Nehir Efser, muskalanmış kurbanlar, zehir ve büyü emarelerini seçmeye başladıkça nasıl bir labirentte yürüdüğünü fark ediyordu. Çok geçti artık. Korkusu yoktu. Pişmanlıkları da!
Arim Alator'un Nehir Efser için, hem cellat hem de koruyucu olması, kadınla arasında korkunç ve ayrıcalıklı bir ilişki yaratıyordu. Bu, onun daha önce denemediği bir şeydi! Muhtemelen de ölümcüldü.
Arim Alator elini cesedin alnına koydu. Fısıldadı: “Nefesimizin ve karanlığımızın sahibi, bizi şerle sınadın, karanlıkla da sına!” Nehir Efser şiddetle ürperdi. Morgun havasında bir değişiklik vardı. “Bizi ölülerle sınadın! Cesetlerle de sına!” Bulundukları o buz gibi salon bir an yalpaladı. Nehir Efser bir an zannetti ki, bütün çekmeceler açılacak. İçinde yatan onlarca ceset kalkıp ölü gözlerini onlara dikecek!
Deniz Erbulak, 1971’de Manisa’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini bu kentte tamamladı. Akdeniz Üniversitesi’nden 1992 yılında jeoloji mühendisi olarak mezun olduktan sonra, KKTC’de ve Manisa’da jeoloji mühendisi olarak çalıştı. İlk ve orta öğrenimi boyunca çeşitli hikâyeler ve roman taslakları yazdı. Mühendis olarak çalıştığı dönemde de yazmaya ve roman denemelerine devam etti. Yazma tutkusu yakasını bırakmadı ve 2003 yılında çocuk okurlar için yazıp resimlediği hikâye kitapları, K Yayınları tarafından yayımlandı. 2007 yılında ilk gençlik romanı 14 Yaşında Bir Genç Kızım Ben Doğan Egmont’tan basıldı. Bu romanın devamı ve ardından gelen diğer seriler genç okurlardan çok yoğun ilgi gördü. Yetişkin okurlara yönelik fantastik ve bilimkurgu türünde yapıtları olan Erbulak’ın Yansıma seri adıyla Lande (2015) ve Luda Kuka (2016) romanları DEX’ten; Kıyametle Savaşanlar (2011) ve Aşkın Ötesinde (2011) romanları ile Türk edebiyatının ilk gotik örneklerinden Adak (2014) romanı İthaki’den çıktı. Deniz Erbulak, eşi ve iki oğluyla Manisa’da yaşıyor ve yazı hayatını sürdürüyor.
Bazı karakterlerin hikâyesi açık uçlu bırakılsa da genel anlamda sorularıma cevap bulduğum, güzel bir final kitabıydı. Eski soyun usulüne uymadan adak adayan, musallatları çağıran kişinin kim olduğunu aradığımız için üç kitapta da resmen polisiye heyecanı yaşadım. Hem gotik hem polisiye bir arada -hatta iç içeydi- ve ben bu sentez türü çok sevdim. Tanıtımı mı az yapıldı bilmiyorum ama bu serinin pek popüler olmadığının farkındayım. Buna rağmen bir şans vermenizi öneririm. Kitap çok sürükleyici. Tavsiye ederim. =)
her anlamda özgün ve yerli bi fantastik eser bulmak zordur. bu seri iki unsuruda layıkıyla taşıyor bünyesinde. kurgu anlamında bence kusursuz değil lakin ciddi bir emekle hazırlanmış, kaliteli bir sonuca erdirilmiş.