What do you think?


Sevgi Duvarı
Sen miydin o, yalnızlığın mıydı yoksa
Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
Dilimizde akşamdan kalma bir küfür
Salonlar piyasalar sanat-sevicileri
Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni
Yakanda bir amonyak çiçeği
Yalnızlığım benim sidikli kontesim
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi
[…]
Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
Dilimizde akşamdan kalma bir küfür
Salonlar piyasalar sanat-sevicileri
Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni
Yakanda bir amonyak çiçeği
Yalnızlığım benim sidikli kontesim
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi
[…]
120 pages, Hardcover
First published January 1, 1973
About the author
Can Yücel
52 books88 followersCan Yücel, en önemli ve popüler modern Türk şairlerinden biridir. Kullandığı kaba ama samimi diliyle okuduğu Türk şiirinde farklı bir tarz yaratmıştır. 7 yıl süre ile Millî Eğitim Bakanlığını yapan Hasan Âli Yücel’in oğludur. Ankara ve Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu. Çeşitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı. Askerliğini Kore’de yaptı. 1958’de Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Bodrum ve Marmaris'te turist rehberi olarak çalıştı. Ardından bağımsız çevirmen ve şair olarak yaşamını İstanbul’da sürdürdü. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu evlilikten iki kızı (Güzel ve Su) ve bir oğlu (Hasan) oldu.
Son yıllarında Eski Datça’ya yerleşti ve her hafta Leman, her ay Öküz dergilerinde yazıları ve şiirleri yayımlandı. 1996 yılında kurulan Emek Partisi'nin kurucu üyeleri arasında yer aldı. "Hava döndü" şiiri EMEP'in parti marşı olarak kullanıldı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`e hakaretten de yargılanan Yücel, 18 Nisan 1999 seçimlerinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi`nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı oldu.
Can Yücel, 1945-1965 yılları arasında `Yenilikler`, `Beraber`, `Seçilmiş Hikayeler`, `Dost`, `Sosyal Adalet`, `Şiir Sanatı`, `Dönem`,`Ant`, `İmece` ve `Papirüs` adlı dergilerde yazdı. Daha sonraları `Yeni Dergi`, ‘Birikim`, `Sanat Emeği`, `Yazko Edebiyat` ve `Yeni Düşün` dergilerinde yayımladığı şiir, yazı ve çeviri şiirleri ile tanınan Yücel, 1965`ten sonra siyasal konularda da ürün verdi. 12 Mart 1971 döneminde Che Guevara ve Mao'dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle 15 yıl hapse mahkûm oldu. 1974’de çıkarılan genel afla dışarı çıktı. Dışarı çıkışının ardından hapiste yazdığı Bir Siyasinin Şiirleri adlı kitabını yayımladı. 12 Eylül 1980 sonrasında müstehcen olduğu iddiasıyla "Rengahenk" adlı kitabı toplatıldı.
1962'de İngiltere'deyken, 1709 yılından kalma, Latin harfleriyle taş baskısı olarak basılmış bir Türkçe dilbilgisi kitabı bulması geniş yankı uyandırdı.
Şiirlerinde argo ve müstehcen sözlere çok sık yer veren, bu nedenle zaman zaman dikkatleri üzerine çekip koğuşturmaya uğrayan Yücel, ilk şiirlerini 1950 yılında `Yazma` adlı kitapta toplamıştır.
Can Yücel, taşlama ve toplumsal duyarlılığın ağır bastığı şiirlerinde, yalın dili ve buluşları ile dikkati çekti. Can Yücel'in ilham kaynakları ve şiirlerinin konuları; doğa, insanlar, olaylar, kavramlar, heyecanlar, duyumlar ve duygulardır. Şiirlerinin çoğunda sevdiği insanlar vardır. 'Maaile' şairin kitaplarından birine koyduğu bir ad. Can Yücel için ailesi çok önemlidir: eşi, çocukları torunları, babası.. Bu insanlarla olan sevgi dolu yaşamı şiirlerine yansımıştır. 'Küçük Kızım Su'ya', 'Güzel'e', 'Yeni Hasan'a Yolluk', 'Hayatta Ben En çok Babamı Sevdim' bu sevgi şiirlerinden bazılarıdır.
Can Yücel ayrıca Lorca, Shakespeare, Brecht gibi önemli yazarların oyunlarından çeviriler yaptı. Shakespeare çevirileri (Hamlet, Fırtına ve Bir Yaz Gecesi Rüyası) aslına bağlı kalmayan, eserleri topluma aktarma amacıyla yaptığı çevirilerdir. Shakespeare'in ünlü 'to be or not to be' sözünü 'bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin' şeklinde Türkçeleştirmiştir. 1959'da ilk baskısı yayımlanan 'Her Boydan' adlı kitabında dünya şairlerinin şiirlerini serbest ama çok başarılı bir biçimde Türkçeye çevirmiştir.
12 Ağustos 1999 gecesi ölen şair, çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça'ya defnedildi.
Son yıllarında Eski Datça’ya yerleşti ve her hafta Leman, her ay Öküz dergilerinde yazıları ve şiirleri yayımlandı. 1996 yılında kurulan Emek Partisi'nin kurucu üyeleri arasında yer aldı. "Hava döndü" şiiri EMEP'in parti marşı olarak kullanıldı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`e hakaretten de yargılanan Yücel, 18 Nisan 1999 seçimlerinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi`nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı oldu.
Can Yücel, 1945-1965 yılları arasında `Yenilikler`, `Beraber`, `Seçilmiş Hikayeler`, `Dost`, `Sosyal Adalet`, `Şiir Sanatı`, `Dönem`,`Ant`, `İmece` ve `Papirüs` adlı dergilerde yazdı. Daha sonraları `Yeni Dergi`, ‘Birikim`, `Sanat Emeği`, `Yazko Edebiyat` ve `Yeni Düşün` dergilerinde yayımladığı şiir, yazı ve çeviri şiirleri ile tanınan Yücel, 1965`ten sonra siyasal konularda da ürün verdi. 12 Mart 1971 döneminde Che Guevara ve Mao'dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle 15 yıl hapse mahkûm oldu. 1974’de çıkarılan genel afla dışarı çıktı. Dışarı çıkışının ardından hapiste yazdığı Bir Siyasinin Şiirleri adlı kitabını yayımladı. 12 Eylül 1980 sonrasında müstehcen olduğu iddiasıyla "Rengahenk" adlı kitabı toplatıldı.
1962'de İngiltere'deyken, 1709 yılından kalma, Latin harfleriyle taş baskısı olarak basılmış bir Türkçe dilbilgisi kitabı bulması geniş yankı uyandırdı.
Şiirlerinde argo ve müstehcen sözlere çok sık yer veren, bu nedenle zaman zaman dikkatleri üzerine çekip koğuşturmaya uğrayan Yücel, ilk şiirlerini 1950 yılında `Yazma` adlı kitapta toplamıştır.
Can Yücel, taşlama ve toplumsal duyarlılığın ağır bastığı şiirlerinde, yalın dili ve buluşları ile dikkati çekti. Can Yücel'in ilham kaynakları ve şiirlerinin konuları; doğa, insanlar, olaylar, kavramlar, heyecanlar, duyumlar ve duygulardır. Şiirlerinin çoğunda sevdiği insanlar vardır. 'Maaile' şairin kitaplarından birine koyduğu bir ad. Can Yücel için ailesi çok önemlidir: eşi, çocukları torunları, babası.. Bu insanlarla olan sevgi dolu yaşamı şiirlerine yansımıştır. 'Küçük Kızım Su'ya', 'Güzel'e', 'Yeni Hasan'a Yolluk', 'Hayatta Ben En çok Babamı Sevdim' bu sevgi şiirlerinden bazılarıdır.
Can Yücel ayrıca Lorca, Shakespeare, Brecht gibi önemli yazarların oyunlarından çeviriler yaptı. Shakespeare çevirileri (Hamlet, Fırtına ve Bir Yaz Gecesi Rüyası) aslına bağlı kalmayan, eserleri topluma aktarma amacıyla yaptığı çevirilerdir. Shakespeare'in ünlü 'to be or not to be' sözünü 'bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin' şeklinde Türkçeleştirmiştir. 1959'da ilk baskısı yayımlanan 'Her Boydan' adlı kitabında dünya şairlerinin şiirlerini serbest ama çok başarılı bir biçimde Türkçeye çevirmiştir.
12 Ağustos 1999 gecesi ölen şair, çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça'ya defnedildi.
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 30 of 32 reviews
August 10, 2015
Tercihe göre beyaz veya kırmızı bir şişe şarap açılarak okunması gerekir.
İlk kadeh Can Yücel için havaya kaldırılır.
•Yolsuzum biletsizim sensizim o gece
Karşıda içler acısı bir ışık
Vapur olsam çarparım
Öylesine güzel bir ışık
•Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşalırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
İlk kadeh Can Yücel için havaya kaldırılır.
•Yolsuzum biletsizim sensizim o gece
Karşıda içler acısı bir ışık
Vapur olsam çarparım
Öylesine güzel bir ışık
•Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşalırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
January 15, 2018
Şiir kitaplarına yeni yeni merak salmaya başlamışken, sosyal ağlarda şiirlerini gördüğüm ve etkilendiğim kişilerin kitaplarıyla başlamak istemiştim işe ama açıkcası harika bir şiir kitabıydı diyemeyeceğim. Can Yücelin daha önce parça parça okuduğum şiirleri beni çok etkilemişti, şiire olan merakımın başlangıcı bu adamdı diyebilirim ama bu kitaptan istediğim duyguyu alamadım, bir şiirini okumakla mest olduğum adam bir kitabını okumamla hayal kırıklığına dönüştü. Ama tabi ki bir kitabını okumakla hayal kırıklığı da olmaz, okumaya devam edeceğim.
April 17, 2021
Baharın Azizliği
Kibrit çakıyorsun karanlıkta badem çiçeklerini görmek için
Ve mart denizlerinde tedirgin bir çift sarnıç gemisi gözlerin
Bir iş açacaksın sen başımıza, yangın mı olur artık bahar mı
Kibrit çakıyorsun karanlıkta badem çiçeklerini görmek için
Ve mart denizlerinde tedirgin bir çift sarnıç gemisi gözlerin
Bir iş açacaksın sen başımıza, yangın mı olur artık bahar mı
March 2, 2023
1/5💀
koskoca can yucelsin sen CAN YUCEL. duvarlara, facebook gruplarina konu olmus adamsin. her yerde nami olan bi ustatsin sen. bu siirler hic yakismis mi sana usta BUNLAR NE???? 1,5 senedir hayatimda daha kotu bi siir kitabi okumadim ciddi soyluyorum. acayip boktan cevirisi olan siir kitaplari bile bu kadar anlamsiz, bos, hissiz degildi. o derece yani👍🏽 5puan vereni gordum ne anlamis o 5 puan verenler manyak merak ediyorum, hic biri aciklamamis cunku.
koskoca can yucelsin sen CAN YUCEL. duvarlara, facebook gruplarina konu olmus adamsin. her yerde nami olan bi ustatsin sen. bu siirler hic yakismis mi sana usta BUNLAR NE???? 1,5 senedir hayatimda daha kotu bi siir kitabi okumadim ciddi soyluyorum. acayip boktan cevirisi olan siir kitaplari bile bu kadar anlamsiz, bos, hissiz degildi. o derece yani👍🏽 5puan vereni gordum ne anlamis o 5 puan verenler manyak merak ediyorum, hic biri aciklamamis cunku.
Read
August 29, 2012Bir Can YÜCEL Klasiği...
sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
dilimizde akşamdan kalma bir küfür
salonlar piyasalar sanat sevicileri
derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
yakanda bir amonyak çiçeği
yalnızlığım benim sidikli kontesim
ne kadar rezil olursak o kadar iyi
kumkapı meyhanelerine dadandık
önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi
aramızda görevliler ekipler hızır paşalar
sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
çöpçülerin elleriyle okşardın beni
yalnızlığım benim süpürge saçlım
ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
baktım gökte bir kırmızı bir uçak
bol çelik bol yıldız bol insan
bir gece sevgi duvarını aştık
düştüğüm yer öyle açık seçik ki
başucumda bir sen varsın bir de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi
sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
dilimizde akşamdan kalma bir küfür
salonlar piyasalar sanat sevicileri
derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
yakanda bir amonyak çiçeği
yalnızlığım benim sidikli kontesim
ne kadar rezil olursak o kadar iyi
kumkapı meyhanelerine dadandık
önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi
aramızda görevliler ekipler hızır paşalar
sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
çöpçülerin elleriyle okşardın beni
yalnızlığım benim süpürge saçlım
ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
baktım gökte bir kırmızı bir uçak
bol çelik bol yıldız bol insan
bir gece sevgi duvarını aştık
düştüğüm yer öyle açık seçik ki
başucumda bir sen varsın bir de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi
November 20, 2017
“Sevince çocuk oluyor insan”
September 29, 2022
Daha önce hiç bir kitabını okumamıştım. Sosyal medyada ve farklı mecralarda gördüğüm şiirlerine çok tutulmuştum ama açıkçası bu kitap bir hayal kırıklığı oldu benim için. Diğer eserlerini de bakacağım umarım duygularım değişir.
January 7, 2024
Bana göre overrated biri. Hayata bakış açısını seviyorum ama şu kitabı can yücel değilde sıradan x kişisi yazsa kimse kapağına bile bakmazdı. Kalem ile altını cizemedigim bir kitap oldu malesef. Yaşam görüşünü seviyorum diye ovuculugunu de yapamam. Zaman kaybı:(
August 25, 2020
Maalesef, bunu da fazla beğenmedim :(
February 9, 2021
Bazen atak yapip iki kelime ile oturtuyor ama genel olarak akmiyor, ortalama.
February 5, 2023
Can Yücel şiirleri..
İy'etmiş Selçuklar geldiklerine
Osmanlılar da iy'etmiş
Bizden sonra gelenler de iy' edecekler geldiklerine
Gelebilirlerse tabiy
İy'edecek birşey bırakmıyaca'az ki biz
İy'etmiş Selçuklar geldiklerine
Osmanlılar da iy'etmiş
Bizden sonra gelenler de iy' edecekler geldiklerine
Gelebilirlerse tabiy
İy'edecek birşey bırakmıyaca'az ki biz
January 4, 2024
Akdeniz yaraşıyor sana
Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun
Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında
Hiç dinmiyor motorların gürültüsü
Köpekler havlıyor uzaktan
Demin bir çocuk ağladı
Fatma Hanım cumbadan çarşaf silkiyor yine
Ali Dumdum anasına sövüyor saatlerdir
Denizi tokmaklıyor balıkçılar
Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak
O senin sardunyalar gibi konuşkan sessizliğini
Hayatta yattık dün gece
Üstümüzde meltem
Kekik kokuyor ellerim hâlâ
Seninle yatmadım sanki
Dağları dolaştım
Ben senden öğrendim deniz yazmayı
Elimden düşmüyor mavi kalem
Bir tirandil çıkar gibi sefere
Okula gidiyor öğretmenim
Ben de ardından açılıyorum
Bir poyraz çizip deftere
Bir ada var sırf ebabil
Dönüyor dönüyor başımda
Senle yaşadığım günler
Gümüş bir çevre oldu ömrüm
Değince güneşine
Neden sonra buldum o kaçakçı mağarasını
Gözlerim kamaşınca senden
Ölüm belki sularından kaçırdığım
O loş suda yıkanmaktır
Durdukça yosundan yeşil
Kulaç attıkça mavi
Ben düzde sanırdım yıkıntım
Örenim alkolik âsarım
Mutun doruğundaymışım meğer
Senle çıkınca anladım
Eski Yunan atları var hani
Yeleleri büklümlü
Gün inerken de öyle
Ağaçtan iz düşümleriyle
Yürüyor Balan Tepeleri
Yürüyor bölük bölük can
Toplu bir güzelliğe doğru
Kadınım
Yaraşıyorsun sen Akdeniz'e
🥲
Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun
Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında
Hiç dinmiyor motorların gürültüsü
Köpekler havlıyor uzaktan
Demin bir çocuk ağladı
Fatma Hanım cumbadan çarşaf silkiyor yine
Ali Dumdum anasına sövüyor saatlerdir
Denizi tokmaklıyor balıkçılar
Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak
O senin sardunyalar gibi konuşkan sessizliğini
Hayatta yattık dün gece
Üstümüzde meltem
Kekik kokuyor ellerim hâlâ
Seninle yatmadım sanki
Dağları dolaştım
Ben senden öğrendim deniz yazmayı
Elimden düşmüyor mavi kalem
Bir tirandil çıkar gibi sefere
Okula gidiyor öğretmenim
Ben de ardından açılıyorum
Bir poyraz çizip deftere
Bir ada var sırf ebabil
Dönüyor dönüyor başımda
Senle yaşadığım günler
Gümüş bir çevre oldu ömrüm
Değince güneşine
Neden sonra buldum o kaçakçı mağarasını
Gözlerim kamaşınca senden
Ölüm belki sularından kaçırdığım
O loş suda yıkanmaktır
Durdukça yosundan yeşil
Kulaç attıkça mavi
Ben düzde sanırdım yıkıntım
Örenim alkolik âsarım
Mutun doruğundaymışım meğer
Senle çıkınca anladım
Eski Yunan atları var hani
Yeleleri büklümlü
Gün inerken de öyle
Ağaçtan iz düşümleriyle
Yürüyor Balan Tepeleri
Yürüyor bölük bölük can
Toplu bir güzelliğe doğru
Kadınım
Yaraşıyorsun sen Akdeniz'e
🥲
Read
October 1, 2025People assimilated into society are reactive because they lack the capacity to generate philosophy. When they feel an emotion, instead of carrying it, they immediately become it. For instance, if they are angry, their eyes roll back and they see nothing. Or if they are sad, they fall into a permanent gloom. Rather than experiencing pain, they become the pain itself. And when that happens, because they usually view pain as something negative, they do something to eliminate it: having become pain itself, they destroy themselves. Because in them, feeling comes before analysis; they live without thinking and so only think about something after they’ve experienced it—which, in most cases, doesn’t even happen at all. They just live like plants, unconsciously. My ability not to be swayed by any feeling is nothing more than this order being reversed: analysis first, then feeling. I can narrate my own collapse because I can look at myself from such a distance—not physically, not even mentally, but existentially. Because in truth I am not at all important or special. Accordingly, I am not trapped within myself. But contemporary people, because of both the internal desire and the external pressure to be “indispensable,” become trapped inside themselves.
December 21, 2025
Daha anamın babamın bile doğmadığı yıllarda (ikisi de hayranıdır bu arada) 2000'lerde yazılmış gibi bir şiiri yazmak (bunu iyi bir şey mi yoksa kötü bir şey mi olarak görmek tamamen size kalmış) az kişinin harcıdır bence.
Kendisini çocukken Alsancak'ta birkaç kez görmüşlüğüm de var. O zamandan beri çok severim ama bu tuhaf bir şekilde baştan sona alıp okuduğum ilk Can Yücel kitabı olmakta.
Devamı gelecek!
Kendisini çocukken Alsancak'ta birkaç kez görmüşlüğüm de var. O zamandan beri çok severim ama bu tuhaf bir şekilde baştan sona alıp okuduğum ilk Can Yücel kitabı olmakta.
Devamı gelecek!
August 12, 2023
başka türlü bir şey benim istediğim
ne ağaca benzer, ne de buluta
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..
bir başka yolculuk dalından düşmek yere
yaşadığından uzun
bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
ağacın yüksekliğince
dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
vardığın çimen yeşilliğince
nerde gördüklerim
nerde o beklediğim
rengi başka
tadı başka..
ne ağaca benzer, ne de buluta
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..
bir başka yolculuk dalından düşmek yere
yaşadığından uzun
bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
ağacın yüksekliğince
dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
vardığın çimen yeşilliğince
nerde gördüklerim
nerde o beklediğim
rengi başka
tadı başka..
August 19, 2024
“Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt Meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe Mutluluğa doğru
Her işin başında Sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım.”
İlk defa Can Yücel okudum ve yine çok başarılı bir şiir kitabı okudum. Canım Türk şairlerimiz iyi ki varlar.
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt Meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe Mutluluğa doğru
Her işin başında Sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım.”
İlk defa Can Yücel okudum ve yine çok başarılı bir şiir kitabı okudum. Canım Türk şairlerimiz iyi ki varlar.
February 16, 2024
Başlayalı bir yıldan fazla olmuştur belki. Bitirmemiştim bir türlü, şiir kitaplarını zamana yayarak okurum zaten. Bazı şiirlere bayılsam da hiçbir şey hissettirmeyen şiirlerin sayısı daha fazlaydı.
Beklediğim kadar sevememek üzdü.
August 15, 2017
"... yalnızlığım benim sidikli kontesim
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi"
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi"
September 28, 2019
Her yerde Can Yücel'e aitmiş gibi dolaşan şiirlerin ne kadarı Can Yücel ile ilişkilidir bir fikir sahibi olabilmek için okumak istemiştim. Kimi dizelere hayran kalsam da çok sevemedim.
December 28, 2021
ıııı maalesef begenemedim... sadece 1-2 siir hosuma gitti geriye kalanlar bence sacmaydi
February 9, 2023
Şiirlerin yazım tarzı pek bana göre değildi. Bu yüzden bu kitabı uzun süredir rafımda bekletiyordum. Ama sayfaların arasında güzel şiirlere denk geldiğim için iki yıldız verdim.
August 21, 2023
Gün Yalımı / Buluşmak Üzre / Ellerimde Bir Göztaşı / Keçi Boynuzu / Yengeçvari
October 28, 2023
"Öyle parçalandım ki ömrümde
Sevgiyle öfke arasında,
Sevgimi öfke vurdu
Öfkemi sevgi kaçırdı
İçim parçalandı arada"
"Kendi eliyle kazdığın kuyuya
Aşk, ufacık bir taş atmaktır"
Sevgiyle öfke arasında,
Sevgimi öfke vurdu
Öfkemi sevgi kaçırdı
İçim parçalandı arada"
"Kendi eliyle kazdığın kuyuya
Aşk, ufacık bir taş atmaktır"
January 4, 2024
Nedir bu içimde kopuşan sevinç
Ölecek miyim ne***
40
Ölecek miyim ne***
40
January 20, 2024
…
Çalmadim öldürmedim ama
Daha kötüsünü yaptim
Na'aptim biliyor musunuz Reis Bey
Tuttum insanlar sevdim
Çalmadim öldürmedim ama
Daha kötüsünü yaptim
Na'aptim biliyor musunuz Reis Bey
Tuttum insanlar sevdim
Read
July 19, 2025"Yolsuzum biletsizim sensizim o gece
Karşıda içler acısı bir ışık
Vapur olsam çarparım
Öylesine güzel bir ışık" s.32
Karşıda içler acısı bir ışık
Vapur olsam çarparım
Öylesine güzel bir ışık" s.32
April 20, 2021
if you like modern turkish poetry read this i guess idk
i wish i resonated with poetry more :/
i wish i resonated with poetry more :/
September 28, 2025
BAHARIN AZİZLİĞİ
Kibrit çakıyorsun karanlıkta badem çiçeklerini görmek için
Ve mart denizlerinde tedirgin bir çift sarnıç gemisi gözlerin
Bir iş açacaksın sen başımıza, yangın mı olur artık bahar mı
(Sayfa 62)
Kibrit çakıyorsun karanlıkta badem çiçeklerini görmek için
Ve mart denizlerinde tedirgin bir çift sarnıç gemisi gözlerin
Bir iş açacaksın sen başımıza, yangın mı olur artık bahar mı
(Sayfa 62)
January 16, 2013
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım
Displaying 1 - 30 of 32 reviews





























