“Ben,” dedi kız, “hem duayım hem beddua, hem bir lütuf hem bir cürüm, hem aşkım ben hem de ölüm.”
Yıldızlı geceler ve çölde geçen günler… Kadınlar ve devler… Seçimler ve kaybedişler…
Yüzyıllar boyunca dilden dile, kuşaktan kuşağa aktarılan İran masalları, Pune Haeri’nin kendine özgü üslubuyla baştan yazılıyor. Büyülü bir kültürel mirastan yola çıkılarak kaleme alınan bu masallarda kubbeler ve şehzadeler aynı, lakin yolları devlerle kesişen kadın kahramanların vardığı menziller farklı.
Kadınlar, Devler ve Diğerleri bildiğinizi düşündüğünüz hikâyeleri daha önce hiç dinlemediğiniz sonlarla anlatıyor.
Ay ne kadar güzel bir kitap bu ya? Şehre kar yağan bir gecede başlayıp bitirdim Pune Haeri'nin dört masaldan müteşekkil "Kadınlar, Devler ve Diğerleri"ni - binbir değilse de bir gece masalları oldu yani benim için bu kitap. Çok, çok güzel.
Yazarın kitabın başındaki biyografisinden belliydi gerçi beni güzel bir şeyin beklediği. İki dilli bir ailede büyümüş, çocukluğunun ilk yıllarının kışlarını Ankara'da, yazlarını İran'da, İsfahan'da geçirmiş kendisi. "Şimdi yaşadığım Ege kıyısında, çocukluğumun bol yıldızlı çöl gecelerinde babaannemden dinlediğim masalları kestim biçtim, yeniden ve yeniden diktim, Kadınlar, Devler ve Diğerleri çıktı ortaya. Çocukluğunu özleyen büyükler okur diye, kızım büyüdüğünde okusun diye." - böyle bitiyor biyografi.
İyi ki dikmişsiniz Pune Hanım, ne güzel dikmişsiniz. Kitabın adından anlaşılacağı gibi, masalların ortak noktası tümünün baş kahramanlarının kadınlar olması ve her hikayede -en az- birer dev bulunması. Pinhan Dev, Ak Dev, Devran Dev ve Efsun Dev. Masallar çok güzel, çok bilgece ama iyi masalın alamet-i farikası anlatıcıdadır şüphesiz, ve Pune Haeri şahane bir anlatıcıymış. Kelimeleriyle beni sarıp sarmaladı resmen, o kadar güzel yazılmış ki metinler. O kadınlarla beraber çölleri gezdim, mağaralara indim, aşık oldum, arzuladım, seviştim, yas tuttum, savaştım, yürüdüm, koştum, kaçtım, soluklandım resmen.
Doğu'nun az kelimeyle kendini sunabilen bilgeliği her satıra sinmiş zaten. Masalların her birinin nasihatı çok güzel, çok kadim; üslup zaten dediğim gibi nefis. Ezcümle, çok severek okudum. Hiç beklemediğim bir sürpriz oldu, beni çok mutlu etti bu kitap. İyi ki okumuşum.
Bir alıntıyla bitireyim: "Arzunun nezdinde bilginin hükmü yoktur, onun emeli saklı olandır. (...) Nasıl ki hayat havaya muhtaçsa, arzu da mesafeye muhtaçtır."
Pune Haeri’nin Kadınlar, Devler ve Diğerleri adlı kitabı, İran’ın köklü masal geleneğini kadın merkezli bir bakış açısıyla yeniden ele alan özgün bir öykü derlemesi. Kuşaktan kuşağa sözlü kültür yoluyla aktarılan bu masallar, Haeri’nin anlatımıyla hem geçmişin izlerini taşıyor hem de modern bir yorum kazanıyor.
Kitapta, devler, prensesler ve büyülü olaylar gibi klasik masal öğeleri yer alsa da, anlatılar geleneksel kalıplardan çok daha farklı işlenmiş. Buradaki kadın kahramanlar, pasif karakterler olarak değil, kaderlerini kendileri belirleyen, devlerle pazarlık yapabilen, zekâları ve cesaretleriyle engelleri aşan figürler olarak karşımıza çıkıyor.
Pune Haeri’yi, yarattığı kadın karakterleri ve nostaljik temele dayanmış çağdaş hikayelerini çok sevdim. Mutlaka okunmalı, gönülden tavsiyemdir.
Bir nevi Binbir Gece Masalları . Yüzyıllardır bilinen İran masalları baştan yazılmış sanki . Kadın karakterlerin cesaretleri ve kararlılıkları çok dikkat çekici.