Mimarlar Dik Durur! İlginç Öyküler kitabında Doğan Hasol, öğrenciliğinden bugüne bizzat tanığı olduğu ya da dinlediği ilginç olayları belleğinin süzgecinden geçirip duru ve akıcı bir dille anlatıyor. Doğan Hasol Mimarlar Dik Durur! İlginç Öyküler adlı kitabında okuru, mimarlık dünyasının bilinmeyen kıvrımlarında kâh keyifli, kâh düşündürücü bir yolculuğa çıkarıyor. Hasol kitapta öğrenciliğinden bugüne kadar bizzat içinde yaşayarak tanığı olduğu ya da dinlediği ilginç olayları belleğinin süzgecinden geçirip duru ve akıcı bir dille aktarıyor. Kitabın 19 yeni sıradışı öykü ile zenginleştirilen bu dördüncü baskısında da tümüyle gerçek olay ve kişiler yer alıyor. Herhangi bir yakıştırmanın ya da kurgunun söz konusu olmadığı kitap, mimarlık dünyamızın belli bir dönemine farklı bir bakışla ışık tutuyor. Kitapta Sedad Hakkı Eldem’den Vedat Dalokay’a, Bruno Taut’tan Mario Botta’ya, Turgut Cansever’den Aydın Boysan’a, Erol Akyavaş’tan Bedri Rahmi Eyüboğlu’na, Celal Bayar’dan Adnan Menderes’e çok sayıda mimar, sanatçı ve siyasetçi bugüne kadar bilinmeyen sıra dışı öyküleriyle okurların karşısına çıkıyor. Doğal Hasol, mimarların iş dünyası kadar, iç dünyasına da eğilmeye çalıştığı bu kitabında tuhaflıkları, hüzünleri, küskünlükleri, neşeleri, eğlenceli kişilikleri ve başlarına gelen ilginç olaylarla mimarların insancıl yanlarını öne çıkarıyor. Mimar-Karikatürist Güngör Kabakçıoğlu’nun mimar portreleri ve karikatürleriyle görsel açıdan zenginleştirilen Mimarlar Dik Durur! İlginç Öyküler, yalnızca mimarların değil mimarlığa yakınlık duyan ya da belli bir döneme mimarların penceresinden göz atmak isteyen herkesin ilgisini çekecek.
Türkiye'de mimarların sancılı süreçlerini, Türkiye'de mimarlığın zorluklarını; acı, tatlı hatıralarla, nüktelerle anlatan çok keyifli bir kitap. Tüm mimarlara şiddetle tavsiye olunur.
Doğan Hasol, 1937 doğumlu ve 1961 İTÜ mimarlık mezunu, 60 yıllık meslek hayatından, tecrübesinden edineceğimiz çok şey var, bu kitap da buna ufak bir vesile adeta... O günlerden bugünlere İstanbul'un, Türkiye'nin kentleşme sürecine bizzat, İstanbul'da bir mimar olarak tanık olmuş birisi. Onun ağzından politikacıların şehirlerimize nasıl kıydıklarını, sonra da tabiri caizse suçu nasıl mimarlara attıklarını çok iyi hissedebiliyorsunuz. Ve tabii ki daha bir sürü acı, tatlı, komik hikaye...