Jump to ratings and reviews
Rate this book

Perde Arkası

Rate this book
“Siz hiç kayboldunuz mu? Olduğunuz yerde dururken, çevrenizde bir hayat akıp giderken… Siz tüm yaşananlara rağmen görünmez olmayı başarıyor olmanın huzurunu hissederken kayboldunuz mu? Ben kayboldum. Bir beden ve bir ruhtan oluşmuş bu bütünlüğün insan olmasına izin vermediğim yıllar geçirdim. Kimse beni tanımasın, ben kimseyi tanımak zorunda kalmayayım istedim.

Bilinmemek ve kimse tarafından hatırlanmamak istedim...”

Ya kaybolduğunuz yerde kalmak niyetindeyken beklenmedik olaylar gelip kapınızı çalarsa…
Ferda’yı arkalarına saklandığı kitapların dünyasından gerçek dünyaya döndürecek olan olay neydi? Herkes göründüğü kadar masum ya da suçlu muydu?

Perde Arkası, gizemi, psikolojiyi ve anlatılanın arkasındaki gerçeği sorgulamayı seven herkesi olayların perde arkasına birlikte bakmaya davet ediyor.

293 pages, Paperback

Published January 1, 2020

3 people want to read

About the author

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
3 (37%)
4 stars
5 (62%)
3 stars
0 (0%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
Profile Image for Ekin Açıkgöz.
Author 6 books33 followers
July 21, 2022
2021 Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Romanı Ödülü adayları arasında okudum.

'Cozy' şablolunun yerli polisiyeye iyi bir uyarlaması olmuş:
- Karakterlerin roman başında tanıtılması,
- Yaşlı kızlar, genç kadınlar, sevimsiz kocalar ve meraklı ihtiyarlardan oluşan karakter portföyü,
- Kahve içinde karıştırılmış zehir,
- Ana karakter tarafından olayın çözümünün herkese izahının herkesin bir arada bulunduğu salonda yapılması
gibi 'cozy' öğeler ihmal edilmemiş.

İlaveten, bir çok 'cozy' denemelerinde gördüğümüz kronik 'yerlileşememe' sorunu bu romanda hiç yok. Sokak bana Ayrancı'nın veya Esat'ın bir sokağı olabilirmiş gibi hissettirdi. (Gerçi öykü Ankara'da geçmiyor, neyse.) Karakterler de apartmandaki komşularımızdan farklı değillerdi. Funda Menekşe bu bakımdan çok başarılı bir iş yapmış.

Romandaki feminen aurayı biraz fazla buldum. Kadın bakış açısıyla, kadın beğenisine yönelik, kadın karakterlerin erkek karakterlerden daha derinlikli işlendiği, kadınların günlük meşgalelerinin yoğun olduğu, kadın kadın... Benim hoşuma gitti ama erkek okurlara aynı derecede hitap etmeyebilir - yine de kendilerine sormak lazım.

Barış karakteri, kadın gözüyle idealize edilmiş, kadın hülyasına uygun bir 'mükemmel erkek'. 'Too good to be true.' Yok böyle bir erkek. Aristo'nun idealar dünyasındaki farazi 'erkek'i yakaladığı için bize Ferda'yı tebrik etmek düşüyor :)

Ana karakterin ağzından anlatılan romanda karakterin kendisine yazdığı mektuplara gerek olmadığını düşündüm: Dış ses tarafından anlatılan kurgularda mektuplar, karakterin aklından geçenlerin okura aktarımı için işlevseldir, fakat burada böyle bir ihtiyaç yok. Anlatılar ve mektuplar arasında dil ve üslup farkı da yok.

Funda Menekşe'nin dili akıcı, Türkçesi hatasız. Okuma zevki veren, keyifli bir metin. Tüm 2021 adayları arasında beğenerek ve severek okuduğum kitaplar arasında yerini aldı. 'Cozy' severlere öneririm.

Dipnot: 'Cozy'nin Türkçe karşılığı olarak 'rahat' kullanımı empoze edilmeye çalışılıyor bir süredir. Doğru bir çeviri değil. Daha iyi bir karşılık bulunana kadar tırnak içinde ve İngilizce yazmayı sürdüreceğim. Çuvaldızı kendimize de batıralım, 2005 yılından beri Cinairoman komünitesi olarak polisiyenin terimlerinin Türkçe karşılıklarını arıyoruz. 'Cozy'e uygun bir şey bulamadık, ortalık boş kaldı :)
Profile Image for Nehir.
120 reviews
February 6, 2021
Perde Arkası 🌟🌟🌟🌟/5 #kitapyorumu

2021'de okumak istediğim, daha çok kitapla tanışmak istediğim bir tür olan polisiye türünde yazılmış inanılmaz akıcı bir kitapla geldim. Perde Arkası.

Ferda, Agorafobisi olan genç bir kadın. Dışarı çıkamıyor. Bu duruma gelmesinin sebebi küçükken yaşadığı o travmatik olay. Ferda tıpkı bu ülkedeki, bu dünyadaki milyonlarcası gibi küçüklüğünde tacize uğramış bir kadın. Ve küçüklüğünde yaşadığı o olay sonucu yıllar içinde daha da yalnızlaşmış, kendini duvarların arasına hapsetmiş. Böyle diyorum ama Ferda bundan şikayetçi değil. Yalnız kalmayı kendi seçmiş ve böyle mutlu. Yoksa değil mi?

Her gün koltuğuna kurulup sadece kitap okuyan, kitapların içinde yaşayan, dışarı ile kurduğu bağı perde arkasından duyduğu seslerle ve küçüklüğünden beri yanında olan Zeynep'in anlattıklarıyla sınırlı olan Ferda, kendini bir gün hiç beklemediği bir şeyin içinde buluyor. Bir cinayet ya da intihar.

Herkesin rutinlerini, kimin saat kaçta ne yapacağını bilen Ferda için çok sürpriz bir şekilde bir gün tüm bu rutinler bozuluyor. Apartmandakiler, komşuları bir bir rutinlerinin dışına çıkıyor. Her şey değişiyor.
Tabii Ferda'nın düzeni de. 3 yıldır evine aldığı tek kişi Zeynep iken,kapıdan dışarı tek bir adım bile atmamışken bu düzeni kendi eliyle, isteyerek bozuyor. Seninle gurur duyuyorum Ferda.
Peki Yunus Bey'in ölümü bir cinayet mi yoksa intihar mı? Ferda'nın duyduğu sesler ne anlama geliyor?

Yazarın kullandığı kelimeler, yaptığı tasvirler sayesinde hayat verdiği o sıcak apartmanı, klasik komşuları, yaşanan olayları okumuyormuşum da hepsini yaşıyormuşum gibi hissettim. Her sayfasını büyük bir heyecanla, büyük bir merakla çevirdim. Ama sanırım sonunun biraz daha farklı olmasını isterdim.

Yazarın bundan sonra yazacağı kitapları heyecanla bekliyorum 🤩 Polisiye ile tanışmak isteyenlere gözüm kapalı öneririm. Tam bir başlangıç kitabı!
Displaying 1 - 2 of 2 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.