Marksizm ve Siyaset, genel anlamıyla siyasetin Marksizm için taşıdığı belirleyici önemi konu edinirken, Marx’ın düşüncelerini donuklaştırıp hareketsiz kılanlara, Marksizmi siyasetsizleştiren ve eylemsizleştirenlere karşı, onun siyasal mücadeleyle olan kopmaz bağının altını çizmeyi amaçlıyor. Marksizmi öncelikle bir eylem felsefesi olarak görmemiz, onun güncelle ilişkisini bu toprakların özgüllüğünde yeniden kurmamız gerektiğini savunuyor.
Can Soyer, bu çalışmasında Marksizm'in kuramsal çerçevesini başarılı bir şekilde oluşturarak işe başlıyor. Siyasetin oynadığı başat rolü, sınıf mücadelesi penceresinden bakmadan dünyayı yorumlamanın mümkün olamayacağını ve Marksizm'in temel yöntemi olan diyalektiği okuyucuya teorik ama akıcı bir dille aktarmayı başarıyor. "Radikal pasifizm" ve "duyarlılık aktivizmi" kavramsallaştırmalarıyla sosyalist hareketin bugünkü açmazlarına ışık tutuyor. "Türkiye İçin Notlar" başlıklı son bölümde ise Gezi Direnişi'yle birlikte Türkiyeli sosyalistler için yeniden kuruluş döneminin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dair önemli ipuçları sunuyor..