Avrupa kıtasında yer alan ve onun medeniyetine müşterek olan milletlerin Antik Yunan ve Roma zamanlarından İkinci Dünya Savaşına kadar gelişimini aktaran sosyolojik, ekonomik, politik tarihsel bir inceleme eseridir. Seignobos, milletlerin gelişimini tarihsel zaman aralıkları ve farklı başlıklar altında bütün olarak incelemiştir. Milletlerin gelişim seyri onların kullandıkları kaynaklarıyla paraleldir. İlk Çağ'da besin üretiminin diğer yerlere göre daha kolay olduğu Akdeniz, güney memleketleri hızlı bir gelişim gösterirken, Orta Çağ'dan sonra özgürlüğü elde etmiş ve teknik ilerlemeye sahip olan denizci Batı ve Kuzey ülkeleri gelişim göstermiştir. Sanayi devriminden sonra ise kömüre sahip olanlar avantajlı hale gelmiştir. Seignobos eseri yazdığı sıradaki Avrupa'nın koşullarını iyi bildiğinden o koşulları oluşturan sebepleri de milletlerin karşılaştırmalı gelişim tarihini aktarırken aralara serpiştirmiştir.
Kütüphanede karşıma çıktıktan ve bir de üzerine girişini okuduktan sonra bırakamadığım bir kitap oldu. Akdeniz havzasındaki ilk Batı medeniyetini teşkil eden Roma ve Yunan döneminden İkinci Dünya Savaşına kadar olan tarihsel gelişimi inceliyor. Bireysellikten ve tekillikten evrenselliğe ve çoğulculuğa dönüşen din, bilim, politik koşulların ve tabi ki medeniyetin ilerlemesini ele alan Seignobos, bunu Avrupa medeniyetine uyum sağlamış Avrupa kıtasındaki milletleri karşılaştırmalı olarak inceleyerek yapıyor. Bu açıdan baktığımızda yaklaşık 600 sene Avrupa'da yaşayan Osmanlılar ve Türkler kitabın konusu arasında yok. Avrupaya sonradan katılan barbarlar bile Batı medeniyetinin içinde eridiklerinden kabul görmüşler Seignobos tarafından. Lise tarihini Avrupa merkezli olarak tekrar okumuş oldum, güzel, adil bir özetleme olduğunu söyleyebilirim.