Jump to ratings and reviews
Rate this book

Babam Omuzlarımda

Rate this book
Tarihin en ihtilaflı konularından biri olan baba/oğul ilişkisi etrafında gerilmiş bir ipin üstünde kusursuzca yürüyor Metin Arditi.

"Kişinin hatıralarına dönmesi hassas bir iştir.
İstanbul'a, Büyükada'ya, Lozan'a, Cranssur-Sierre'e gittim... Bu yerlerden bazıları beni büyük bir sevinçle karşıladı. Bazıları beni biraz afallattı, bazıları beni biraz daha hayrete düşürdü. Hakikatleri görmekten bu kadar sık kaçmak konusundaki kapasiteme inanamamıştım. Bazıları da, nihayetinde, beni allak bullak etti."

Babam Omuzlarımda hesap sormaya, affetmeye, kefaret ödemeye ve özür dilemeye dair samimi bir anlatı.

80 pages, Paperback

Published February 19, 2021

Loading...
Loading...

About the author

Metin Arditi

39 books23 followers
Metin Arditi is a French-speaking Swiss writer of Turkish origin. He left Turkey at the age of seven. After spending eleven years in a Swiss boarding school in Lausanne, he studied at the Swiss Federal Institute of Technology, where he earned a degree in physics and a postgraduate degree in nuclear engineering. He continued his studies at Stanford Business School, where he got an MBA. He lives in Geneva, where he is very involved in the cultural and artistic life of the city. From 2000 to 2013 he was Chairman of the Orchestre de la Suisse Romande (O.S.R.). He is a member of the Strategic Council of the Swiss Federal Institute of Technology, where over the years he taught physics (Assistant to Prof. Mercier), economics and management (as lecturer) and creative writing (as Visiting Professor). In 1988, he created the Arditi Foundation which awards fifteen annual prizes to graduates of the University of Geneva and the Swiss Federal Institute of Technology. The Arditi Foundation has purchased and offered to the University of Geneva a landmark theater, the Cinema Manhattan, now called Auditorium Fondation Arditi. He is the founder of " The Instruments of Peace Foundation ", which offers musical education to children of Palestine and Israel. He is a member of the Foundation Board of the Music Conservatory of Geneva. He chaired the Building Committee of the Martin Bodmer Museum in Cologny. In December 2012, Metin Arditi was appointed UNESCO Goodwill Ambassador. In June 2014, UNESCO appointed him Special Envoy. In September 2014, he created the Arditi Foundation for Intercultural Dialogue.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
17 (23%)
4 stars
30 (41%)
3 stars
22 (30%)
2 stars
2 (2%)
1 star
1 (1%)
Displaying 1 - 9 of 9 reviews
Profile Image for Leylak Dalı.
647 reviews159 followers
March 13, 2021
Yıllar sonra yapılan bir baba-oğul hesaplaşması, kısacık bir kitap ama yoğun ve etkileyici...
Profile Image for Mercan Yurdakuler.
34 reviews
August 4, 2025
En yakınımdaki iki ergen oğlanın babalarına bakışlarının değişimine şahit olduğum ve en yakın iki Yahudi arkadaşımın Filistin meselesine bakışlarından dehşete düştüğüm bir zamanda, bilmeden, okumak için yanıma bu kitabı almışım. Çok yoğun, çok samimi ve sarsıcı.

“Şimdi ise beni ona bağlayan hatıraların bazıları artık tamamen aynı değil. Gerçi sert bir geçiş olmadı, başkalaşım küçük dokunuşlarla haftalar ve aylar sürdü. Bir ayrıntı gözüme daha net, daha açık, daha acımasız görünüverdi, bir başka hatıra beni rahatsız etti, o hatırayı aynı şekilde görmüyordum artık. Ne kabul etmeliyim ki bazıları beni hayrete düşürdü. Uzun bir süre uyum içinde yaşadığınız hatıralar karşısında hayrete düşmek tuhaf geliyor insana. Yine de… Bunlar, korku filmlerinde mezarlarından çıkıp mezarlıkta ağaçlar arasında dolaşan ve yüzlerinden makyajları akan yaşayan ölüleri hatırlatıyor bana. Şimdi anlıyorum ki onları allayıp pullayan benmişim. Kusurları kapatmışım meğer.” s. 9

“Bu küçük dalaverede, ben aynı zamanda hem dolandırıcı hem enayiydim.” s. 10

“Tersyüz etme âdetini keşfetmem gözlerimi açtı adeta. Sanırım ben de bu adanın insanları gibi yapmalıyım. Babamın mezarını açmalıyım. Kemiklerine bakmalıyım. Onları tek tek tersyüz etmeli, topraklarından temizleyip tekrar yerlerine koymalıyım.” s. 10

“Nietzsche’nin ebedi dönüş düşüncesine ilham veren yer; bu sarsılmaz yasaya göre, mutluluğun sırrı, hayatın bize sunmuş olduğu her bir şeyin tekrarında saklı. yaşadığın hayatı tekrar tekrar yaşamayı istemek gerekiyor, diyor Nietzsche, başından geçen olayların her birini. Bu muhteşem düşüncesine başka bir isim daha vermişti. Amor fati. Fatum sevgisi. Kader sevgisi.” s. 11-12

“Okulda kalan sadece bir avuç çocuktuk. Daimi yatılılar…(…) Gerçekte, ortada olan derin bir ıstıraptı. Kim olduğumuzu bilmiyorduk, ailelerimiz için ne olduğumuzu hiç mi hiç bilmiyorduk. Her zamankinden daha fazla birbirimize tutunarak, bu duruma dayanmamızı sağlayan tek düşünceye sıkı sıkı sarılıyorduk: Ailemiz bizi buraya iyiliğiniz için bırakmıştı.“ s. 26

“Temmuz ayındaki yatılı öğrenciler geçici yatılılardı, yumuşak huylu olurlardı. Çoğu, yılın geri kalanını kendi evlerinde geçirirdi. Yatılı okulda geçirilen yıllar yüzünden derileri meşin gibi olmamıştı.” s. 29

“Babamın doğal olan bir kederi yaşamamı engelleyerek, duygularımı ifade etmeyi öğrenme fırsatından beni mahrum ettiğini biliyorum. Duygularımı paylaşmayı, bir zayıflık göstergesi olacağı için onları sürekli bastırmamayı öğrenebilir böylece birlikte yaşaması daha kolay bir adam olabilirdim.” s. 33

“Kitaplar, başka… Burada bir telkin mi vardı? Bir çeşit gizli bir cennete davetiye miydi? Yüksek bir yerden, koruma altında mı olacaktım? (…) Okumak yalnız olmayı seçmekti. Seçmek! Yalnızlığım artık çektiğim bir şey değildi. Göze aldığım bir şeydi.” s. 35

“Ama olmaz, basit bir nedenden ötürü tiyatro zevkim yasaklanmalıydı: Çünkü tiyatro hâkim olduğun bir alan değildi. Seninle ilintili bir şey değildi. Tiyatroyla hiçbir bağın yoktu ve tiyatronun bana verdiği bu eşsiz zevk için sana binlerce kez teşekkür etmek zorunda kalmayacaktım.” s. 37

“Yıllar boyunca yatılı okulda kalmak, bir aşağılanmaydı. Tabii ki kimse bunu dile getirmiyordu. Bildiğim kadarıyla, hiçbir öğrenci, “Bizi ıskartaya ayırdılar” demedi. ancak bu düşünce hep içimizdeydi ve onu inkâr etmek gerekiyordu. (…) Babanın statüsü oğlunun sürgüne gönderilmesini kaçınılmaz kılıyordu. Yatılı okula yerleştirilmek bir gurur kaynağı idi. Buradayım çünkü benim evimde dünyanın kaderi belirleniyor.” s. 41

“Zira babam bir güç, bir otorite kaynağıydı. Koca bir uçaktan tek başına inen bir baba da bu fikri pekiştiriyordu. Ancak önce haksız yere azarlayan sonra da altüst olan bir baba, bu beni şaşkınlık içinde bırakmıştı. Hayranlığımın yerini önce anlam verememe sonra da isyan almıştı. Kandırılmıştım.

Aslında olmadığınız biri gibi görünerek çocuğunuzun sizi takdir etmesini istemek tehlikeli bir şeydir.” s. 42

“Ona karşı insanların duyduğu bu hayranlık onu yeterince tatmin ediyordu zaten, dolayısıyla ister istemez benimkinin bir ağırlığı kalmıyordu. Babam bunu zaten olması gereken bir şey olarak görüyordu.

Neredeyse denilebilir ki babam, bir gün benim gözümde tüm saygınlığını yitirirsin diye her şeyi yerli yerine koyuyordu.” s. 49

s. 53, 55-58, 70 İsrail-Filistin

“Bu adamın bana duyduğu güveni pekiştirmek bir yana dursun, ne bana yardım etmeye ne de beni aydınlatmaya çalışıyordu. Hayır. Kendi farkını ortaya koymak istiyordu. Hakkında hiçbir şey bilmediği bir konuda beni alçaltırken kendini yüceltmeye çalışıyordu. Bunu yapmaktan kendini alamıyordu.

Bununla birlikte, bu adam iş ilişkimizi sonlandırmayacaktı, bunu biliyordum. Ancak, akşama aynı düzeyde iki kişi olarak başladığımız halde, iki saat sonra ben bir çocuk konumuna düşmüştüm.” s. 60

“Ah, bu yeni arkadaş organizasyonları… Önemli olan onlardı. İnsanlardan daha çok organizasyonlar. Kuruluş biçimleri, babamı içine alıyor, güvende hissettiriyor, etrafını hiç boş bırakmıyor, hoş tutuyordu. Onu koruyor, ona bir dayanak sağlıyordu. Oysa fikirlerine sadık kalarak muhalefet etmeli ve kendi tek kültürlülüğü içinde takılıp kalmış ve bir tahakküm siyaseti yürüten hükümetler tarafından rehin alınmış bir topluluğun vicdani olmalıydı. Ama işte o sırada, 6-7 Eylül olayları patlak verdi.” s. 64

“Muhatabının Yahudi olduğunu bilmek onu rahatlatıyordu. Onun kadar açık fikirli biri, kendini en katı cemaatçiliğin içine tıkıyordu.” s. 65

“Bu metnin sonuna gelirken, bir erkek evladın, babasının yarattığı boşluklardan mutlu olması gerektiğini anlıyorum. Onlardan yararlanması gerektiğini. Babasına, zayıflıklarından ötürü ne kadar minnettar olduğunu göstermek için onun ellerinden öpmesi. Zira hayatını bu zayıflıklar üzerine kuracaktır çocuk.” s. 72 ve sonraki paragraf…

s. 74-75 Fındık hikâyesi: Babam omuzlarımda. Oğlun babaya hiç ödeyemeyeceği borçlar…
Profile Image for Serkan Yilmaz.
64 reviews
January 31, 2022
“Sevgili oğlum!
Hayat çalışmaktan ibarettir. Çalışmak,seni hayatta başarıya götürecek yol olmasın sadece,bunun yanı sıra karşına çıkacak olaylarla başa çıkman için gerekli olan yaşama sevincini de getirsin sana!
Sadece çalışarak kendini aşabilir ve düşünsel yeteneklerini mükemmelleştirebilirsin.
Çalışmayı sev!
Yılmadan usanmadan çalış!
Baban “
Profile Image for Erdem Yılmaz.
220 reviews4 followers
December 19, 2025
Babam Omuzlarımda
Metin Arditi (1945, 80y)
Çeviren: Ayşenaz Cengiz

https://youtu.be/HrdtrgABYtY?si=cIb6u...

Bu kitap babayla iyisiyle kötüsüyle yüzleşme ve yaşanılan negatif olaylara ve burukluklara rağmen.. çocukluktan beri HAYRAN olunan babaya duyulan sevgi, minnet ve vefa metni olması adına önemli ve kıymetli..
Hepinize öneririm..
Profile Image for Pep Bonet.
954 reviews30 followers
November 19, 2020
Ignorant complètement l’œuvre de Metin Arditi, je découvre un livre qui me parle, beau, élégant, tendre, plein d’amour et de manque d’amour. Des sentiments contradictoires marquent cette relation paterne-filiale qui n’est jamais rose, mais en lutte constante.
Profile Image for Umur.
288 reviews
March 5, 2023
Hiç tanımadığım birisinin iç dünyasına böyle detaylı bir şekilde girebilme ayrıcalığının ne kadar ilginç olduğunu düşünmemi sağladı. İki kuşakta bile baba - çocuk ilişkisinin böyle değişmiş olmasının ne kadar ilginç olduğunu düşünmemi de sağladı. Kısa bir kitap ama epey düşündüm yani.
9 reviews
January 5, 2024
Baba oğul ilişkisi hakkında kişisel ve çok etkileyici bir metin. Hakikaten sarsıldım.
Profile Image for çağla.
31 reviews
December 31, 2023
okuması inanılmaz keyifli, sürekli boğaz düğümleyen ve çok kişisel bir metindi. kısacık ama bir o kadar yoğun.
"hayatımda bir şeyleri değiştirebilir miydim acaba, eğer babamla ilişkim başka bir türlü olsaydı?"
ilk okumamın üstüne defalarca kez daha okudum, her cümlesinde kendimden, babamdan, ilişkimizden bir şeyler buldum. çok buruk bir deneyim benim için. anıları kendi perspektifinden aktarması yönü ile aftersun geliyor aklıma her okuduğumda.
Displaying 1 - 9 of 9 reviews