Paperback. 13,50 / 21.00 cm. In Turkish. 352 p. Translated by Buket Bakir Bastürk Ills. or/and photos by Arife Seyma Gök On alti yasina basan Anne, artik neredeyse yetiskin bir kiz olmustur. Gri gözleri aksam yildizlari gibi parlar ama kizil saçlari hâlâ öfkesi gibi yakicidir. Çilli, yetim bir kiz olarak Green Gables'a geldigi ilk günden itibaren Avonlea halkinin sevgisini kazanmis, zaman içinde de basini sik sik belaya sokmasiyla ünlenmistir. Anne, kasabanin yeni ögretmeni olarak ise basladiginda karakteri de gerçek anlamda sinanacaktir. Çocuklara okuma, yazma ve aritmetik ögretmeye baslamak onun için yeterince zorlu bir deneyimdir. Ancak bunun yani sira bir de baskalarinin ask hayatina müdahale edince, karsisina Green Gables'ta iki yeni yetim çikinca ve yakisikli Gilbert Blythe'in tuhaf davranislarini merak etmeye baslayinca yasamin ne kadar karmasik bir hale geldigini fark eder. O artik yetiskinlige adim atmis bir genç kizdir ve hayati eskisi gibi olmayacaktir.
Lucy Maud Montgomery was a Canadian author, best known for a series of novels beginning with Anne of Green Gables, published in 1908.
Montgomery was born at Clifton, Prince Edward Island, Nov. 30, 1874. She came to live at Leaskdale, north of Uxbridge Ontario, after her wedding with Rev. Ewen Macdonald on July 11, 1911. She had three children and wrote close to a dozen books while she was living in the Leaskdale Manse before the family moved to Norval, Ontario in 1926. She died in Toronto April 24, 1942 and was buried at Cavendish, Prince Edward Island.
Anne'yi okumak Heidi'yi Pollayanna'yi okumak gibi. İyimser, hayatla barışık, neşeli bir kız Anne. İnsanı okurken mutlu ediyor.
İkinci kitabında Anne'i öğretmenliğe başladı. İlk öğretmenlik tecrübesinde yaşadıkları bana da bir örnek teşkil etti. Mesleğe başladığım ilk yıllarıma donerken, aynı zamanda kendimi bazı soruları da sordum; zaman zaman meslekte sabrımızla sınansakta acaba doğru nedir ?
Hicbir şekilde insandan ümidini kesmeyen, sonuna kadar doğrunun yerini bulacağını inanan Anne'den destek almış gibi hissettim. Anne'nin inancı, Anne'nin sabrı beni müteşekkir etti. Anne insanları seviyor, Anne insanların içindeki iyiyi görüyor, Anne insanlara tek bir açıdan değil birçok açıdan bakabiliyor, Anne insanları yargılamak yerine anlamayı tercih ediyor ve Anne bir çoğumuzun kalbindeki soruyu karşılık veriyor iyilik dünyaya hakim olabilir..
Bu tarz kitapları okumak bana ümit veriyor, iyi düşünmek, güzeli istemek yönünde bana destekçi oluyor.. Anne'nin kalbiyle dolmak dileğiyle...
Anne bu kitapta daha buyumus bir genc kiz olarak karsimiza cikiyor. Okulda öğretmenlik yaparken kaybettigi acisiylada bas etmeye calisirken ona hic beklemedigi ve ona kucuklugunu hatirlatan yeni bir nese kaynagi olusuyor. Renkli hayallerle suslu bu dunyayi cok seveceksiniz.
Kitap bana ikinci kitap değil de birinci kitaba ilaveler gibi hissettirdi. Birinci kitap kadar akıcı da değildi, çok fazla olay da yoktu. Bu kitabı yorumlayabileceğim bir şey yok gibi hissediyorum.