Jump to ratings and reviews
Rate this book

Klasik Polisiye Öyküler

Rate this book
“Şimdi her şey hiç olmadığı kadar büyük bir gizemle dolu.”

Klasik Polisiye Öyküler, suç ve gizem edebiyatının önemli kahramanlarının ilk kez ortaya çıktığı serüvenler ile öncü yazarların unutulmaz eserlerini bir araya getiriyor. Okült dedektif Carnacki, kör dedektif Max Carrados ve avukat dedektif Martin Hewitt’in doğduğu öykülere ev sahipliği yapan bu derlemede, bazen bir cinayetin, bazen bir soygunun, bazen adaletin, kimi zaman da bir hayaletin peşinde, esrar perdesi aralanmaya başlıyor. Çağdaş İngiliz polisiyesinin yaratıcısı Wilkie Collins’ten “Polis Memuru ve Aşçı”, Arthur Conan Doyle’un en güçlü edebi rakibi Arthur Morrison’dan “Lenton Çiftliği Soygunları”, “polisiyenin anası” olarak kabul edilen Anna Katharine Green’den “Yakut ve Kazan”, William Hope Hodgson’ın doğaüstü ile gizemi harmanlayan öyküsü “Canavarın Geçidi”, Ernest Bramah’ın eyleme değil fikre odaklanan polisiyesi “Diyonisos Sikkesi” ve Pulitzer Ödüllü feminist yazar Susan Glaspell imzalı “Emsallerinden Oluşan Bir Jüri”, bu derlemede yan yana geliyor. “Polisiye öykü, iç içe geçmiş iki öyküden oluşur: olup bitenin öyküsü ve görünürde olup bitenin öyküsü.”

Mary Roberts Rinehart

208 pages, Paperback

Published January 1, 2021

16 people want to read

About the author

Wilkie Collins

2,381 books2,945 followers
Wilkie Collins was an English novelist and playwright, best known for The Woman in White (1860), an early sensation novel, and The Moonstone (1868), a pioneering work of detective fiction. Born to landscape painter William Collins and Harriet Geddes, he spent part of his childhood in Italy and France, learning both languages. Initially working as a tea merchant, he later studied law, though he never practiced. His literary career began with Antonina (1850), and a meeting with Charles Dickens in 1851 proved pivotal. The two became close friends and collaborators, with Collins contributing to Dickens' journals and co-writing dramatic works.
Collins' success peaked in the 1860s with novels that combined suspense with social critique, including No Name (1862), Armadale (1864), and The Moonstone, which established key elements of the modern detective story. His personal life was unconventional—he openly opposed marriage and lived with Caroline Graves and her daughter for much of his life, while also maintaining a separate relationship with Martha Rudd, with whom he had three children.
Plagued by gout, Collins became addicted to laudanum, which affected both his health and later works. Despite declining quality in his writing, he remained a respected figure, mentoring younger authors and advocating for writers' rights. He died in 1889 and was buried in Kensal Green Cemetery. His legacy endures through his influential novels, which laid the groundwork for both sensation fiction and detective literature.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
4 (17%)
4 stars
7 (30%)
3 stars
8 (34%)
2 stars
4 (17%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
Profile Image for Agape.
127 reviews31 followers
September 22, 2021
KaraÇınar dizisinin en çok sorulan kitaplarından biri olduğu için daha detaylı bir bilgilendirme ve inceleme yapmak istiyorum. Bu sebeple hem yazarlar kimdir, nedir hem de öyküler nasıldır değinmek istiyorum.

# Polis Memuru ve Aşçı

Wilkie Collins : Kendisi ilk modern İngiliz polisiye romanı "The Moonstone" kitabının yazarı olarak tanınmış. Bu kitap Şubat 2021 tarihinde Yedi Yayınları tarafından [Aytaşı](https://kidega.com/kitap/aytasi-39418...) adıyla basılmıştır.

Kitaptaki ilk öykü "Polis Memuru ve Aşçı" adıyla Collins'e ait. Öykü ilk olarak 1880 yılında *"Who Killed Zebedee?"* adıyla yayınlanmış. Tarihinden de anlayacağınız üzere o dönemlerde yazılan roman, deneme, öykü vb. eserlerin anlatım diline ve içeriğine sahip. Zebedee isimli şahsın balayında öldürülmesini konu alıyor.

İçerik bakımından yeni bir şey sunmayan, gizem unsurlarını barındıran ama heyecanı tam olarak okuyucuya geçiremeyen bir öykü. Söz konusu cinayeti kafasına takmış bir polisin konuyu irdelemesiyle olay açıklığa kavuşuyor. Öykü genelinde de klasik aşk hikayesi işlenmekte. Beni çok etkilediğini söyleyemem.

# Leton Çiftliği Soygunları

Arthur Morrison: Martin Hewitt adlı dedektifin yaratıcısı olan yazar 1894 yılında Sherlock Holmes karakterinin de yayınlanmaya başladığı *"The Strand Magazine" dergisinde isimsiz olarak yayınlamış bu öyküsünü.

Öykü genel hatları bakımından türün okuyucuları için gerçekten klasik olarak sayılabilir. Sherlock Holmes öykülerinde de rastlanan bir akış ve olay çözümleme mevcut. Nispeten keyif verici fakat fazla bir şey sunmayan bir öykü oldu.

Leton Çiftliği bünyesinde kalan üç misafirin mücevherlerinin çalınması konu alınmış. Çalınan her mücevherin tam çalındığı yerde de yanmış bir kibrit çöpü bulunuyor. Dedektifimiz de bu izi takip ederek ve hanede yaşayanlarla konuşarak olayı çözüme kavuşturuyor.

# Yakut ve Kazan

Anne Katharine Green: 1846 yılında doğan ABD'li yazar "polisiyenin anası" olarak tanınıyormuş. Agatha Christie'nin de Green'den ilham aldığı belirtilmiş. Kitaba dahil olan öyküsü ilk kez 1905 yılında "The House of Mist" kitabında yayınlanmış. Yazarın kitapları ülkemizde [farklı yayınevlerince](https://1000kitap.com/yazar/anna-kath...) çıkartılmış.

Öykü Evergreens'te verilen büyük bir baloda kaybolan değerli bir yakutun çalınmasını ve bulunmasını anlatıyor. Zaman zaman okuyucu yanlış noktalara yönlendirilse de tahmin edilmesi bakımından oldukça basit bir öyküydü.

# Canavarın Geçidi

William Hope Hodgson: Sınırdaki Ev romanıyla tanınan yazar 1877'de İngiltere'de doğdu. Kitaba konu olan öyküsüyle "Hayalet Avcısı" olan okült dedektif Thomas Carnaki'yi yaratmıştır.

Hodgson'un tarzını bilenler sıradanlık çizgisinden saptığını da bilirler. Doğaüstü korkuyla polisiyeyi harmanlayarak -yer yer 1408 romanını hatırlatarak- Gri Oda adı verilen lanetli bir mekanın sırrını çözmeye çalışıyor. Diğerlerinden farklı bir havası vardı.

# Diyonisos Sikkesi

Ernest Bramah: Mizah, polisiye, bilimkurgu ve doğaüstü gibi farklı türlerden yazan bir yazar. George Orwell'in okunmaya değer olarak nitelendirdiği yazarlardan birisidir.

Öykü kör dedektif Max Carrados ilk kez bu öyküyle okuyucu karşısına çıkmış. Yaşadığı bir kaza sonucu kör olan Max'ın yardımına giden eski arkadaşının karşılaşmasıyla öykü yön değiştiriyor aslında ve çıkarım kabiliyeti oldukça yüksek bir dedektif kendisi. Diyonisos Sikkesi'nin gerçek mi yoksa sahte mi olduğu konusunda danışılmak için kendisine gidiliyor ve olayı çözümlemesiyle de okuyucuyu şaşkınlığa uğratıyor. Sherlock gibi ilgi çekici bir yanı vardı.

# Emsallerinden Oluşan Bir Jüri

Susan Glaspell: 1931 yılında Drama dalında Pulitzer Ödülü alan yazar Amerikan edebiyatının önemli kadın yazarlarından ve öncü feminist entelektüellerindendir.

Öyküde bahsedilen cinayetin gerçek hayattaki ilham kaynağı 1900 yılındaki John Hossack cinayetiymiş. Öykü klasik polisiyelerden oldukça farklı ilerliyor. Ayrıca yazarın feminist yapısı da öyküde kendisine oldukça yer bulmuş. Ev hanımlarının sıkıcı dünyasına ve sıkıntılı kocalara sahip olanlara farklı bir şekilde yaklaşmış. Evinde asılarak ölü bulunmuş bir adamın nasıl öldüğüne ışık tutuyor eser fakat sonu alışılageldik değil.

Genel olarak ortalama bir derleme diyebilirim. Bir çırpıda okunabilen keyifli bir kitaptı. Düzelti konusunda bazı sıkıntılar vardı. Çeviri konusunda da çevirmen tercihleri bazılarının eleştirilerine maruz kalabilir. Şuraya evlendim gibi bazı tercihler dikkat çekici olmakla birlikte bazı öykülerde eski sözcük seçimleri vardı. Muhtemelen bunun sebebi yazılan çağa ayak uydurmaktır. Benim için bir sorun teşkil etmedi. Çeviri dilinde bu dönemlerde tercih edilen tanımlamalar kullanılmıştı.

Profile Image for Kıvanç Güven.
66 reviews4 followers
October 11, 2021
Büyük beklentilerle başladığım fakat ne yazık ki beklentimi karşılayamayan, "temel" polisiye öykülerden oluşan bir derleme.

Şimdi "klasik" polisiye tanımı, zannedersem yine yanlış anlaşılmalara yol açıyor. Klasik'ten kasıt, tıpkı dünya klasiklerindeki gibi, klasikleşmiş öyküler. Ancak anladığım kadarıyla, "en iyi polisiye öyküler" gibi bir iddia yok ortada. Zaten öyle bir durum da yok.

Bana kalırsa, son öykü hariç tüm öyküler vasat. Karakterlerin altı dolu değil, sonları tahmin edilebilir, konular sürükleyici değil. Neyse ki yazarların üslupları akıcı, öyküler rahat okunuyor. Ama dediğim gibi, polisiye olarak başarılı bulamadım.

Son öyküyü hariç tuttuğumu tekrar belirteyim. "Emsallerinden Oluşan Bir Juri" öyküsü gerçekten güzeldi. Vurucuydu, etkileyiciydi, güzel bir sona sahipti ve polisiye kısmı hiç de fena değildi. Bu öykü kitabın puanını benim nazarımda bir puan daha arttırdı. Kitabı değil, fakat bu öyküyü herkese öneriyorum.

Özetle, türün gelişimini merak ediyor, yaklaşık yüz yıl önce yazılmış örnekleri okumak istiyor ve yazarların başarılı üsluplarını merak ediyorsanız buyrun. Fakat benim gibi kaliteli öykü okuma isteğiyle bu kitabı okursanız, hayal kırıklığına uğrama olasılığınız oldukça yüksek.

Herkese iyi okumalar! :)
Profile Image for Sudefteri.
475 reviews9 followers
December 29, 2022
İçinde altı farklı yazarın birer öyküsü bulunuyor. Güzel olanıysa o yazarların çıkış yaptığı ilk öykülerinin olması. Başlamadan önce yazar ve eseri hakkında kısa bilgi verilmiş olması da hoşuma gitti.
2 reviews
August 8, 2022
Hiçbir hikayede aradihim şeyi bulamadım fakat yine de okumaya değer diye düşünüyorum
Displaying 1 - 4 of 4 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.