Rus general Nikolay Georgiyeviç Korsun tarafından Kızıl Ordu komutanları için özel olarak hazırlanan kitap…
“Özellikle Büyük Taarruz’a ayrılan bölüm Türk Ordusu’nun yok oluştan zafere giden yolu nasıl kat ettiğini, İstanbul kapılarına dayandığında İngilizlere geri adım attıracak caydırıcılığa nasıl ulaştığını ayrıntılarıyla anlatması açısından çok önemli.” Dr. Selim Erdoğan Sakarya: Türk Bitti Demeden Bitmez kitabın yazarı.
İlk kez 1940 yılında SSCB’de basılan, İstiklâl Harbi’nden yüz yıl sonra yeniden tozlu raflardan indirilen elinizdeki eser, bir yönüyle belgesel diğer yönüyle ders kitabı olma özelliğine sahip. Hem Çarlık Ordusu’nda hem de Kızıl Ordu’da birçok kritik görevde bulunmuş bir generalin gözünden İstiklâl Harbi’nin teferruatlı bir şekilde tahlil edilmesi ve adeta bir ders olarak Kızıl Ordu’ya sunulması, İstiklâl Harbi’nin dünya askeri tarihi açısından taşıdığı ehemmiyeti birkez daha ortaya koyuyor.N. G. Korsun bu eserde İstiklâl Harbi’nin yalnızca tarihsel seyrini anlatmamış, aynı zamanda tarafların savaştaki harekâtlarının ne gibi sonuçlar doğurduğunu da okuyuculara göstererek savaşın öğretici dersler barındırdığını da vurgulamıştır. Türklerin savaştan zaferle ayrılmasında iyi düşünülmüş bir hazırlığın, titizlikle elde edilmiş istihbarat bilgilerinin, askerî harekâtın dikkatli bir şekilde incelenmesinin ve operasyon istikametlerinin doğru değerlendirilmesinin çok önemli bir yere sahip olduğunun altını çizmiştir.“Türk-Yunan Savaşı 1919-1922”, İstiklâl Harbi’nde Türklerin verdiği mücadeleye Rus bir generalin nasıl baktığını gösteren, soluk soluğa okunacak bir tarihi kaynak…
Korsun'un kitabı aslında Büyük Taarruz'un kısa bir operasyonel tarihi. Bazı maddi hatalar var, genel anlatıda bazı sorunlar da var ama bu sonuçta bilimsel bir çalışma değil zaten. Bir Sovyet generali gözünden Büyük Taarruz'u izlemek belirli bağlamlarda verimli bir okuma deneyimi olabilir.
Bir Rus Generali gözünden İstiklal Harbimize bakmak isterseniz okuyabilirsiniz. Ancak bildiklerimizden başka farklı diyebileceğimiz bir şeyden pek bahsetmiyor. Beklentiyi yüksek tutmayın derim.
Kitapta genel olarak sayılar ve taburlar içinde kayboluyorsunuz. Benim gibi askeri harekat lügatına çok hakim değilseniz anlaması zor bir kitap. Son 30 sayfası özet niteliğinde ve güzel olmuş.
Genel hatlarıyla çok temel, döneme ilgisi olanların ezbere bildiği bilgileri barındırsa da satır aralarında kayda değer detaylar mevcut (30 Ağustos çevirmesi sonrası 9 Eylül'e kadar geçen süreçteki daha mikro olaylar vb), ayrıca belli noktalarda Sovyet esintileri hissedilse de genel anlamıyla tarafsız olarak kaleme alınmış bir rapor, okunmasında fayda var.