Erkek ya da kız çocuğu, 14-15 yaşında dil öğrenmeye başlıyor, oysa dil öğrenmeye başlanması gereken yaş 3'tür. Üç ya da dört yaşındaki çocuk, sahip olduğu zihin esnekliği sayesinde, yabancı bir dille buluştuğunda, Şıpp! iki ayda dili konuşur...Öyleyse bana sorarsanız, anaokulunda, en azından ilk okulda esnek bir dil öğretiminin başlatılması düşünülebilir. Bu öğretimin amacı, çocukların okuldan dilleri bilerek çıkmaları değil, diller arasındaki farkı görmeleri, farklı türden diller olduğunu öğrenmeleridir...
Okulda biraz daha az coğrafya, daha çok dil öğretmeli: Artık televizyondan Irak'ın başkentinin hangisi olduğunu öğreniyoruz (benim ders çalışarak öğrenmek durumunda kaldığım, oysa şimdi çocukların ekran başında öğrendikleri şeyler var). Böylece, "Birden çok dil bilen ya da konuşan" anlamında çokdilli değil, genel kültür açısından çokdilli bir kuşak ortaya çıkacaktır, belli sözcüklerin başka pek çok sözcükten birileri olduğunu bilen bir kuşak...
Çocukluktan başlanırsa, çeşitli diller öğrenecek kişiler olacağı gibi, öğrenemeyenler de olacaktır, ama bu kişilerde en azından dillerin çoğulluğuna dair bir tat, bir his kalacaktır: bu da bence halkların birbirini anlamasının temel unsurudur. Hoş görünün demiyorum, çünkü bu doğru olmaz, ister ispanyol devrimi söz konusu olsun ister amerikan iç savaşı, bazıları aynı dili konuştukları halde birbirlerini öldürmüşlerdir.
Bir gözleme göre, ingilizcenin fransızca karşısında gelişmiş olmasının nedenlerinden biri de bu. Sömürgüleştirilmiş ülkelerde insanlar fransızca konuşmaya cesaret edemiyordu, çünkü ne zaman bir hata yapsalar... ayrımcılığa tabi oluyorlardı. Oysa ingilizce konuşmaya çok daha kolay cesaret ediyorlardı, çünkü bu dilde hatalarına tahammül gösteriliyordu.