“Zeka, bir makineydi. Hilbert, matematikçi meslektaşlarına, 1900 yılında Paris’te düzenlenen İkinci Uluslarası Matematikçiler Kongresi’inde meydan okumuştu. Düşünce dünyası ona kulak kesilmişti. Meydan okuması üç ana kısımdan oluşuyordu: Matematiğin(1) eksiksiz, (II) tutarlı ve (III) kararlaştıralabilir olduğu tanıtlanmalıydı” (s.28)
“Turing, sorun çözmek için içgörüye veya zekaya hiçbir şekilde başvurmayan, tamamen belirlenimci bir makine icat edilerek matematiğin kararlaştırılabilir hale getirilemeyeceğini tanıtladı” (s.30)
“...Turing matematiğin kararlaştırılabilir olduğu iddiasını çürütmek isterken kesinlikle arz eden ve mekanik bir şey icat etmişti: bilgisayar” (s.30)
“Sezginin, bilgisayar gibi saf formel bir sistemin işlemlerinden ayrı ve bunun dışında kalmasına izin vererek, aslında matematik işlemleri yapabilen bilgisayar programları ile bir matematikçi arasında indirgenemez farklar olabileceğini ima etmiş oluyordu” (s.31)
“Satrancın Turing ve meslektaşlarını büyülemesinin bir nedeni, bilgisayarların satranç oynamak üzere programlanabilmesi ve programcıların makinenin yapabileceği her hamleyi önceden bilmesine gerek olmamasıydı. Bilgisayarlar İSE, VE, VEYA gibi mantık eklemlerini kullanabildiğinden, program (komut kümesi) çalıştırabiliyor, bu komutları çalıştırırken karşılaştığı senaryolara bağlı olarak farklı çıktılar üretebiliyorlardı” (s.35)
“Gödel’in teoremi 1931’de içinde her şeyin tanıtlanabileceği yetkin bir sistemin var olamayacağını kesin olarak göstermiş olsa da, zihnin izleyeceği kuralları tercih ederken başvurduğu sezgiye bazı makimelerin de sahip olup olamayacağı sorusuna net bir yanıt vermiyordu” (s.38)
“İşte Turing’in en büyük dehası ve hatası, insan zekasının sorun çözmeye indirgenebileceğini düşünmesiydi” (s.39)
“Oysa Bletchey’deki şifre kırma girişimlerinin başarasını mercek altına aldığımızda, insana ve makineye dair felsefi düşüncede nasıl tehlkeli indirgemelre başvurulduğu da hemen görünür hale geliyor. Bletchley’nin ta kendisi zeki bir sistemdi: Askeri seferberlik (buna gözetleme, casusluk ve düşman gemilerinin yakalanması da dahildi), ordu mensupları ile Bletchey’deki çeşitli bilim insanları ve mühendisleri arasındaki toplumsal zeka ve hayatta hep olduğu üzere bazen kör talih bile bu süreçte deyim yerindeyse el ele vermiş, eşgüdümlü çalışmıştı. Aslında bakılırsa Almanların modifiye Enigma cihazının şifrelerini saf mekanik yöntemlerle kırmak pratikte mümkün değildi. Almanların mekanik şifre kırıcılığının hangi güçlüklerle malul olduğunu bu konudaki matematik savlardan hareketle zaten biliyorlardu. Bletchley’nin başarısı kısmen Nazi komutanlarının Enigma cihazının şifrelerinin kırılamayacağına aşırı güvenmelerinin bir sonucuydu ki bu büyük bir ironidir” (s.40)
“Bu sistemin olmazsa olmazı ise mekanik bir şey değildi, zeki başlangıç gözlemleriydi.” (s.42)
“Zekayı sorun çözme becerisine indirgeyen bakış, yapay zekanın, tarihi boyunca neden dar kapsamlı uygulamaların ötesine geçemediğini de açıklıyor” (s.45)
“Savımızı özetleyelim: Zekayı sorun çözme becerisi olarak gören bakış, doğası gereği dar kapsamlı yapay zeka üretmek zorunda kalıyor, bu yüzden yapay genel zeka tasarlamaya elverişli değil” (s.48)
“Turing’in başlarda sezgi ile hüner arasında yaptığı ayrımı gelin bu gözle bir daha düşünelim. Yapay zeka sorusu onun gözünde formel bir sistemi tasarlayanlar tarafından sisteme dışarıdan sağlanan sezginin bir şekilde o sistemin (hüner makinesinin) “içine” çekilip çekilemeyeceği, yani sistemin içkin bir parçası haline getirilip getirileyeceğiyle ilgiliydi. Böylyece sistem, çözeceği sorunları, sezgisini kullanarak kendi seçebilecek ve darlık tuzağından kurtularak daha fazla akıllanıp daha fazla öğrenebilecekti. Bugüne dek hiç kimse bunu bir bilgisayara programlamayı başaramadı. Aslında bakılırsa bunun işe yarayıp yaramayacağı hakkında bile hiç kimsenin en ufak fikri yok” (s.50)
“Good’un fikri aslında basitti: Bir makine insan seviyesinde zekaya sahip olabilirse zamanla insanın zekasını aşması da kaçınılmaz olmalıydı.” (s.51)
“Aptalın biri sırf ne olacağını görmek için o ateşleme tuşuna illa ki basacaktır” (s.52)
“Bir şey sentezleyen bir örgütlenmenin, sentezlediğinden daha karmaşık, daha üst düzeyde olması şarttır” (s.55)
“Dünya çağında ağın (World Wide Web) ortaya çıkışı tek ve basit bir nedenden ötürü yapay zeka konusunun yeninden yükselişini tetikledi:veri.” (s.79)
“Lev Tolstoy’un uyarısı burada cuk oturuyor: “Savaşın gidişatı savaş planlarına sığmaz” (s.98)
“20. Yüzyıl bilim felsefecisi Karl Popper’in icatların tahmin edilemezliği savını bize hatırlatıyor:
-Diyelim Eski Taş Çağı’ndayız ve bir an geldi sizinde geleceği tartışıyoruz. Ben önümüzdeki 10 yıl içinde tekerleğin icat edileceği tahmininde bulunuyorum. Bana “Tekerlek mi, o da ne?” diye soruyorsunuz. Bunun üzerine üşenmeyip bir kasnağın, tekerlek parmağının, tekerlek göbeğinin, hatta belki de bir dingilin ne olduğunu ilk kez anlatmak için kaba sözdağarcığımızdaki en uygun sözcükleri seçip tekerleği güçbela da olsa size tarif ediyorum. Sonra bir anda donakalıyorum: “Artık kimse gelecekteki tekerleği icat edemeyecek çünkü ben az önce icat ettim bile! Yani tekerleğin icadı tehmin edilemez. Bir icadın olmazsa olmazı, onun ne olduğunu söyleyebilmektir. Tekerleğin ne olduğunu söyleyebilmel, onu icat etmek demektir. Bir örneğin nasıl genellebileceğini görmek kolay. Kökten yeni bir kavramın ayrıntılı tarifini içeren tüm icatlar, tüm keşifler, özünde tahmin edilemezdir çünkü tahminin olmazsa olmazı, gelecekte icat tarif etmektir. Radiksal kavramsal inovasyonu tahmin eetme fikrinin kendisi kavramsal olarak tutarsızdır” (s.100)
“Çözümleme diye adlandırdığımız zihinsel yeteneğin kendisi çözümlenmeye pek de elverişli değildir” (s.126)
“Pierce için düşünmek, hesaplamak değildi, bir sıçrama yapmak, bir tahminde bulunmaktı” (ss.126)
“Gerçek dünyadan, başka benzer örnekler de verebiliriz. Sürücüsüz arabaların otonom gezinme sistemleri, okul otobüslerini kar temizleme aracı olarak tanımlayabiliyor yahut dönen bir tırı üst geçit olarak görüp yanlış sınıflandırabiliyor” (s.168)
“Milyonlarca öfkeli yurttaşın “Trump bir geri zekalıdır! Diye bir tweet üstüne tweet attığını düşünün. Ardından Trump’ın bir rakibini münazarada madara ettiğini ve taraftarlarının bu kez aynı tweeti onu sevmeyenlere nazire olsun diye müstehzi bir tutumla attıklarını da düşünün. Bu durumda bu iletiler “Trum-Gerizekalı” örüntüsünün başka örnekleri olarak kayda geçirilecektir. Öğrenme algoritması başlangıçta bir bilgiye sahip olmadığı için bu ileti onun için sadece ardışık sözcüklerden ibaret olacaktır. Oysa istihza sözcük temelli bir öznitelik olmadığı gibi düz anlamın aksine sık da görülmez. Makine öğrenimi böylesi dil fenomenleriyle karşılaştığında son derece kalın kafalı davranmasıyla ünlüdür. Bu durum Google gibi şirketleri kedere boğuyor. Google reklam hedeflerken istihzayı saptayabilseydi herhalde çok memnun olurdu. Diyelim ki dışarıda kar fırtınası var ve biri müstehzi bir bir gönderisinde “Koşun bana güneş kremimi getirin” diyerek dalga geçiyor. Bağlama duyarlı bir reklam yerleştirme sisteminin bu durumda ona “güneş kremi” yerine “bataryalı ısıtıcı çorap” reklamı sunması gereki” (s.201)