Eserin akademik anlamda ortaya koyabileceği en büyük tartışma, anekdotlar ve tarih yazımındaki ilişkinin ne olması gerektiğidir. Bir grup düşünür, anekdotların yaşanmış olan olaylar üzerinde destekleyici etkilerinden bahseder. Diğer taraftan anekdotlar, sadece yaşanmış olayları değil, gerçekleştiği düşünülen olaylar ile de ilişkilidir. Bu anlamda anekdotların bir pseudo-tarih yani sözde-tarih ürünü olduklarını düşünüyorum. Eser, akademik olmayan bir anlatıma sahip ve popüler tarih sınırları içerisinde değerlendirilebilir.
Eser sahibi Fransız olduğundan, çoğu noktada İngilizler ile olan tarihsel anlaşmazlıklarına ince göndermelerde bulunuyor. Bununla birlikte eserde, önemli gördüğüm üç anekdotu ifade etmeliyim.
1. Bir anekdotta, Leonard Funk adlı Amerikan askerinin, yüksek sesle gülmeye başlamasıyla düşman askerlerinin dikkatini dağıtması ve sıkıştıkları tuzaktan nasıl çıktıkları anlatılıyor. Araştırdığım kaynaklarda, Funk'un içine düştüğü durumdan kahkahalar ve gülmeler ile kurtulduğuna rastlamadım.
2. Eser içerisinde, yazarın savunduğu en büyük argüman tarım devriminin insanlığın durumunu daha kötüye götürmüş olduğudur. Bunu savunurken üç gerekçe savunulur. İlk olarak, avcı-toplayıcıların öğünleri daha zengindir. Tarım ile uğraşan çiftçiler, düşük kalori ve yüksek angaryayı tercih ettiler. İkinci gerekçe, üreticilerin tarımsal üretime bağımlı oluşudur. Bu onları olası kuraklık ve toplumsal kargaşa dönemlerinde riskli durumda bırakmıştır. Son olarak, tarımsal devrim ile birlikte artan nüfus yoğunluğu parazitlerin ve hastalıkların hızlı şekilde yayılmasına yol açtı.
3. Tarihin ve güncelliğin sınırlarının nasıl belirlenebileceği önemli bir konu olarak, eserin son başlığını taşıyor. Kimi düşünürler, bir olayın tarihsel olarak değerlendirebilmesi için olay üzerine belgeleme yapılabilmesini ifade ediyorlar. Diğer taraftan bazıları geçmiş ve şimdinin birlikte ilerlediğini vurguluyor.