Kapak Arkası: "Bilgeliğin en derin yollarına büyüleyici bir giriş." -Robert Kirsch, Los Angeles Times
Bu kitap, Alan Watts'ın maddiyat kavramı ile işlevsiz ilişkimizin neden olduğu şaşırtıcı sorunlar hakkındaki düşüncelerini aktarıyor. Mistisizm ve Doğu felsefesi hakkındaki yazıları ve öğretileriyle tanınan filozof, bu kitapta iktisat, teknoloji, giyim, yemek pişirme ve barınma konularındaki asıl meseleleri tartışıyor.
Watts, sembolü gerçeklikle karıştırdığımıza inanıyor. Dünyayı tanımlama ve ölçme yollarımız nedeniyle gerçek dünyayı anlayamadığımızı ve bu nedenle ulaşmayı hedeflediğimiz her şeyin bize istediklerimizi veremediğini ve veremeyeceğini açık bir şekilde gösteriyor. İnsanın içine düştüğü durumu yemeğin kendisi yerine menüyü yemek olarak tanımlıyor.
Dikkatimizi sayılara ve kavramlara kilitlediğimizden; doğaya, havaya, suya, bitkilere, hayvanlara, böceklere ve bakterilere tamamen bağımlı olduğumuz farkındalığını gittikçe yitiriyoruz.
Sözde dış dünyanın, kendimizden ayrı bir nesneler kümesi olduğuna, onunla karşı karşıya olduğumuza ve onun içinden geldiğimize değil, dışından içine girdiğimize dair yanlış bir fikre kapıldığımızı iddia ediyor.
İlk olarak 1972'de yayınlanan "Önemi Var Mı?", bu yanlış zihniyetten kaynaklanan çevre sorunlarını en net hâliyle açıklıyor.
Alan Wilson Watts was a British philosopher, writer and speaker, who held both a Master's in Theology and a Doctorate of Divinity. Famous for his research on comparative religion, he was best known as an interpreter and popularizer of Asian philosophies for a Western audience. He wrote over 25 books and numerous articles on subjects such as personal identity, the true nature of reality, higher consciousness, the meaning of life, concepts and images of God and the non-material pursuit of happiness. In his books he relates his experience to scientific knowledge and to the teachings of Eastern and Western religion and philosophy.
Alan Watts'ın düşünce ve varoluş dünyasına bir bakış. Bir çok farklı konu üzerine yazılmış denemelerden oluşan bu kitap zihninizi modern dünyanın kalıplarına karşı döndürür. Doğu ve Batı düşünce dünyasının birbiriyle çarpışmasını izlemezsiniz, metinler sanki üzerine yazıldıkları konuyu sürekli dönüştürür ve Watts şöyle der: "Köpekbalıkları bizi yemek için sudan çıkmazlar." Tek bir cümleden yaşamın gerçekliği yoklanır.