Attığı her adımla çukurun içine hapsolan Çakıl, kaçıp saklandığı limanındauzun zaman sonra tökezlemeden yürümeye başlamıştı. İçinde zincirlediği çocukluğu, kahramanının ona uzattığı elleri sayesinde teker teker çözülüyordu. İşler bu noktadayken, her defasında Çakıl'a “bizim geri dönüşümüz yok” diyen Kaan,Kendisine tutunan bu kız çocuğunun sevgisine nasıl leke düşürebilirdi? Olaylar gerçekte de dışarıdan göründüğü gibi miydi? Peki, intikamı için savaşan Kaan'ın hayatında Çakıl'ın yeri neresiydi? Hayatının odak noktasında intikam varken kendini Çakıl için değiştirebilir miydi? İçinize kor gibi düşecek duyguların yanı sıra merakın her daim zirvede olacağı,elinizden bırakamayacağınız bir kitap… Issız, geçmişlerinden kurtulamayan iki sahipsiz yüreğin birlikte büyüdüğü,sürükleyici bir roman. Ayağı her takıldığında yılmadan kalkanların,beraber yanıp beraber yakanların hikâyesi.
"Mutluluk yakalaması zor, yakalandığında ise değerinin bilinmesi gereken güç bir duyguydu. İnsanoğlu hep daha fazlasını ister, elinde olanı değil de kapılarının ardında kalan şeyleri arzulardı."
Issız... İlk kitaptan daha fazla sevdiğim canım kitap. Bu kitapta birçok sırrı okumakla kalmayıp, karakterlerin iç dünyasına ve yaşadıklarına daha çok değiniyoruz. Özellikle yan karakterlerin bakış açılarıyla yazılması benim çok sevdiğim bir olaydır ve Elçin bunu çok güzel yürütmüş :)
Sonunda yaşanılan olaydan sonra duygular, yaşanılan sanrılar psikolojik olarak karakterleri yıpratmış. Belli bir yere kadar duygu durumları okuyoruz.
Bu kitapta Kaan'nın da dediği üzere kızımız Çakıl'ın git gide büyüdüğünü okuyoruz. İlk kitaba göre ayakları daha sağlam basan, düşüncelerini daha açık belli etmesi benim çok sevdiğim diğer olaydır. Bence üçüncü kitapta daha cesur ve daha tutkulu olduklarını okuyacağız.
Neden mi?
Çünkü Kaan'da bu kitapta yapmam dediği birçok güzel şeyler yaptı. Onunda karaktersel olarak değişimi söz konusu. Çakıl'a kollarımda büyüyorsun diyor ama bence o da onunla beraber büyüyor değişiyor.
Konusal açıdan baktığımda, ilk kitap Giriş niteliğinde ikinci kitapta gelişme niteliğinde olmuş. Sonda yaşanılan olay her şeyin başlangıcı olacak ve ben aşırı merak ediyorum o nasıl son?
Elçin bir an önce üçüncüye başla. Çünkü ben meraktan çatlayacağım. Ayrıca kapak tasarımları çektiğim Storyler de belirttiğim gibi konulara göre dizayn edilmiş gibi harika. Müptela bu konuda iyi iş çıkartıyor.
Eşsiz’i sevsem de bazı sevmediğim yerleri olduğunu kabul eden biri olarak yoruma şöyle başlamak istiyorum,ikinci kitap MÜ-KEM-MEL-Dİ.İlk kitap biraz klişeleşmiş dediğimiz bir kitaptı,okuyup sevmeyenlerinde böyle düşündüğü için sevmediğine eminim,ama ikinci kitap? Çok ince yerlerde fazlası ile klişeleri yıkan şeyleri barındırıyordu.Karakterlerin gelişimi o kadar net bir şekilde görünüyordu ki Çakıl ve Kaan’a olan hayranlığım fazlası ile arttı bu kitapta. Herkesin bir kere de olsa tanışmasını isteyeceğim karakterler Kaan ve Çakıl,aslında ikiside çok hayatımızdan iki duygu gibi,iki normal insan. İlk kitapta empati yeteneğim çok gelişmemiş olsaki bu kitapta duyguları,davranışları ve nedenleri çok iyi anladım,kendimden bir şeyler buldum çoğu yerde. Sevgi ve şefkat kavramları çocukluklarından itibaren vicdansızca çalınan iki insanın hikayesini okumak,onların yaralarını anlamak ve hatta sevgisizliğin insana yapabileceklerini görmek beni çok etkiledi tabi ki. İçlerinde iki minik ruh taşıyan tatlı çocuklarım,Kaan ve Çakıl.Burdan size not,sizi seviyorum❤️ 3. kitabı da sabırsızlıkla bekliyorum.