığım ilk 3 kitap arasına girebilir.

Bu kitabın bende bıraktığı izlenimi unuttuktan sonra diğer kitabını okuyabilirim.

Okumak isteyen için hikayeler biraz can sıkıcı ve kadın erkek arasında kadını güçsüz gösteren bir yan var.

İyi okumalar.
Profile Image for Selim  Kuru.
65 reviews6 followers
March 25, 2024
A great short story. Harikulade kısa bir hikaye. “Evet, benim şiirlerim, senin gibi mahdut fikirli küçük bir kız için biraz fazla geniş ve yakıcıdır; çünkü, onlar cehennemden çıkma ifritlere, zebânilere benzerler. Okuyanın beynini kavurur; itikadini sarsar; imanını hasta eder. Onlar hılkate, beşeriyete, tabiata karşı haykırışan mevzun ve mukaffa lugatlerden başka bir şey değildir!..”
Profile Image for İlkay Demir.
21 reviews2 followers
January 3, 2024
Okumaya ilk kitaptan başlamak istedim. Sırayla okurken yazarın da değişimi ve gelişimine şahit olmak heyecan verici ,Ben keyifle okudum. Kitapları sırayla şöyle imiş.

Roman

Kara Kitap (1921)
Ne Bir Ses Ne Bir Nefes (1923)
Hiçbiri (1923)
Ahmed Ferdi (1923)
Behire'nin Talibleri (1923)
Fatma'nın Günahı (1924)
Ben mi (1924)
Buhran Gecesi (1924)
Gönül Gibi (1928)
Emine (1931)
Bu Başı Ne Yapalım? (1934)
Hiç (1939)
Çılgın Gibi (1934)
Yalının Gölgesi (1958)
Fosforlu Cevriye (1968)
Ankara Mahpusu (1968, ilk olarak 1957'de Paris'te Fransızca)
İnceleme

Niçin Sovyetler Birliğinin Dostuyum? (1944, İstanbul, Arkadaş Matbaası, 64 sayfa)
Kaynak Vikipedi
Profile Image for Tuğba Sivri.
6 reviews4 followers
November 2, 2015
Kara Kitap, Türk gotik edebiyatının ilk örneklerinden biri olmasına rağmen gereken alakayı görmemiş dört romandan oluşuyor. Suat Derviş, bir çok yerde de belirtildiği üzere "unutturulmuş" bir yazar. Kara Kitap, Ne Bir Ses Ne Bir Nefes, Buhran Gecesi ve Fatma'nın Günahı; birbirinden farklı hiakeyeleri aynı karanlık ve esrarengiz atmosferde canlandıran gotik eserler. Gerek hikayelerin insanüstü öğeler içermesi, gerekse insan psikolojisini mükemmel analiz eden tespitleriyle Peyami Safavari bir edebi duruş sezdim okurken. Kadınlık ve gizem konularıyla ilgilenenlerin okumasını tavsiye ederim.
Profile Image for Renin.
105 reviews62 followers
October 21, 2018
Suat Derviş'in yazar olarak önemini biliyor ve takdir ediyorum. Keza bu kitabın edebiyatımızdaki son derece atipik yerinin de farkındayım. Fakat gerçekten okumakta çok, çok zorlandım.

Diyaloglar eğreti; oluşturulmaya çalışılan atmosfer yapay; anlatımda sürekli tekrarlar var; konular en hafif tabiriyle klişe. Giyilen elbiselerin rengi ve kumaşını okumaktan, karakterlerin narsistik fiziksel öz değerlendirmelerinden ciğerim soldu. Gotik bu değil ama ya..
Profile Image for Burcu Nahmias.
66 reviews
April 23, 2025
Yazarın adını ilk duyduğum anda onu okumaya karar vermiştim.
20. yüzyılın başında bir Türk kadın yazar (aslında "muharrir" demek isterdim) neler yazmış, nasıl yazmış çok merak etmiştim. Diline hayran kaldım. Kaybettiğimiz ne güzel kelimelerimiz varmış diye düşündüm üzüldüm.
Bilinen otuz bir romanı olmasına rağmen, yalnızca ikisinin kitap olarak basıldığını öğrenmek çok üzücü. Behçet Necatigil’e yazdığı mektupta, “Eğer kendim bastırmazsam yaşarken basıldıklarını göremeyeceğim,” demiş. Ne acı…
Nüfustaki adının Hatice Saadet olduğunu öğrenince düşündüm: Acaba, kendisinden bir yüzyıl önce Avrupa’da yaşamış pek çok kadın yazar gibi, o da mı erkek adı gibi algılanabilecek bir isim seçmişti? Ancak bu varsayımı Serdar Soydan gibi yazarı yakından tanıyan bir araştırmacı doğrulamıyor. Ona göre Suat Derviş’in takma ad kullanma sebebi çoğunlukla politik baskı değil; farklı yayınlarda aynı zaman diliminde yazabilmek ve bazen de edebi-popüler ayrımı gözetmekti—tıpkı Peyami Safa’nın “Server Bedi” kimliğiyle yazdığı gibi.
Bu okuduğum ilk romanı, yazarı tanımak için elbette yeterli değil. Zaten kendisi de daha sonraki yıllarda bu ilk romanı hakkında küçümseyici cümleler kurmuş.
Romanın aşk teması ne benim ruhuma ne de zamanın ruhuna hitap etti. Ama öyle şahane bir dili var ki, bu dil olmasa içeriği okumaya devam etmezdim.
Anlatımındaki derinlik hayranlık uyandırıcıydı. Bu yüzden sonraki yıllarda neler yazdığını şiddetle merak ediyorum.
Bir de, anladığım kadarıyla yaşamını kazanmak için yazmış.
Bu da onu, para kazanma imkânı olan temaları işlemeye yönlendirmiştir belki.
Ama bana kalırsa, iyi bir yazar para için de yazsa iyi yazardır.
Bkz. Dostoyevski.
Profile Image for Eda.
10 reviews
December 22, 2024
Suat Derviş’ in karakterlerinin psikolojik tahlilini yaparken, özellikle çocukluklarında yaşadıkları duyguların ileriki hayatlarını nasıl etkilediğini görüyoruz. Kadın karakterler kendilerinden yaşça büyük erkeklere deli gibi aşık oluyor diyelim ki, çocukluğunu veriyor yazar öğreniyoruz ki hiç babasını tanımamış ya da babası tarafından sevilmemiş. Ya da kimseye karşı sevgi hissetmeyen bir narsist olmuş karakter, bize onun çocukluğundan bir parça veriyor Suat Derviş. Ben psikanalize meraklı ve Freud’ dan etkilenmiş olabilir mi diye düşünürken, bir makalede incelemesini görmem üzerine bu kitabı okudum hemen.
Kitabın ilk hikayesi “Ne Bir Ses… Ne Bir Nefes…” Freud’ un Oedipus kompleksi teorisini değişik bir açıdan ve dahiyane bir kurguyla ele alıyor. Diğer hikayeler de oldukça deneysel ve karanlık, ancak bu hikayenin gücü çok başka.
Profile Image for Morjonolostozom.
9 reviews
September 17, 2024
Wow, bir anlamda harikaydı, bir anlamda hayal kırıklığıydı. Çok ilginç bir deneyim oldu Suat Derviş okumak. 16-18 yaşında yazdığını düşününce daha da ilgilinçleşiyor her şey.
Kullanılan vurgulamalarla zıtlıklar üzerine ilerlemiş olduğunu görüyorum her bölümün. Klişe örnekler de görsek, kesinlikle kötü diyemeyeceğim bir kitap. Özellikle Fatma'nın Günahı bölümünün ben de queerbait etkisi yarattığını söylemem gerek. Fatma-Zeynep kısımlarında gay panic yaşadım, doğru. Sıralamamsa;

Fatma'nın Günahı
Ne Bir Ses Ne Bir Nefes
Kara Kitap
Buhran Gecesi

Queerbait olayı son bölümü listenin en üstüne taşıdı. Bu da bir gerçek.
Profile Image for Pınar Kaya.
186 reviews4 followers
May 16, 2023
Dağınık ve uzatılmış bir anlatımı olduğunu düşünüyorum. Yazar sanki zaten gayet güzel anlatabildiği şeyleri "Durun, bir de böyle güzel anlatayım." demek istemiş gibi çokça tekrara düşüyor. Dili ve kurduğu atmosfer güzel, aslında hikayelerin konuları da fena değil diyebilirim ama bir şeyler oturmamış henüz. Özellikle merak etmeyen birine Suat Derviş'in bu kitabını tavsiye etmem ama okumaya karar veren kişilere de bir şeyler vadettiğini söyleyebilirim.
Profile Image for nermin.
61 reviews1 follower
January 16, 2025
Suat Derviş'in yazınıyla nihayet tanıştım. Bu bir başlangıç tabii ki. Çok genç yazda yazdıkları. Dönemini düşününce oldukça iddialı diyebilirim. Sonraki yazacaklarının ip uçları bu uzun hikayeler. Suat Derviş okumaya devam. Bu edebiyatımızın çalışkan, üretken, emekçi kalemini yakından tanımak farz oldu.
Profile Image for Veli Çetin.
246 reviews4 followers
October 29, 2024
1905 yılında doğan bir yazarın 1921 de yayınlanan kitabından söz edeceksek muhteşem demek gerek. 16 yaşında çocuk sayılacak yaşta, bu tarzda bir kitap yazmak herkesin yapabileceği bir şey değil. Ustelik bunları söylerken, o yıllardaki kadın olmanın getirdiği zorluğu hesaba katmıyorum.
18 reviews
May 7, 2020
Ankara Mahpusu kitabını çok sevmiştim. Bu kitabı başta mübalağalı buldum ama duyguları inanılmaz yaşatıyor ve sert bir metin aslında. Beni çok etkiledi.
Profile Image for Beyza Özdemir.
23 reviews5 followers
October 20, 2022
Ne Bir Ses Ne Bir Nefes: 4.5/5
Kara Kitap: 5/5
Buhran Gecesi: 3.5/5
Fatma’nın Günahı: 3/5
Profile Image for Ömer Oral.
109 reviews3 followers
August 12, 2025
Buhran Gecesi ve Fatma'nın Günahı adlı son iki "uzun öykü", neredeyse okunamayacak kadar kötü.

İlk iki "uzun öykü" ise şaşırtıcı derecede güzel.
Profile Image for Beril.
387 reviews
June 28, 2014
Suat Derviş geç keşfettiğim ilginç bir kadın yazar. Kitap 4 ayrı hikayenin toplamı. Her hikayenin ana kahramanı başına türlü felaketler gelmiş kadınlar. En çok sevdiğim ilk hikaye olan baba ve oğulun arasında kalan Zeliha'nın anlatıldığı "ne bir ses ne bir nefes" oldu. Gotik tarzda bu kitap okunması gereken bir eser ancak hikayeler kopuk kopuk ve okuma güçlüğü yaşanıyor.
Displaying 1 - 24 of 24 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.