(Adeline) Virginia Woolf was an English novelist and essayist regarded as one of the foremost modernist literary figures of the twentieth century.
During the interwar period, Woolf was a significant figure in London literary society and a member of the Bloomsbury Group. Her most famous works include the novels Mrs. Dalloway (1925), To the Lighthouse (1927), and Orlando (1928), and the book-length essay A Room of One's Own (1929) with its famous dictum, "a woman must have money and a room of her own if she is to write fiction."
Virginia Woolf’un perspektifinden çıkanları okumaktan keyif alıyorum. Tanımadığım yazarların kitap eleştirileri, döneme dair anekdotları, dedikodu kırıntıları, katıldığı etkinliklerden alıntıları, kendi eserlerine gelen eleştirileri göğüsleme şeklini hepsini okurken yeni sorular soruyorum. Okumadığım romanın anlatısı ya da eleştirisi neden dikkatimi çekiyor dersek sanırım onun yakaladığı detaylara karşı merakımı bastıramadığımı söyleyebilirim. İyi bir okurun nelere dikkat ettiği, gerçeklikle kurgunun kesişimindeki hükümlerini okumak yazan herhangi biri için fayda sağlayacak nitelikte.
Bu derleme içerisinde en çok dikkatimi çeken bölüm Genç Bir Şaire Mektup oldu. Nesir ve şiir arasındaki bağı kurgulayış şekli, geçmişin bilinen isimlerinin taklitlerinden sakınmak hakkındaki tatlı sert uyarıyla beni epey bir kendine çekti. Otuz yaşından önce herhangi bir şey yayınlamama konusundaki uyarısını kaçırdığım için sonra pişman olur muyum? Kuvvetle muhtemel evet. Ardından Henry James’le ilgili kısımda da kalemi kendime yonttum. Sürekli neyi noksan yaptığımı algılamak ister gibi okuduğumu itiraf etmekten gocunmayacağım. Sonrasında geldiğimiz Vasat tanımıysa beni tamamen alaşağı etti diyebilirim. Entelektüel tanımının gereklilikleri günümüzde değişmiş midir? Vasat hâlâ “kültürsüz” ve “entelektüel” arasında mekik dokuyan arabulucu/orta yolcu mudur? Ne kasar vasatım derken buldum kendimi. Sonuç olarak okuduklarımın bendeki etkisi biraz tersine oldu.
Virginia Woolf’un kelimelerinin gücü burada başlıyor sanırım. İçten içe kendisine çevirdiği bütün okları bir anda sizlere fırlatabiliyor. Ne kadar etkileneceğiniz de sizin içinizdeki dikenlerin batma seviyesine göre değişiyor. Dünyayı okuma şekliyle benim dünyaya bakışım çok farklı olsa da yarattığı karakterlerin öyle bir yaşam tasvirini sunuyor ki her defasında asla dahil olmadığım bir alanı okuyabiliyorum. İnsanların fikirlerini yakalama biçimi de aynı etkiye sahip. Duru, net ve ne istediğini bilen bir tutumla geliyor. Tanık olmanın zor olduğu bir arzu ve nefret ilişkisine sahip. Bir şeyi sevmediyse nazik olmak gibi bir gereksinim duymuyor. Hatalı bulduğu herhangi bir şeyi övüp yüceltmiyor. Okuruna ters bile olsa düşündüğünü savunmaktan geri dönmüyor. Benzer düşünceleri savunmamıza gerek yok.
Son olarak Kadınlara Yönelik Meslekler bölümüne geldiğimizde yolumuzun pürüzsüz olduğuna inanasım geliyor. Biraz inancım olmasa hiç çıkmazdık yola diyorum kendime. Sonra Evdeki Melek dürtüyor beni. Sesini kıs, haddine mi senin Virginia Woolf hakkında konuşmak diyor. Woolf’dan güç alarak biraz bastırıyorum onu ama biliyorum hep tepemde. Yazdığım her şeyin, tüm eylemlerimin, giydiğim kıyafetten, attığım kahkahaların volümüne kadar kontrol ediyor beni. Bizim coğrafyada bu gölgeyi tüketecek ışık yok diye mızıldanıyorum, Evdeki Melek yine kıkırdıyor. Hain. Biliyorum mutsuzluktan besleniyor bizimki. Söz geçirmeye çalıştığı beni oto sansüre uğrattığı her ana çemkirerek susuyorum ben de. Öldürebileceğimi sanmıyorum fakat zincirleyebilirim onu ücra bir yerlere ama mümkünse henüz içini döşemediğim o odaya koymamalı. Mutfak da olmaz. Belki bu kitaba bağlarsam kurtulurum ondan, sayfalar boyu hayranlığıyla kırgınlığı arasında gezinedursun vasatın gölgesi. Yazacak, okuyacak ne çok şey var diyorum sonunda kendime.
Virginia Woolf'un yazarlar ve romanları ile ilgili değerlendirmelerinden, bazı konular hakkında eleştirilerinden ve yazılarından oluşan fikir uçuşmaları ile dolu bana göre basılması anlamsız ve yersiz olan çok sıkıcı kitap. Belki bağlamından koparıldığı için belki de romanları bilmediğimden kaynaklanabilir zevk alamadım kitaptan pek. Ama düşünce yapısını ve üslubunu da hiç beğenmedim. Bu da belki yazdığı yani yaşadığı dönem içerisinde değerlendirilebilir. İlk kez V. Woolf okudum ama devam edeceğim tabi okumaya bence bu kitabı okumayın...