Bu kitapta asker kökenli bir 68’linin ordu içindeki devrimci örgütlenme çalışmalarını, Kartal Maltepe’deki 2. Zırhlı Tugay’da görev yaptığı süreçte Mahir Çayan ve arkadaşlarının askeri cezaevinden kaçışına yardımcı oluşunu okuyacaksınız.
Yine o dönemde Türkiye işçi sınıfı tarihinin önemli olayları arasında yer alan 15-16 Haziran 1970 olaylarındaki rolüne, 12 Mart 1971 muhtırası sonrası üsteğmen iken emekliye sevk edilip askeri cezaevine gönderilişine ve orada Yılmaz Güney’le olan arkadaşlığına şahit olacaksınız…
Atilla Özsever, 2.5 yıllık bir mahpus hayatından sonra 1974 Temmuzu’nda çıkarılan bir afla özgürlüğüne kavuşur. Yeni başlayan gazetecilik döneminde işçi olayları ağırlıklı olmak üzere Türkiye’nin yakın tarihine tanıklık eder; 12 Eylül 1980 darbesi, 1989 Bahar Eylemleri, 1999 Mezarda Emeklilik Yasası, Tekel Direnişi gibi…
Bu kitapta, 20 yaşında başlayan savaşsız ve sömürüsüz bir dünya özleminin 70’inde de devam ettiğini göreceksiniz…
Atilla Özsever, yıllarca okuduğum bir yazardı. Milliyet gazetesinde emekten yana konuları değerlendirdiği köşesinde yazdığı yazılar, yer verdiği şiirler ile tanımıştım ilk önce. Sonra köşe kapandı, Özsever'in okuru olarak okuyamaz oldum.
Bir süre sonra yazdığı "Tekelci Medyada Örgütsüz Gazeteci" kitabı ile karşılaştım. Doktora tezini kitaplaştırmıştı. Gazetecilik eğitimi almış benim gibi biri için gazetecilik örgütlerinin tarihçelerini, yaşanan süreçleri ele alıp yorumlayan, üstelik arşiv belgeleri, kitaplar, raporlar yanı sıra röportajlar, kişisel görüşmeler ile anlattığı konuları derinliğine ele alan bir çalışmaydı Özsever'in yaptığı.
Şimdi 72 yıllık yaşantısını, 68'li bir subay olarak Kara Kuvvetleri içindeki marksist leninist örgütlenmesinden, 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişindeki tanıklığına, 12 mart öncesi cuntacılara kafa tutan bir devrimcilikten, 12 mart sonrası Ziverbey köşkünde işkence görmesine, cezaevinde Yılmaz Güney ile beraber yatmasından, Genel Af sonrasında TRT muhabirliğine, İsmail Cem'in Politika gazetesinde haber müdürlüğünden Milliyet'teki işçi köşesi yazarlığına, akademik yaşamından güncel meselelere yaklaşımına hayat öyküsü ile karşımızda Atilla Özsever.
Ne iyi etmiş de yazmış, ne de güzel anlatmış yaşamını... "Mesele teslim olmamakta" diyor ve doğrusu ya teslim olmamayı yaşamına yansıtmış.