Değer odaklılık, kendini yöneten çapraz fonksiyonlu takımlar, hizmetkar liderlik, doğru önceliklendirme, daha az bürokrasi, deneme yanılma, hızlı hareket edebilmek, dijitalleşme, takım oyunu...
Çevik (Agile) yöntemler geçmişte teknoloji organizasyonları ile başlayıp, günümüzde organizasyonların "Yeni İş Yapış Şekli" haline gelmeye başladı. Bu yeni iş yapış şekli akıllara sürüyle soru işaretini de getiriyor:
Neden Agile yapıyoruz?
Ne gerek vardı?
Neden değişmemiz gerekiyor?
Nasıl başlayacağız?
Nasıl yaygınlaştıracağız?
Kültür nasıl değişebilir?
Başarabilecek miyiz ve başardığımızı nasıl anlayacağız?
Yöneticilere ne olacak?
İyi pratikler nelerdir?
Agile sadece Bilgi Teknolojileri için mi uygun?
Cevapsız kaldığında bireylerde kaygı, umutsuzluk, kızgınlık gibi duygulara neden olan bu sorulara cevaplar ve naçizane tavsiyeler, başarı ve başarısızlıklardan öğrenilmiş derslerle, sade ve görsellerle desteklenmiş şekilde bu arka kapaktan önceki 200 sayfada.
Ahmet is a consultant and a certified Scrum.org and SAFe trainer helping organizations through their Agile transitions. As one of the co-founder/contributers of the many Agile associations in his local market like Agile Turkey, Agile Middle East, Agile Greece and Agile Africa, he is serving to the non-commercial side as well.
Ahmet helps organizations adapt Scrum, Kanban and other Agile processes in the right way by teaching the fundamentals to all levels in the organizations, coaching management, teams and helping to design the organizational principles-practices-tools for enterprise Agility.
Contributing to over 20 large organizational Agile transformation projects and coaching over 400 teams in small to large scale enterprises, Ahmet’s expertise on management and framework design directed him to create high quality solutions and best practices for scaling Agile within the fundamental principles of Agile processes. He has been coaching and consulting companies with a combination of extensive know-how and experience on both the process and practices side of Agile.
Scrum'la ilgili sınırlı sayıda Türkçe kitabın hemen hepsini okumuş biri olarak en çok keyif aldığım kitap bu oldu. Kendisinden eğitim alma imkanı da bulduğum Ahmet Akdağ çevik yaklaşımı gerçekten çok iyi aktarıyor. Kitap boyunca yalnızca çeviklik pratiği anlatmıyor onun yerine çevik olmayan yaklaşımların problemlerini ve çevik yaklaşımların nasıl fayda sağlayacağını da çok başarılı şekilde anlatıyor. Bu noktada kitabın ilk bölümünün Çevik Olmak mı Yoksa Çevik Yapmak mı? olmasına şaşırmamak gerekir.
Benim için kitabın en zor bölümü belki de en önemli bölüm olan Organizasyonel Agile Dönüşüm Pratikleri bölümüydü. Scrum'a yeni başlayanlar ya da benim gibi hiyerarşik yapılar içerisindeki alt seviye çalışanlar bu bölümde sıkılabilirler ama yine de okumak faydalı.
Kitabın içindeki zengin görseller, etkin renk kullanımı, video linkleri için barkodlar bence oldukça başarılı uygulamalardı ancak üzülerek belirtmem gerekiyor ki yazar dil kullanımı konusunda bana göre sınıfta kalmış. Önsözde konuya bir açıklama getirmiş ama yine de Türkçe diye satılan bir kitapta ingilizce kelimelerin bu kadar cümlelerin içine girmiş olması bence oldukça rahatsız edici. Disfonksiyon, comp shaped profesyonel, her bir item gibi kelime ya da ifadelere takılmadan edemedim ve yazarın bir puanını buradan kırdım.
Sonuç olarak, çevik yaklaşımlarla ilgili bilgi edinmek, kava yormak isteyen herkese tavsiye ederim.