Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 176 p. Cover Ebrahel Lurci Düzelti - Redaksiyon : Burak Albayrak Prepared by Devrim Horlu Kalabalik. Birbirine benzemeyen milyonlarca yüz, öfke ve hayal kalabaligi. Yüzlerin degistigi, öfkelerin bilendigi, hayallerin un ufak edildigi çürük dislere benzeyen evlerin kalabaligi. Yüzyillardir duygulari kamçilayan enstrüman sesleri gibi birbirine karissa da kimsenin beraber duymaya heves etmedigi kadim dillerin kalabaligi. Yokuslarin, merdivenlerin, pazarlarin, vitrinlerin, yamalarin ve marka etiketlerinin kalabaligi. Byzantion, Nova Roma, Stanpoli, Dersaadet, Asitane, Kostantinopolis, Istanbul. Tarih boyunca aldigi isimlerle dahi kalabalik olan bu kenti, onun karmasasini, birbirini ne görmeye ne de anlamaya çalisan insanini, bizi de yanina alarak anlatiyor Jale Sancak Tanri Kent'te. "Adimlarim iyice agirlasti, hatirlamaktan nasil yoruldum bilsen. Çoktan teslim olmus, kömür kokan, sessiz, nesesiz sokaklar dagliyor beni. O Hasköy, diyor kiyiya yüz süren dalgalar, susmustur. Siirinden Engin'in, hüzün kalmistir geriye, bir de inmeli ruhunu sürükleyen kocamis meyhaneci. Beyaz çiçekli bahçeleriyle gecekondular, betonun iktidarina boyun egmistir. Bildiri dagitan, afise çikan çocuklar… Onlar da."
İstanbul’da 3 Aralık 1958’de doğan Jale Sancak, Bebek İlkokulu’nu, Behçet Kemal Çağlar Lisesi’ni bitirdi. Resimle de uğraşan Jale Sancak, 1985’te TRT İstanbul Radyosu’nda seslendirilen "Yitik Sesler" adlı oyunuyla yazarlık yaşamına adım attı.
Öyküleri "Argos", "Adam Öykü" ve "Varlık"ta yayımlandı. 1998’de TRT’ye "Ateşi Çalmak" adlı TV programını hazırladı. "Mırıl Mırıl Münevver" adlı öyküsü TRT’ye TV filmi yapıldı. TRT radyolarında 20 kadar oyunu yayımlandı. "Bu Gece Pera’da" adlı öyküsü Fince’ye çevrildi.
Her biri, bir semti anlatan, İstanbul öyküleri. Yazar semte gidip röportajlar yaparak içerden bir gözle yazmış öyküleri. İstanbulseverler için eğlenceli tanıdık bildik sokaklarda gezmek. Adı ise kitabın Tanrı Kent, çünkü bu kent senin her nerede isen kim olduğuna karar veriyor, seni sen yapan şey oluyor.
Bir Ankaralı olarak İstanbul bul’u pek severim. Pandemi yüzünden uzun bir süredir gidemediğim bu masal şehri, geçenlerde hiç yerimden kıpırdamadan karış karış gezdim, semt semt dolaştım.
Jale Sancak’ın Tanrı Kent adlı öykü kitabını okurken oldu bütün bunlar. Onsekiz hikayeden oluşan Tanrı Kent beni Galata’dan aldı, Kadırga’da bıraktı. Yazarın aynı zamanda bir şair olması, kimi yerde damağımda şiir tadı bırakan üslubu bu kitabı bana daha bir sevdirdi. Tanrı Kent yorumumun devamı için okurryzrgzr bookstagram sayfama beklerim. 🌺
Sanki kitap okumuyorum da İstanbul'u geziyorum. Öykü değil de İstanbul anlatısı gibi. İstanbul'u semt semt gezerken de, bazı kişilerin kısa durum hikâyeleri eşlik ediyor. Ayrıntılar oldukça özenli verilmiş. Canım tekrar İstanbul okumak çekince okumaya devam edeceğim bir kitap.