Jump to ratings and reviews

Emotions in the Ottoman Empire: Politics, Society, and Family in the Early Modern Era

Exploring the political, social and familial ties in early modern Ottoman society, this book is a timely contribution to both the history of emotions and the study of the Ottoman Empire. Spanning love and compassion in political discourse, gratitude in communal relations to affection in the home, Emotions in the Ottoman Empire considers the role of emotions in both micro and macro settings.

Drawing on Ottoman primary sources such as advice manuals, judicial court records and imperial decrees, this book claims that the contested concept of 'protection', related to how and who to protect, was culturally specific and historically contingent and stands at the center of all debates about how the Ottoman empire and society itself employed the politics of difference. It explores what it felt like to protect and be protected in the early modern era and how Ottoman subjects conceptualized the unequal power relations. The central argument of the book is that it was emotions in the early modern era which provided the meaning of the concept of “protection”. It also traces change in meaning of protection in the nineteenth century and explores how emotions transformed or got lost in social, political and familial relations during the period of modernization.

Highlighting a culture that has so far been neglected in the history of emotions, this book looks to globalise the field and think more deeply about Ottoman society in the early modern period.

182 pages, Hardcover

Published January 12, 2023

Loading...
Loading...

About the author

Nil Tekgül

2 books

Ratings & Reviews

What do you think?

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
1 (16%)
4 stars
3 (50%)
3 stars
2 (33%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 3 of 3 reviews
Profile Image for Korcan Derinsu.
701 reviews553 followers
June 15, 2026
Çok ilginç bulduğum bir çalışma. Osmanlı tarihine savaşlar, kurumlar ya da büyük olaylar üzerinden değil, duygular üzerinden bakması başlı başına çok güçlü bir fikir zaten. Ama en çok hoşuma giden şey, devlet-toplum ilişkisini “koruma”, birey-toplum ilişkisini de “ar” kavramı üzerinden okuması oldu. Padişahın ya da devletin yalnızca otorite değil, aynı zamanda koruyucu bir figür olarak düşünülmesi; insanların da bu ilişkiyi duygusal bir çerçevede deneyimlemesi çok ufuk açıcı. Aynı şekilde bireyin davranırken toplum nezdinde utanıp utanmayacağını çıkış noktası olarak olması da. Kitap sürekli şunu düşündürüyor: toplumsal düzen sadece yasalarla değil, insanların nasıl hissetmesi gerektiğine dair ortak kabullerle de kuruluyor. Akademik dili yer yer yoğun olsa da bakış açısı gerçekten çok başarılı.
Profile Image for Hazelpeanutz.
30 reviews3 followers
Read
January 21, 2026
This book covers a wide range of emotional expressions and practices, showing how feelings like love, grief, anger and honor were understood and communicated in different Ottoman contexts.
What I especially appreciated was how emotions are connected to the structure of the Ottoman family. The book shows that emotions were not just private feelings but deeply tied to family roles, hierarchy and social expectations. Emotional bonds within the family played an important role in shaping everyday life, responsibilities and relationships, making the Ottoman household a key space where emotions were learned and expressed.
Profile Image for Yeşim Başaran.
22 reviews7 followers
September 6, 2026
Duyguların, Kınalızade’nin Ahlâk-ı Alâ’î eseri ve kadılık kayıtları üzerinden incelenmesini okumak zihin açıcı ve çok ilginçti. Osmanlı duygu felsefesinin günümüzden farkı da öyle... Yazarın kitabın bitiriş kısmında dediği gibi, bunları okumanın içinde bulunduğumuz zamanı anlamak ve gelecek projeksiyonu yapmak açısından ne kadar önemli olduğunu okurken hissettim. Bir hocasının dersinin onda bıraktığı "Bir an önce kütüphaneye gidip araştırma yapmalıyım" duygusunu, bu kitap tarih alanında bana da verdi :)

Ama ikna olamadığım şeyler var. Yaşananları anlayabileceğimiz kaynakların azlığına metodolojik çözümler bulma kısmını, yani o metinlerin nasıl analiz edileceğini belirleme sürecini anlıyorum. Ama metne verilen önemi ölçmenin bir yolu var mı acaba? Mesela Kınalızade’nin kitabı o zamanlar çok yaygın okunuyormuş ve devletin tebaayla ilişkilerinin, hatta aile içi ilişkilerin ideal hâlini anlatıyormuş. Ben çocukken hangi eve gitsem karşılaştığım ilmihaller geldi aklıma. O ilmihallerdeki kadın-erkek ilişkileri de Kınalızade’nin kitabındakilere çok benziyor: Kadının erkek tarafından muhabbetle korunması, kadının sorumlulukları vs. Kitaplarda bunlar yazıyordu ama çevremde hiç de böyle ideal karı-koca ilişkileri görmüyordum. Kadınlar açısından evet, sorumluluklarını yerine getiriyorlardı; peki ya erkekler, hani nerde o muhabbet? Osmanlı İmparatorluğu’nda Duygular kitabı da bu açıdan acaba olanı değil de sadece ideali ele almış olabilir mi?

Benzer şekilde, davranışlarını beğenmedikleri insanları mahalleden kovmak için kadılığa başvuran tebaa örnekleri var. Kitapta, meselelerin önce tebaa içinde çözülmeye çalışıldığı, en son kadılığa başvurulduğu yazıyor. Ama neden bu insanların dışlanmalarının doğru olduğunu verili alıyoruz ki? Kitapta bu durum verili alınmış gibi geldi bana. Yani dışlananların değil de dışlayanların ne hissettiği analiz edilmiş. Bu kısımları okurken içim içimi yedi. Özellikle mahalleden dışlanan kadınlar açısından; nereye gitti bu insanlar, bundan sonra neler yaşadılar? Yani sanki bu kitapta makbul olanın duygularının tarihi anlatılıyor. Mesela Kınalızade’nin kitabında da bir evin beş temel ögesi şöyle sıralanmış: Baba, anne, çocuklar, hizmetliler ve onların geçimi. Yani bu kitap, hizmetlisi olabilecek kadar varlıklı insanların ideal ilişkilerini ve ahlaki zorunluluklarını mı anlatıyor? Peki ya yoksullar?

Yaşı gelince, ailesinin zamanında nişanlandırdığı kişiyi istemeyen kadınların kadılığa başvurması ve kendi istedikleri kişiyle evlenmelerinin önünün açılması da anlatılıyor. Bunu deneyimlemiş insanların olduğunu bilmek sevindirici olsa da, toplumun geneline oranla kaç kişilerdi acaba?

Böyle ekstra merak ettiğim şeyler olsa da kitap bence çok güzeldi. Okumuş olmaktan son derece memnunum, bana bayağı yeni bir dünya açtı. Umarım o dünyadan içeri bakmaya devam ederim.
Displaying 1 - 3 of 3 reviews