Aniden evinden çok uzaklara gönderilsen ne yapardın? Üstelik yanında ne kitapların ne oyuncakların ne arkadaşların var ve ne zamana kadar orada kalacağını da bilmiyorsun. Burçin'in başına gelen tam olarak buydu. Annesinin geçirdiği kaza yüzünden ülkenin diğer ucuna, anneannesinin yanına gönderilmişti. Bırak oynamayı, kitap okumayı, konuşmayı, ona yemek verecek kimse bile yoktu etrafında. Çünkü anneannesi bütün gün uyuyordu. Burçin'e yapacak tek bir şey kalmıştı: Her aşamasını dikkatle kurguladığı kaçış planını uygulayarak annesine dönmek. Evde bulduğu her şeyi zekice kullandı. En büyük yardımcıları ise banyodaki Bora isimli termosifon, vitrindeki Venüs isimli küçük heykel ve karşı binada oturan tanımadığı iki çocuktu. Aslında planı son ana kadar tam olması gerektiği gibi işledi. Fakat sürpriz hiç beklemediği yerden geldi… Sınırsız hayal gücüyle örülü Kaçış Planı, yalnız başına yokluk içinde kalınca kendine türlü türlü rutinler ve icatlar uyduran akıllı bir çocuğun eğlenceli ve sıcacık öyküsü.
Aslı E. Perker 1975'te İzmir'de doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimini babasının görevi nedeniyle farklı Anadolu şehirlerinde okuyarak tamamladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Bir reklam ajansında metin yazarı olarak yazım kariyerine başlayan Perker, sırasıyla Aktüel Dergisi, Radikal, Yeni Binyıl ve Sabah gazetelerinde gazeteci-röportör olarak çalıştı. 2001 yılında New York'a taşındıktan sonra profesyonel hayatını çevirmen olarak sürdürürken bir yandan da edebiyat çalışmalarına ağırlık verdi. Ve ilk romanı Başkalarının Kokusu 2005, ikinci romanı Cellat Mezarlığı 2009, üçüncü romanı Sufle 2011 yılında çıktı. Makaleleri halen çeşitli yayınlarda yayımlanmakta olan Perker New York, İstanbul ve Foça'da yaşamaktadır.
Bu kitabı her ay aldığım bir derginin Kitap Kurtları bölümünde görmüştüm ve konusu çok ilgimi çekmişti. Annem Aslı Perker’i çok seviyor. Bu yüzden yazarımızın bir çocuk kitabı olduğunu görünce o da çok merak etti. Kitabı da hemen sipariş vermeye karar verdik. Kitap aslında günlük gibi. Burçin adında bir kız var. Bir gün Burçin’in annesi bir kaza geçirir ve hastaneye kaldırılır. Babası da hem çalışacağı, hem de Burçin’in annesine bakacağı için Burçin’i annesi iyileşene kadar anneannesine gönderir. Fakat İzmir’e geldiklerinde Burçin hiçbir oyuncağını ve kitabını almadığını fark eder. Anneanneside ona hiçbir zaman kitap ve oyuncak almaz. Bu yüzden Burçin anneannesinin evinden kaçıp tekrar annesine yani Kars’a dönmeyi aklına koymuştur. İzmir’den Kars’a! Burçin kaçış planını en ince ayrıntısına kadar planlar fakat sürpriz hiç beklenmediği yerden gelir... Çok eğlenceli ve güzel bir kitaptı. Herkese tavsiye ederim. Sevgiler: ADA SEVEN ❤️🧡💛💚💙💜 Not: Kitap biraz kalın ama çok güzel, okumaya değer✨
Bu sene storyteli aktif kullandım o nedenle bir sürü farklı kategoride kitap dinlemiş oldum. Bu benim 102. Kitabım oldu çocuk kitabı kategorisinde olmalı ama gençlik denmiş katılmıyorum. Konusu bir nevi Burçin'in günlüğü tarzındaydı. Ama birkaç şey beni cidden rahatsız etti. Hele de günümüz Türkiyesinde sıkıntılı bir konu bir çocuğun evden kaçmasına dairdi evet sonunda başaramıyor ama bir nokta özendiriciydi. Ayrıca annanesinin burçine tavrı gerçektende rahatsız ediciydi evde bir çocuk varken onu önemsemeyip öglene kadar uyuması cocuğun tutup kendi başına kurabiye pişirip sağlıksız bir şekilde beslenmesi, çocuģun isteklerini gözardı etmesi vs. Kurabiye yapması neden kötü derseniz kendi başına fırın kullanması çocuklarda özendirici olup kendilerine zarar verebilirler. Yetişkin kontrolünde bireysel özerklik sağlanması taraftarıyım. Annanesinin ilgisizliğine çok sinirlendim. Neyse bu kitabı cidden beğenmedim.