Bir Delinin Hatıra Defteri
Memur karaktere kendimi benzettiğim birçok konu oldu kitabı okurken. Gerek yaşam şekli olsun gerekse yaptığı alt kademe memur işi olsun… Özellikle kimi insanlar için görünce yüzüne tüküresin gelir ama bir bakmışsın aslında villa sahibi demesi çok yerinde bir tespitti. Başka bir asırda yazılmış bu kitaptaki olayların günümiz dünyasında da o zamankinden de fazlasıyla gerçekleşebilme potansiyeli bazı şeylerin toplumda değişmeden yerini koruduğunu açıkça gösteriyor. Sonumun ve sonumuzun kitaptaki ile aynı olmaması ümidi ile.
Portre
Nedense Gogol’un ana karakterleri ile kendimi fazla özdeşleştiriyorum. Yaptıkları tüm yanlışlarıyla ve az doğrularıyla…
Hikayeyi özet halinde geçmek istemiyorum zaten kısa bir hikaye ama okunmalı mutlaka. Her zamanki gibi beni en çok etkileyen tüm hikaye boyunca karakterin ruh halinin değişiminin ve gelişiminin tüm hikayeye yayılması ama ölümünün son birkaç satırda sığdırılabilmesi.
Hikayenin ilk hikayeden bağımsız ikinci kısmı da ilk kısmı kadar ilgi çekiciydi. Bir objenin, hikayede bu bir portre çalışması oluyor, yapılış süreci esansında ve sonrasında yaşanan olayların ve bu olaylardan kaynaklı her ne kadar cansız bir obje olsa bile kişinin ona yüklediği anlamdan dolayı insanın ruh halini nasıl etkilediği benim hikayeden çıkardığım sonuçtu.