Bu kitap; modernleşmenin öyküsünün, Türkiye’de kimin kiminle akraba olduğunun, "seçkin" ve "başarılı" kılınanların tek bir ailenin mensupları olduğunun, Türkiye’deki gizli soylu sınıfın, saklanan kast sisteminin ve onun, örtülü ilişkiler ağının komplo teorilerinin dışında, sosyal ve doğa bilimlerine kazandırılan kavramlarla anlatımıdır.
Zincirde bir simge isim ve bağları Germirli hepsi bir yerli Koç’un örümcek ağları Picasso atlı köşke gelmezdi Çetin Altan 47 yaşında Kravatının rengi yanlış gazeteci Bir Nirengi: Keçecizade Kaplumbağa terbiyecileri
Okumasi kimi zaman zor olan bir kitap olsa da (kimi zaman bir sayfada 20 kusur ad gecmekte), Turkiye'deki "kast sistemindeki" iliskiler agini ortaya koymasi acisindan gerekli oldugu icin tabii ki anlasilabilir. Aslinda kitap daha cok bir "referans" kitap, ve kesinlikle cok detayli ve titiz bir arastirmanin urunu oldugu icin bence 5 yildizi hakediyor. Ayrica yazar bazi kisimlarda bu "nufus kutugu"nun disina da cikip okuyucuya ilginc perspektifler sunuyor, misal klasik felsefenin bilimsel felsefeye nasil yansidigi. Okumasi zahmet gerektirse de fikrimce buna kesinlikle deger.
Türkiyedeki "anıt sahibi" iktidar mensuplarının bağlarını yani oligarşiyi gün yüzüne çıkarmak istediğini yazmış yazar önsözde. Ve hemen sonrasında örtülü kast sistemi diye girmiş konuya. Anı kitapları, gazete yazıları, ölüm ilanları gibi kaynaklarla desteklenen iddialar var.
Yazar; masonluğa, sabataycı olarak kategorize edilen kişilere takık birisi. Ebced hesabıyla yaptığı açıklamalar inandırıcılıktan uzak. Kendisi oldukça taraflı fakat bu hususu gizlemiyor. Niyetinin ne olduğunu açıkça yazmış. Anlatım dilindeki öfke, kimi yerlerde küçük görme bariz. Bu bakımdan da yazılanlara mesafeli yaklaşmakta fayda var.
Anlatım oldukça dağınık, daldan dala atlanıyor. Tanzimat döneminden başlayarak Türk edebiyatı tarihine, eserlerine, az da olsa siyasi tarihe ya da basın tarihine hakim değilseniz oldukça sıkıcı olabilecek bir metin var elinizde. Bunları bilseniz de kitabı okumak sabır istiyor. Çoğu yerde ard arda isimler sıralanarak aile soy kütüğü çıkarılmış. Koçzadeler, Uşakizadeler, Evliyazadeler gibi pek çok aile isim isim arzı endam ediyor.
Ben kitabı sadece edebiyat dedikodusu için okudum. Bu açıdan az da olsa tatmin ediciydi benim için. Bunun dışında anlatılanlar Türkiye'deki kabileciliğin, nepotizmin, tarikatçılığın dökümü olmuş diyebiliriz.
Yüzyıl önce kim popüler ise Türkiye'de bugün de onların torunları akrabaları iddiasında kitap. ölüm ilanlarındaki akrabalık ilişkilerini inceleyerek aslında çok büyük bir ailenin Türkiye yi yönettiğini uzun uzun anlatıyor. Biraz nufüs kütüğü gibi olmuş kitap ama iddiasını kanıtlamak için de yazar bu ilişkileri gözönüne sermek gerektiğini belirtiyor. Belirli aşamadan sonra sıkıcı oluyor. Ama kim gerçekte kimin nesidir, sahip olduğu konuma nasıl gelmiş öğrenmek istiyorsanız ilginç bir kitap.