Tanınmış psikiyatr ve yazar Engin Geçtan'ın meslektaşı, öğrencisi ve dostu Timuçin Oral'la birlikte hazırlayıp sunduğu Dünya Hali'nin dinleyicisiyle buluşmasının üzerinden 20 yıl geçti.
Engin Geçtan'ın Punta Arenas'tan Kuzey buzullarına, Patagonya'nın sonsuzluğundan Copacabana Plajı'nın dalga seslerine uzanan seyahatlerinden biriktirdikleri, hem Türkiye'ye hem de dünyaya dair altını çizdiği anekdotlar, 2000'li yılların başında insanlığın ve yaşamlarımızın geniş perspektifli bir resmini çiziyor.
Engin Geçtan ve Timuçin Oral'ın dostluğu, belki de artık yürürlükte olmayan bir iletişim anlayışına, birlikte üretmenin, düşünmenin gücüne, birbirinden sonsuzca öğrenmeye, hayatı kabul etmeye, kişisel ve toplumsal tarihimize, birey olmaya ve elbette, "dünyadaki meraksızlık sendromu"na dair bize bugün de çok şey söylüyor.
Dünya Hali'yle hem zamanda hem de kendi içimizde çıktığımız bu benzersiz yolculukta dünyaya Engin Geçtan'ın gözleriyle bakmak, yaratıcılığın, dünyaya inanmanın ve coşkuyla yaşamanın her koşulda mümkün olduğunu gösteriyor bizlere.
Uzmanlık alanı psikiyatri olan Engin Geçtan 1975-1987 yılları arasında meslek dışı okuyucular tarafından da ilgiyle karşılanan dört kitap yazdı. Çok sayıda basım yapmış ve yapmakta olan, kendi bilimsel disipliniyle ilgili bu dörtlünün ardından (İnsan Olmak, Varoluşçu Psikiyatri, Normaldışı Davranışlar ve Psikanaliz ve Sonrası), psikiyatri alanının çerçevesinden çıkma isteği doğrultusunda roman-senaryo çalışmalarına başladı. Ankara ve İstanbul'daki dört üniversitede öğretim üyeliği yaptı ve psikoterapist olarak çalıştı.
Beni öğrencilik yıllarıma götürdü, tıp öğrencisiyken hayranlıkla takip ettiğim ve kasede alarak kaydettiğim 2 değerli psikiyatrist büyüğümün sohbetlerini okumak bende tatlı bir gülümseme ve geçmişe özlem duygusu yaşattı.
Engin Gençtan’ı ve bilgeliğini özlemişim. Timuçin Oral’ı da yeni tanıdım (Nilay Örnek - Nasıl olunur? podcast’i ile). Çok tatlı bir uyum yakalamışlar. Keşke o zaman canlı dinleme şansım olsaymış dedim. Keyifle okudum.