Daha bitireli saniyeler dakikalar oldu, gerçekten çok kötü bir his var içimde. Yani kitabı ilk başta sevmedim, aşırı sıkıcı gitti. Hatta Beyza Alkoç'la böyle tanışmak istemezdim ama böyle tanıştık. Kitabı çok sevmeme rağmen hayatımda bir ilk yapıp ilk defa kitabımı çizdim. Asla yapmadım ama bu kitapta o satırlarda kendimi buldum ve dayanamadım direk kalem alıp çizdim. Açıkçası kitaba gelirsek baya hızlı ilişki yaşadılar, tanıştıkları 2.gün Efe Mine'ye evimde kalabilirsin dedi, 3.gün ona şarkı yazdı. Baya hızlı ilişkileri oldu. Acikcasi Ece'nin hastalığı aklıma gelmişti , ölüceğinide tahmin etmiştim ama canlı yayında ölmesi . Ablasını son defa göremeden ölmesi beni orda çok üzdü. Gerçekten kalbim sanki parçalandı gibi hissettim. Kitaba 3 verdim çünkü kitap bence başlı başınca sıktı beni. Az daha aklımdan gidiyordu, kitap bana bir iki üç sen vibe'ı verdi. Yani Mine aynı Arya, Efe'de aynı Baran. Gerçekten baya benzettim. Kitapta Efe'nin son konserinde Rengarenk acıları söylerken telefonu açıp bende müzikle okudum sanki bana yazılmış gibi hissetim, şarkı çok iyi cidden, o sayfaları okurken ilginç duygular hissetmemek elde değil bence.Ve şunu da söylemek istiyorum ki, Efe ye bazen baya gıcık oldum. Mine'yle olan her sorunu kendin de aradı, bazı yerlerde saçma şekilde özür diledi. Ikisi de bipolar bizukluğu vardı bence. Ikiside bence baya benziyorlardı birbirlerine. Ya ben kaçırdım ya da yazar hiç bahsetmemiş ama Mine'yi hiç tasvir etmemiş, Efe az da olsa tasvir edilsede Mine hiç tasvir etmemiş ya da ben kaçırdım. Kitabın 2.si çıkıcakmış, ismi de daire 7,alır mıyım bilmiyorum, bir ara reading slump'a mı girdim diye teredüt etmedim değil. Beni baya sıktı çünkü. Neyse ilkimi yaşadığım ve benim için önemli bir yeri olan altını çizdiğim satırları buraya yazmak istiyorum.
"Bir gün kendi çocukluğuma dönüp,çocuk halini görsen ona en çok ne söylemek isterdin? Hiç düsündün mü?
Ben kendi çocukluğuma, Korkma bir gün bunların hepsi geçecek... demek isterdi. Kendi çocukluğumu teselli etmek,kendi çocukluğuma ablalık yapmak isterdim. Üzerimdeki montu çıkarıp çocukluğumun üzerini örtmek isterdim."
Gerçekten burada çok anlam yüklü benim için, kendimi buldum sanki.