Can'ın Amazon'la işbirliği yapıp sitede satılmak üzere hazırladığı lacivert klasikler serisi kitaplarını alsam mı almasam mı bir süre kararsız kaldım. Bir yandan rengiyle kapak resmiyle tasarımıyla çok çekici görünüyorlar, fakat bir yandan yersiz tüketime özendirici çekicilik de insanı satın alma konusunda ikileme düşürüyorlar. 40-50 sayfalık kitaplarda, yerli yabancı klasik sayılmaları dışında çok da -türsel ya da dönemsel ya da yazınsal özellikler babında- özel bir seçim yapılmamış. Yazar abi ve ablaların dörder beşer öykülerine yer verilmiş. Amazon kitap fiyatlarıyla borsa gibi oynadığından, fiyatların hayli cazip düşüklükte olduğu bir gün dayanamadım, seriden kırk kitap aldım. Kitaplıkta yan yana güzel dururlar, şehir içi yolculuklarda, tatillerde ya da balkondaki parktaki akşamüstlerinde hafif birer yoldaş olurlar, hem de tanımadığım yazarları biraz tanımış olurum vesileyle.
Daha önce Halid Ziya'nın hiçbir öyküsünü okuduğumu hatırlamıyorum, bunlar ilk oldu, iyi de oldu. En çok kitaba isim veren Mai Yalı öyküsünü sevdim, hayli de içim parçalandı, geçip giden hu hu zamanları hu hu hu bir yerlerde buldum neticesinde. Şimdi kimse size kaybolan yıllarınızı vermez ama güzel öyküler verebilir.
Kitapta 4 öykü var, 1922 tarihli Bir Hikaye-i Sevda (Kitaptaki öyküler günümüz Türkçesine Mustafa Çevikdoğan tarafından uyarlanmış, ne gerek varmış, daha çok satabilmek herhalde amaç) kitabından 1908 tarihli Bir Aşk Hikayesi ve 1909 tarihli Veznedar Muavini; 1941 tarihli Bir Yazın Tarihi kitabından Bravo Maestro ve Mai Yalı.
Burası hassas gözler için spoiler olabilir, Halid Ziya Veznedar Muavini öyküsünde ve 30 küsür yıl sonra yazdığı Bravo Maestro öyküsünde saat başı çalan saatlerin seslerini öksürüğe benzetmiş. Düşündüm de ben de 30 küsür yıl önce lisedeyken yaptığım bazı espri ve benzetmeleri hala severek kullanıyorum. Şimdi bu karşılaştırmalı edebiyat mıdır? (değildir, şaka)
Neyse, bu lacivert klasiklerden 3 kuruşa alacak olursanız öncesinde aynı yazarların elinizdeki diğer öykü kitaplarıyla karşılaştırma (edebiyat değil) yapın derim. Misal seride yer alan Mahmut Yesari'nin Sivrisinekler Kralı kitabındaki bütün öyküler İstanbul'un Antika Tipleri kitabında mevcut. Üstelik seçki bile yapılmamış, Antika Tipler 60 sayfayı geçmeyecek şekilde orijinal kitabın sırasıyla buraya aktarılmış. (Ah lacivert, ah!)