Kar fırtınası İstanbul’u etkisi altına almaya devam ediyordu. Kurtlar keskin pençeleriyle zihinleri kazıyıp durdu, yılanlar kalan zamanı hatırlatırcasına tısladı. Yıkım her yıl Mahinev’in doğum gününden hemen önce başlayıp, sonraki birkaç ay etkilerini devam ettiriyordu. Şehre yılanlar iniyor, saatler duruyor, mantık çerçevesine sığmayan, açıklanması imkânsız olaylar oluyordu. Fakat Mahinev’in yirmi birinci yaş gününde her şey daha da karanlığa sürüklenecekti.
Şehri etkisi altına alan kar fırtınası, kurtların da şehre indiği dedikodusunun güçlenmesiyle Mahinev’in hayal olarak nitelendirdiği görüler tüm bu olay ağıyla bütünleşir. Yoksa tüm bunlar Mahinev’in doğumuyla mı ilgilidir? Mahinev’in sırlarla dolu bir sandığa benzettiği babaannesi, Mahinev’in yirmi birinci doğum gününde ona bir kitap hediye eder. O gece zifiri karanlık, kızıl şafak ile birleşirken Mahinev kitabın kapağını açtığında, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Yaşadığı dünyada izine daha önce hiç rastlanmamış bir şehirde, farklı bir boyutta, tehlikeli bir adamın kollarında, aklını parçalara ayıracak bir olay düğümünün içinde mücadelesi başlayan Mahinev’in çözmesi gereken birçok sır vardır ve ona yavaş yavaş dolanarak tüm benliğini ele geçirip düğüm oluşturan bir aşkın pençesine düşmek üzeredir.
121. Sayfadan merhaba, buradan daha fazla ilerleyemiyorum çünkü dayanamayacağım. Gerçekten bu yorumu yazmayı çok istiyorum çünkü bu bir 'wattpad kitabı yermesi' değil, ben ara sıra wattpad kitabı da okuyan biriyim, bu kitap cidden beni BAYDI. Neden mi? Buyrun sıra sıra sebeplerini açıklayayım: Kitabın başlangıcı çok ilgi çekiciydi ve dedim ki o kitap bu kitap, aldığıma pişman olmayacağım. Aziz, azize, dolunay, yılan, kurt yerleştirmeleri birtakım gizemler vs aşırı çekti beni. Keşke, keşşşke aynen böyle devam etseydi. Kız kitabın içine girdi, esas erkegimizle tanıştı ve her şey mahvoldu. Esas erkeğimizi tanımlayalım: KASLI, hatta esas kızımızın ilk tespitiydi bu, üst dudağı alt dudağından dolgun ve dışarda, kaşının orda bi iz var, gözleri mavi, teni esmer, elleri dövmeli ve boyu çok uzun(aralarında ciddi boy farkı var). Evet, kitabın okuduğum 121 sayfasının 4'te birini oluşturan ayrıntıları az once okudunuz. HER sayfada bunlari tekrar ve tekrar, sonsuz bir döngü içinde okuyoruz. Sanki biz salaķmışız da sürekli hatirlatilmazsa adamı unutacakmışız gibi. Aynı uzunlukla, aynı detaylarla, tekrar tekrar tekrar... Gelelim beni aşırı irite eden kısma. Efken Karaduman bir nefret tanrısı. Sesi demirden ve soğuk, sürekli sinirli, kaşları daima çatık, sesi soğuk ve demir gibi, sesi sert ve demir gibi, sesi sinirli buz gibi, sesi deli dehşet bi şekilde buz gibi... pardon o kadar tekrarlanmış ki bahsetmeden duramıyorum. Bu adam görüp görebileceğiniz en toksik, en itici, en sinir bozucu, hayvan herifin teki. Adamı sevmek için hiçbir sebep bulamıyorsunuz. Daha ilk cümlesinden itibaren kıza sürekli hakaret ediyor, tehdit ediyor. Bazıları şunlar: 'Senin dilini koparırım, seni 40 parçaya ayırır 40 ayrı dağa gömerim, duvarda izini çıkarırım, kafanı bedeninden ayırırım' Abi şaka mısınız ya? Bu karaktere aşık olan o kadar kadın okuyucu var ki, dehşetle doldum. Böyle bir karakteri nasıl sevebilirsiniz? Altında ne sebep olursa olsun, kıza sürekli olarak hakaret etmesi, tehdit etmesi, hakkında seks objesi olarak konuşması onu benim gözümde sadece iğrenç bir insan yaptı. Bu psikolojik şiddete dayanamadım. Ya daha dayanamadığım çok şey var. Kitap kendini tekrar ediyor, betimlemeler aşırı bayağı, hani aşırı yani böyle okurken boğuluyorsunuzdan bile garip bir betimleme tarzı var yazarın, her şeyi uzun uzun bir şeylere benzetme merakı var, mesela dümdüz uyandım demiyor da uykunun bilmem neresinden koparak damarlarındaki kanin bilmem nereye yayılıp orda ezilip bükülüp zamana karışıp... ay nefesim daraldı. Beğenmedim. Daha da okumam, okuyanlara da saygı duyuyorum tamam ama Allah akıl fikir versin ne diyeyim.
Ya ben beklentimi çok yükseltmişim ya da kitap gerçekten yeni haliyle bana hitap etmiyordu bilmiyorum. Kitabın ilk halini kaç defa okuduğumu hatırlamıyorum ama çok severek okuduğumu biliyorum (tabii bunda okuduğum dönemde benim de küçük olmamın mutlaka etkisi vardır). Kitabın kurgusunda oturmayan yerler vardı evet ve bu tür noktaların sağlamlaştırılması gerçekten çok önemliydi ama keşke kurgu sağlamlaşırken diyaloglar vasatlaştırılmasaymış. Ben kitabı okurken gerçekten çok yoruldum. Betimlemeler, çok tekrara düşünce, olur olmadık yerlerde sayfalarca sürünce kitabın edebi yönü artmıyor bence. Hatta üzülerek söylüyorum ki belli bir yerden sonra kurguyu etkilemeyen ve sayfalar alan betimlemeleri okumadan geçtim.
Efken ve Mahinev arasındaki süregelen diyaloglarda üzgünüm ama bence gereksiz olan, tekrara düşen çok fazla nokta vardı. Beni arzuluyorsun, işte beni böyle istiyorsun derken iki karakter arasında gerçekten başka bir diyalog yok gibi bir şeydi. Efken'in sürekli karşısındaki kadını aşağılaması, tehditler savurması, cinsel yönden sürekli baskılaması çok rahatsız edici bir psikolojik şiddet örneğiydi.
Kitapta beni tatmin eden ve biraz olsun heyecanlandıran tek nokta son bölümü oldu. Onun dışındaki bölümler oldukça durağandı.
Yazara herhangi bir saygısızlık olsun istemiyorum ama maalesef benim beklentimin gerçekten çok altında bir kitaptı. Bundan öncesinde çok severek okuduğum bir kitabın beni bu kadar zorlamasını tahmin etmiyordum açıkçası. Yine de serinin devam kitaplarını muhtemelen okurum zira içinde bir sen serisini uzun yıllardır takip ettiğim için nasıl gelişeceğini merak edeceğimdir. Fakat biliyorum ki yazar bu kitabından oldukça memnundu, o yüzden kitap ne kadar gelişme kaydeder yorum yapması zor açıkçası.
İçinde Bir Sen 5/5 —— —— —— —— —— Mahinev'in yirmi birinci yaş gününden sonra bir şeyler ters gitmeye başlıyor ve Mahinev'in içine kuşku tohumları düşüyor, yine bir gece babaannesinin verdiği bir kitap ve kitabın ayracı olan Azize kartı ile beraber kitabı okumaya başladığında anlayamadığı bir şekilde bayılır ve uyandığında hiç tanımadığı ve bilmediği bir yerdedir. —— —— —— —— —— Şimdi gelelim yorumuma; öncelikle kitap fantastik bir kitap ve ben daha önce hiç buna benzer bir fantastik kitap okumamıştım, spoiler olmaması için söyleyemiyorum ama gerçekten çok ilgimi çekti, fantastik kitap okumayı seviyorsanız K-E-S-İ-N-L-İ-K-L-E okumanız, rafınızda bulunması gereken bir kitap. Okurken çok çok şaşıracağınız sahneler olacağına eminim. İlk kitapta pek bir şey öğrenemedik ancak bunların ikinci kitapta açıklanacağını umuyorum ama seri yanlış bilmiyorsam dokuz kitaptan oluşacağı için Binnur olayları sekiz kitaba rahat rahat yedirebilir, bu yüzden merakımız hemen geçecek gibi durmuyor.😌 Yazım dili o kadar iyi ki... Yani yazar nasıl yapıyor bilmiyorum ama yoğun bir dili olmasına rağmen asla sıkmıyor, bundan önce yazarın Asi Çakıltaşı serisini okumuştum ve aynı şeyleri o seri içinde söylemiştim, gerçekten bence çok yetenekli bir yazar. Mahinev gerçekten çok sevdiğim bir karakter oldu, genelde -hatta çoğu zaman- ana karaktere gıcık olup ısınamayan ben Mahinev'i en başından beri büyük bir hayranlıkla okudum, sevdiğim tipte güçlü bir karakter diyebilirim. Ayrıca kitabın içeriği evet güzel ama birazcık ta dışına değinmek istiyorum. Kitabın iki farklı basımı var; biri benimki yani beyaz ve cilti birde siyah ve ciltsiz var, ayrıca kitabın içerisinden 4 tane tarot kartları, aldığınız renge göre o renkte bir defter, poster ve çok güzel bir ayraç çıkıyor. Normalde bu tarz şeylerin çıkıp çıkmamasına çok takılan birisi değilim ancak bu gerçekten kitaba önem verildiğini ve büyük bir emek olduğunu gösteriyor bence.
Kitap ne yazık ki benim için hayal kırıklığı oldu.
Türü fantastik olan kurgularda öne çıkan ögenin olaylar olması betimlemelerden ziyade daha önemlidir bana göre ve bu kitapta olan olaylar bir elin beş parmağını geçmiyordu. Olaylar kadar diyaloglar da az ve diyaloglar Efken karakterinin egosunu içeren veya Mahinev'i cinsellikle aşağıladığı cümlelerden oluşuyor. Betimlemeler kendini çok tekrar ediyor ve paragraflar boyunca o kadar uzatılıyor ki okuduğunuzda "Ben az önce ne okudum ya?" diyerek başa sarıyorsunuz. Kitap 500 sayfadan oluşuyor ve yazı puntoları çok küçük, haliyle kurgu bakımından doyacağınız bir şeyler okumak istiyorsunuz ama şimdi bana sorsanız kitabın konusunu bile anlatamam. Buna çok takılmamaya çalışıyorum, seri dokuz kitaptan oluşacakmış ve yazar dokuz kitaba olayları yediriyor belki de ama kitabın başı ve sonu dışında beni heyecanlandıran hiçbir şey olmadı. Ek olarak üstte de belirttiğim gibi Efken karakteri beni çileden çıkardı. Nereye kadar gidebilir diye sorguladım ve bir yerde şu cümleye çıkan şeyler söyledi: Ben hariç kimseye gülümseyemezsin, gülümsediğin kişiyi öldürürüm. Ne? Asıl tuhaf olanı Mahinev karakterinin buna gereken tepkiyi vermemesiydi. Karşı çıkıyordu evet, ama bir iki cümle sonra uzun uzun benzetmelerle anlatılan paragrafı Efken'in çok güzel bir adam olduğunu düşünerek sonlandırıyordu.
Kitabı yaklaşık bir ayda bitirdim ve başta dediğim gibi benim için tam bir hayal kırıklığıydı. İki puanı yazarın emeğine ve yalnızca yan karakterler için veriyorum.
Bu kitapta benim şikayet edebileceğim tek şey yoğun betimleme içermesi.. Onun dışında yaratılan evren, kurgu, karakterleri vs. çok sevdim ve devamını çook merak ediyorum.💫 Evet Efken başlarda çok hödük ama herkese karşı hödük.. Adamın tabiatı böyle ve düşününce hak veriyorsun. Bir sürü düşmanı var e bir anda karşısına hiç tanımadığı bir kız çıkıyor, bu kız in midir cin midir nedir belli değil. Düşmanı mı, gönderdi? Yoksa gerçekten yolunu kaybetmiş bir kız mı? Bunu bilmiyor. O yüzden hoş geldin tatlım, gel sana yardım edeyim hadi diye olaya girmemesi benim hoşuma gitti. Efken ne kadar sert dilliyse, Mahinev’de o kadar kendini ezdirmeyecek birisiydi yanii devamke arkadaşlar.👯♀️
Türk-fantastik çok bulunmadığı için ve bu kitabın yorumları da genel anlamda iyi olduğu için buna bir şans vereyim dedim. Ama öğk yani. Kitapta Efken diye bir dağ ayısı var, baş karaktere sürekli yok seni öldürürüm, yok seni böyle yaparım, yok bir çarparım. Gerçek olsaydı onu boğmak isterdim, okurken kitabın sayfalarını sıkıp onu da öldürebilseydim keşke. Bu kadar saçma bir kitaba bu kadar zaman nası ayırdım bilmiyorum.
Aradan geçen yıllardan sonra wattpad üzerinden çıkan kitapların artık gelişmiş olmasını bekler insan değil mi? Ama hayır, baş karakter yabancı ediz ve kötü çocuk meriçin bir karışımı. Ve insanlar bu kitaba ölüp bitiyor, şaka gibi.
Konusu da aşırı güzel değildi. Evet, ilgi çekici olduğunu itiraf ediyorum ama kitap o kadar yavaştı ki. Kitabın yarısına kadar aynı diyalogları baştan baştan okuduk, zaten yarısı baş karakterin içsel betimlemeleriydi. Sayın Nigiz, farkında mısınız bilmiyorum ama deneme diye bir tür var, hiç kurgu-karakter uğraşmadan bu kitabın yarısını da öyle yazabilirdiniz. Bir de cümleler o kadar iç bayıcı ki. Her cümlede bir metafor, bir benzetme. Söz sanatlarının amacı kitabı zenginleştirmek; boğmak ve her cümlede okuyucuların göz devirmelerine neden olmak değil. Ben de kendimi melodramatik yazıyorum sanıyordum...
İlk kitap olduğu için olaylar biraz yavaş ilerledi diye düşünüyorum aynı zamanda fantastik öğeler azdı bana göre ama ilk kitap olduğu için 2.kitapta bunun düzeleceğini umuyorum ben betimleme sevdiğim için okurken hiç zorluk çekmedim puntoları küçük olduğu halde 2 günde bitirdim ama betimleme okumakta zorlananlar için biraz fazla gelebilir evet ikinci kitabı merakla bekliyorum umarım yakın zamanda çıkar
5. yalandan 3 yıldız vermeme patladım, kitap da sadece efken ismini gormek bile 5 yıldızdır ya… evet dag ayısı evet cok itici evet kadın dusmanı napsın elinde pankartla feminist sov mu yapsın kurt adam ya en sevdigim repligi bi carparım bi de duvardan yersin… nasıl ikna ediceksin ki beni onu cok seviyorum
efken askı bi kenara binnur nenemin agır agır yazdıgı giris kitabı oyle baydı ki ilk iki yuz sayfa hic bitmeyecek ve biz sadece efkenin iki metre boyuyla masmavi gozlerini konusucaz diye cok korktum (gerci korktugum gibi oldu efkenin her uzvunu elli kere okuyoruz kitap boyu) alıstıgımız fantastik kitaplara gore agır ve sıfır olay orgusunun oldugu bi kitap ama zaten ben fantastik niyetiyle degil de efken bir gunde neler yapıyor niyetiyle okudugum icin pek batmadı aksine fantastik seyler duyunca misal: gumus pence, mar, medusa, tıssss, asale falan gulesim geliyo ne anlatiyon bacim ya efken napiyo bana ondan bahset… kız noldu bana destan dosedim yan etki yaptı binnurun kalemi
Wattpad'de severek okuduğum bir hikayeydi, çıktığını görür görmez kitabı hemen satın aldım ve iki üç günde bitirdim. Betimlemeleri yoğun bir kitap, eğer fazla detay sevmiyorsanız atlayarak okuyabileceğiniz türde. Kitapla ilgili her detayın mükemmel olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Karakterler, olay akışı, konu, kurgu, kapak tasarımı, ayraçlar... Her şey çok güzel. Fantastik seven, romantizmden ve aksiyondan hoşlanan kişilere tavsiyemdir. İlk kitapta +18 öğe yoktu ama devamında olacağını tahmin ediyorum Wattpad'den hatırladığım kadarıyla, bilginiz olsun. Bir de öyle bir yerde kesmiş ki kitabı insafsız yazar, tadı damağımda kaldı... Devamını sabırsızlıkla bekliyor olacağım.
Kitap hakkında yorum yapmak çok zor gerçekten. İçinde Bir Sen'in kitap olmasını o kadar uzun zamandır bekledim ki hala okuduğuma inanamıyorum. Öncelikle şunu belirteyim wattpadde ki halinden eser yok ve ben kitap halini daha çok beğendim. Kitapta fantastik olaylara daha çok yer verilmiş ve az da olsa kafamda beliren sorulara cevaplar verilecek şekilde yaşanan olaylara mantıklı bir açıklama getirilmiş. Yazar kitap çıkmadan önce hep daha farklı bir kitap okuyacağımızı söylüyordu, özellikle baş karakterin (canım Efken 🖤) tamamen değişeceğini, duygularını daha çok ifade edeceğini söylemişti ama bu kadarını beklemiyordum. Gerçekten muhteşem ötesi olmuş! Yani kitabı daha fazla nasıl övebilirim bilmiyorum 🥺 Bir an önce ikinci kitabın çıkmasını dört gözle bekliyorum, çünkü aklım hala final sahnesinde... Yazarla tanışmadıysanız bu kitap sizin için bir fırsat olabilir ❄
Kitabı ortaokul-lise zamanlarımda Wattpad'de yayınlanırken okumuştum ilk. Eski ve yeni halinin tamamen farklı olması beni epey şaşırttı ama fantastik kısmının artması hoşuma gitti. Beni rahatsız eden birkaç unsur var. Birincisi akıcılığı götüren gereksiz derecede fazla betimlemeler. Binnur'un kalemini bazen çok beğeniyorum ama bazı betimlemeler bana geç bunları artık ne anlatıyorsun dedirtti. 😭 İkincisi 2010 Wattpad'inden esintileri hissettirmesi. Beklemiyor değildim çünkü Efken'in kişiliğini biliyorum ama 2016da verdiği hisle 2023de okuduğunda verdiği his aynı olmuyor tabi ki, birazcık gülmüş bile olabilirim bu karanlığım ben kötü biriyim hallerine. Son olarak kitaptaki olayların ÇOK yavaş ilerlemesi. Çoğunlukla aynı şekilde farklı olaylarla Efken-Mahinev atışmaları ? okuduk. Bundan rahatsız olmam çoğunlukla ilişkinin detaylıca işlenmesi hoşuma gider ama kurt azize yılan o bu görünce daha çok fantastik kısmı ele alınır sanmıştım. Yanılmışım. Yine de hem ilk kitap olduğu için, hem de kabul etmesi güç olsa da karakterleri baya özlediğim için devam edeceğim seriye. Bakalım. 👼
Çok şükür bitti ya… bunu bitirirken ben de bittim… Erkek başrol kadar kötü yazılmış ve gereksiz bir karakter okumadım. misogynistic laflarından kitabı okuyamıyordum, ana kızımız da olaylara o kadar Fransız kaldı ki, kitap fantastik kitap değil, bulunduğu evreni inceleme/öğrenme üzerine gibiydi. İkinci kitabını okumak ve nereye gideceğini görmek istiyorum ama wattpad’in gereksiz ve mantıksız betimlemeyi “sanatsal” kıldığı bu çağdan çıkıp anlaşılır bir şeyler yazmaya çalışabilir miyiz artık? Kitabın okunabilirliğini azaltan, karakter analizi yerine boş betimleme içeren paragraflar daha çok sayfa artırmak ve para koparmak için gibi duruyordu… lütfen bu kitaba da bir format atılsın.
kurgu guzel karakterler guzel evren guzel ama nolur yapma su betimlemeyi askim benim ya. sadece ordan bi puan kirdim yoksa cok seviyoruz bekliyoruz devamini efkenim ucurum ucurum gozlerin icin her sey ben senden raziyim..😭🥰🔫🧿
"Ey Havva'nın doğurduğu, Lilith'in emzirdiği Azize, Yedi şeytan doğur, beşini öldür, birini terk et, diğerini büyüt."
Bir varmış bir yokmuş. Evel zaman için birbirine düşman iki kabilenin kral ve kraliçesi birbirlerine aşık olmuşlar. Ve bu aşk onların sonu olmuş.
Ancak bu son her şeyin başlangıcı olan bir sonmuş...
Kar fırtınası İstanbul'u etkisi altına alırken, kurtlar şehre inmiş, yılanlar yuvalarından çıkıp kalan zamanı hatırlatırcasına Mahinev'in kabuslarına tıslamaya başlamıştı. Yıkım her yıl Mahinev'in doğum gününden birkaç gün önce başlayıp, etkisini birkaç ay daha sürdürürken bu durum 21. yaşına kadar devam etmiş.
Mahinev 21. yaşına bastığında babaannesi ona bir kitapla beraber yanından ayırmaması gereken Azize kartını teslim edip gecesi bunu okuması gerektiğini söyler. O gece zifiri karanlık yerini şafağın kızıllarına bırakırken kitap açılır ve Mahinev kendini varlığını hiç duymadığı bir ülkede Mavi Yaka'nın Varta şehrinde tüm kötülüklerin en tehlikesi, etrafına ölüm saçan Efken Karadumanın kollarında bulur.
Ve Mahinev kendini hiç bilmediği bir yerde, hiç tanımadığı bir adamla acı dolu geçmişinin düğümlerini çözerken bulur. Ama o düğümler çözülürken en acı gerçeğin birbirlerinin olduğunu bilmiyorlardı.
İBS Binnur'un kalemiyle tanıştığım ilk eseri oldu. Açıkçası Binnur'un betimlemelerinden korkuyordum ve arkadaş çevrem mutlaka okumam gerektiğini üstüne basa basa söylediklerinde dayanamadım. İyi ki de dayanamamışım çünkü harika bir yolculuktu!
İlk kitap giriş niteliğinde olduğunu belirtmek isterim. Yazar bizi yaratılan dünyaya, karakterlere ve türlere adapte olmamız için ön hazırlık yapmış. Biraz durağanlık vardı ve benim açımdan 300'e kadar durağandı. Sonra BUM!
Olaylar silsilesi öyle geldi ki evde yardım çığlıkları diye dolaştım. Ciddi anlamda şok üstüne şok tabiri bundan olsa gerekti. Ayrıca kitap sırf ana karakterlerle değil olması gereken yan karakterlerde zenginleştirilmiş. Buna çok önem veriyorum biliyorsunuz. Sevmediğim tek bir karakter bile yok.
Dokuz kitaplık serinin ilk kitap yorumu bu şekilde ilerledi. Ayrıca kitabın çizimleri olsun, sayfa başlarında belirtilen şarkılar olsun çok havalıydı bence.
"Ey Havva'nın doğurduğu, Lilith'in emzirdiği Azize, Yedi şeytan doğur, beşini öldür, birini terk et, diğerini büyüt."
Bir varmış bir yokmuş. Evel zaman için birbirine düşman iki kabilenin kral ve kraliçesi birbirlerine aşık olmuşlar. Ve bu aşk onların sonu olmuş.
Ancak bu son her şeyin başlangıcı olan bir sonmuş...
Kar fırtınası İstanbul'u etkisi altına alırken, kurtlar şehre inmiş, yılanlar yuvalarından çıkıp kalan zamanı hatırlatırcasına Mahinev'in kabuslarına tıslamaya başlamıştı. Yıkım her yıl Mahinev'in doğum gününden birkaç gün önce başlayıp, etkisini birkaç ay daha sürdürürken bu durum 21. yaşına kadar devam etmiş.
Mahinev 21. yaşına bastığında babaannesi ona bir kitapla beraber yanından ayırmaması gereken Azize kartını teslim edip gecesi bunu okuması gerektiğini söyler. O gece zifiri karanlık yerini şafağın kızıllarına bırakırken kitap açılır ve Mahinev kendini varlığını hiç duymadığı bir ülkede Mavi Yaka'nın Varta şehrinde tüm kötülüklerin en tehlikesi, etrafına ölüm saçan Efken Karadumanın kollarında bulur.
Ve Mahinev kendini hiç bilmediği bir yerde, hiç tanımadığı bir adamla acı dolu geçmişinin düğümlerini çözerken bulur. Ama o düğümler çözülürken en acı gerçeğin birbirlerinin olduğunu bilmiyorlardı.
İBS Binnur'un kalemiyle tanıştığım ilk eseri oldu. Açıkçası Binnur'un betimlemelerinden korkuyordum ve arkadaş çevrem mutlaka okumam gerektiğini üstüne basa basa söylediklerinde dayanamadım. İyi ki de dayanamamışım çünkü harika bir yolculuktu!
İlk kitap giriş niteliğinde olduğunu belirtmek isterim. Yazar bizi yaratılan dünyaya, karakterlere ve türlere adapte olmamız için ön hazırlık yapmış. Biraz durağanlık vardı ve benim açımdan 300'e kadar durağandı. Sonra BUM!
Olaylar silsilesi öyle geldi ki evde yardım çığlıkları diye dolaştım. Ciddi anlamda şok üstüne şok tabiri bundan olsa gerekti. Ayrıca kitap sırf ana karakterlerle değil olması gereken yan karakterlerde zenginleştirilmiş. Buna çok önem veriyorum biliyorsunuz. Sevmediğim tek bir karakter bile yok.
Dokuz kitaplık serinin ilk kitap yorumu bu şekilde ilerledi. Ayrıca kitabın çizimleri olsun, sayfa başlarında belirtilen şarkılar olsun çok havalıydı bence.
bu kitabı ilk önce wattpad üzerinden okumuştum ve genel olarak baya beğenmiştim. gerek konusunun değişik olması gerek olayların merak uyandırıcı olması gerçekten çok ilgimi çekmişti. kitabı da zaten çıkar çıkmaz aldım ve diğer kitapların da biraz çıkmasını bekleyip öyle başlamak istedim seriye. şimdilerde 3. kitabın çıkacağı duyuruldu ve o yüzden başlamak istedim. kitap wattpaddeki halinden baya farklı ama binnur da zaten kitabı baştan yazdığını söylemişti. kitabı genel olarak çok sevemedim, benlik değildi maalesef. kitabın konusu genel olarak aynıydı, mahinev adlı karakterimiz başka bir dünyaya ışınlanıyor shskksskjgj. kitap fantastik olmasından kaynaklı çok çok fazla yeni şeyler ve sırlar vardı fakat kitabın sonuna kadar hiçbir şeyin açıklığa kavuşmaması ilk kitap olduğu için normal olmasıyla beraber en azından bazı şeyler açıklanabilirdi. yani ilk kitap giriş kitabıydı, biliyorum, fakat çook uzun bir girişti bence. kitap boyunca neredeyse hiçbir olay olmadı ve çok yavaş ilerledi diye düşünüyorum. en azından kiminle nigin bağı kurduğunu öğrenseyidk (tahmin etmişsinizdir bence ama olsun) daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum. 2. kitaba da devam edeceğim umarım o daha olaylı ve aksiyonlu geçer.
BU YORUM GENEL OLARAK WATTY VS KITAP KARSILASTIRMASIDIR.
IBS okumaya baslayali alti yil oldu. Kitap olsun diye yillardir bekliyorum ve kurgusu watty’deki halinden kat kat güzel. Fakat beni irrite eden iki kisim var:
1) Mühür yerine Nigiz bagi demeleri 2) Efken‘in Mahinev‘e MAHI demesi 🤢🤢🤢 yani bu ne???? Watty’de Mahinev diye hitap etmesi bizim icin ne kadar özeldi, millet tek tek sayiyordu kac kere söyledi diye simdi Mahi diye kisaltma kullanmasi Mahinev hitabini basitlestirdi gözümde. NEDEN YANI??? Mahi ne? Yorumlarda kullandigimiz Maho‘ya benziyor. Aklima o geliyor, sanki Efken Maho demis gibi vibe aliyorum. Mahi kelimesini her okudugumda tüylerim diken diken oluyor ama etkilenmekten degil…..
Bir yildizi kitaptaki yazim hatalarindan dolayi kirdim. Kapinin önünden gecen birini durdurup editör mü yaptiniz? Bu Binnur’un okudugum ilk kitabi degil, diger kitaplari da bu sekilde yazim hatalariyla dolu. ACIL editörünü degistirmesi gerekiyor!! Zira o kadinin türkce dersi aldigindan emin degilim, aldiysa da derste uyumus belli ki.
wattpadde okuduğum en iyi şeydi. ama kitap tamamen hayal kırıklığı olmuş. neredeyse her sahnesi değişmiş tamam bu çok doğal ama olaylar daha iyi bir hale gelmemiş hatta basitleştirilmiş. diyaloglar çok basit, efken sadece hakaret ve küfür ediyor mahinevi aşağılamadığı zamanlarda tabi. küçük olduğum için mi farketmedim bilmem ama bu kadar değildi ya wattydeyken. Olaylar aşırı tahmin edilebilir zaten fantastik oldu tamam kitap o kısmı anladım da bu kadar gereksiz betimlemenin fantastik kitapta işi ne? gerçekten storytelden dinlerken o kadar yoruldum ki. yani edebi güzel bir kitap yazmak olabildiğinde betimleme benzetme değil, olmamalı. neyse sadece wattpad halini aşırı sevdiğimi hatırladığım için puanım 2.
Bu kitabı çok seviyorum. Lisedeyken güncel takip ederdim. Sonra geçenlerde aklıma düştü. Kitap yenilenmiş. fazla betimleme içeriyor biraz o yüzden atladığım yerler oldu yalan söylemicem. Ama bu hala benim en sevdiğim kitaplardan biri. Gerçekten okurken heyecanlandım merak ettim. Belki gençliğime götürdüğü içinde fazla romantize etmiş olabilirim bilmiyorum :D Karakterlere aşık falan değilim. Efken de muhteşem bir karakter değil ve pek de kendini sevdiren bir karakter değil :D Mahinev de aynı şekilde. Ama kurgusu çokkk hoşuma gidiyor. Herşeyi çözümleyesim geliyor bu konuda gerçekten sevdim, tek oturuşta bitirdim. Gerçekten çok seviyorummm bu kitabı 2 ve 3'ü de gözlerime biraz mola verdirip okicam 🥹
Bu kitabi lisedeyken ilk defa okudugumda hayatimdaki en guzel seydi karakterlere ve olay örgüsüne bayilmistim ama yeni cikan bu kitap tam anlamiyla felaket 200 lu sayfalara zor geldim diyebilirim.Kitabin%80 i mahinev in kendi kafasindaki konusmalar %10 u efkenin ne kadar soguk oldugu ve guzelligi,son %10 u da aska inaniyomusun yoksa inanmiyomusun.Gereksiz karakter eklemeleri ve asil konuya girememesi beni asiri sıktı ,yazar olarak binnur un kalemini seviyodum ve is tunnel serisini severek okudum sanirim bu kitapta beklenti cok yuksek olunca boyle birsey cikmis ortaya.Bu iki yildizi da lise hayatimda en sevdigim karakterler oldugu icin veriyorum
3buçuktan 4 yıldız aslında. Bu kitaba daha önce birkaç kez başlayıp bitirmediğimi hatırlıyorum ve başlangıcı sanki değişmiş. Güzel bir fantastik(?) kitap ve ikincisini okumak isteyecek kadar sardı. Sadece kitap çok uzundu ve çok yavaş ilerlediğini hissettim. Yani sürekli efken ve medusanın arasında bir tansiyon hem vardı hem yoktu bu bir süre sonra sıktı. Beni en çok sıkan şey uzun uzun betimlemeler oldu ki ben betimlemeleri normalde çok seven bir okurum ama aşırı olunca atlaya atlaya okudum bazı sayfaları.
serinin ilk kitabı havası gerçekten vardı. giriş kitabıydı kısacası. yazarın diğer kitaplarına rahmen bu kitapta betimle azdı- yine çoktu-. beğendim. rsden kurtardı beni. yazarın en sevdiğim kitaplarından biride oldu hatta. biraz çok az mahinev ve efkene kızdım ama unutulabilen bir kızgınlıktı. İkisi de dengesiz gibiydi.
Açıkçası okurken sıkıldım bir kitap sayfada yaklaşık 200 kelime falan var ve yazıları çok küçük o yüzden insanın okuyası gelmiyor. Resmen ama kitabı bitirmek üzereyim 2 kitabını hemen başlamayacağım. Arada okumam gereken kitaplar var ama 2. kitabımda severek okuyacağımı düşünüyorum. Bu kitap bana sıkıcı geldi ama 2 kitabın yorumları daha İyi.
Evren bence çok güzel yazılmış ama olay çok az hep evdeler en fazla 3-4 heyecanlı sahne olmuştur onun harici güzeldi karekterlerin çoğunu sevdim.Efken'i sevemedim Mahinev'e karşı davranışlarını,sözlerini hiç sevmedim bide diyor "bi çarparım bide duvar çarpar" o kadar sinirim bozuluyor ki bilmiyorum ya.Onun harici güzeldi.
Mükemmel bir kitaptı. Soluksuz okudum. Her şeyiyle kusursuzdu. Betimlemeleri hayran bırakıyordu insanı. Karakterlere çok bağlandım. Yazarın aynı anda bir sürü kitap yazdığını biliyorum ama 2. Kitabın gelmesinide sabırsızlıkla bekliyorum. Kitap çok sürükleyici lütfen herkes okusun.
Çok fazla betimleme var ve bazı yerler yazı olsun diye yazılmış Efken bazen çok yobaz davranıyor onun dışında Binnura zaten hep nötr bakıyordum çünkü bu kadından neden nefret ettiklerini anlayamıyorum açıkçası 3. kitabı alıp okur muyum tartışılır çünkü bazı yerler çok bunaltıcı.
Seriyi ikinci okuyuşum oluyor ve cidden özlemişim. Tabii Efken'in sinir bozucu hallerini değil. Tam bir odun ilk kitapta. Tam bir giriş kitabı ve Efken'in odunluklarını saymazsak gayet iyi gidiyor ve devamında ne olacağını bilerek okumak da keyifli.
Bu kitap ilerlemiyor arkadaslar. Yok, ilerlemiyor. Akmiyor. Efken'e olan nefretimden zar zor okudum zaten. Kurgu mukemmel, harika dusunulmus ve cok ilgi cekici ama asiri (gercekten asiri) betimlemeleri ve Efken isimli karakter her seyi mahvetti.