Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 168 p. Edited by Cansu Poyraz Karadeniz Ertürk Aksun Son Okuma : Devrim Yalkut Üstün meziyetlere sahip olduguna inanan bir adam... Her seyin en iyisine layik buluyor kendini... Bir güç abidesi adeta... Hayran olunasi, çekici ve cazibeli... Disaridan bakinca belki de birçok kadinin sahip olmak isteyecegi bir erkek... Ne var ki bu güçlü narsis karakterin gölgesinde yasamaya mahkûm âsik bir kadinin kendi gibi kalabilmesi mümkün degil. Hayatindaki insanlarin kisiliklerini, degerlerini, özgünlüklerini ve varliklarini ögütüp yok eden narsis bir adamin cenderesinde sikisip kalan ve giderek gücünü yitirmekte olan genç bir kadinin kisilik mücadelesinin romanidir Bir Narsisin Gölgesinde On Iki Ay... Dr. Fikret Yildirim'in kaleme aldigi bu kitap, çagin hastaligi kabul edilen narsisizmin anatomisidir bir yaniyla. Birbirine âsik iki insanin ask sandigi travmalarla yüzlesmesidir. Narsisizmin insan hayatinda ne sekilde seyrettigini hem hikâyenin içinde okuyacaksiniz hem de hikâye boyunca aktarilan bilgilerin genel notlarini son bölümde derlenmis halde bulacaksiniz.
Bu kitabı okumak, tam bir zaman kaybı. Bu kitaba verdiğim paraya da acımadığımı söylesem yalan olmaz. Bir yıldız bile çok bu kitap için. Düşük bütçeyle çekilen, basit bir senaryosu olan bir film gibi. Konusu çok basit, kullanılan dil çok argo ve basit. Yazım yanlışlarıyla dolu. Meselâ "nahif" olması gerekirken "naif"; "manipüle" olması gerekirken "maniple" yazılmış... Bunu yazan kişi doktormuş; sırf "kitabım var" demek için yazılmış bir kitap gibi.
Aslında bir yıldız bile çok. Bomboş bir kitap. Yazar yazdığı konuya hakim bile değil. Güya bir narsisti anlatıyor ama aslında anlattığı kişi kendini beğenmiş aptalın teki. Hele o rezervasyon yapmama inadı bölümleri facia. Narsistler bu kadar aptal insanlar değiller, bu kadar aptal olsalar etraflarındaki insanları bu şekilde manipüle edemezler. Bu romandaki adam dümdüz kötü kalpli, haddini bilmez şımarığın teki. Rezervasyon kavgası yapan acizlikle karısının yakın arkadaşını çevresinden uzaklaştırmak için kurduğu şeytanca plan asla örtüşmüyor. Ayrıca karısının üç seans terapiyle bütün sorunlarını çözüp çirkin ördek yavrusundan kuğuya dönüşmesi falan da psikiyatri bilimine hakaret. Hele o terapistin her lafın başında danışanına “bu söylediklerim sana şimdi komik geliyor olabilir ama zamanla anlayacaksın” demeleri yok mu. Ayrıca terapistin seanslarını, danışanın yakın arkadaşıyla beraber yapması falan of ki of.
Popüler bir konu, biraz yüzeysel anlatılmış. Bir psikoloji kitabı değil, konuya şöyle bir bakıp çıkmış gibi geldi bana o açıdan. Ama standart bir narsistin neye benzediğini merak edenler okuyabilir, kitaptaki esas oğlan narsistin hakkını veriyor. Kolay okunan akıcı bir kitap.
NARS101 kitabı olmuş. Yine de bihaber olanlar için denenebilir.
Storytel’de dinledim. İnsan nasıl olup da narsist (Türk Dil Kurumu) ya da narsisist (Dil Derneği) yerine NARSİS kullanılmasına olur verilmiş anlamakta zorlanıyor.
Bi kitabı okumaya değer olup olmadığını anlamak için ilk 30 sayfa yeterdir benim için. Mizojeni ve fatfobi ibaret cümlelerle bi kitap işte. Vaktimi çalma, bye.