Böyle ilgiyle ve öfke ve sevincin karışıklığıyla (yapılan acımasızlıklara öfke, bunların seslendirilişine duyulan tarifi zor bir sevinç), coşkuyla, beni bunca cezbeden en son kitabı en az bir sene öncesinde okumuştum sanırım.
Samimiyeti ve cesaretine hem sevgi hem saygı duyduğum bir yazar Nihan Kaya. Tüm görüşlerimiz beraber olmasa da çok takdir ettiğim bir yazar. Bu "roman" türünün kalıplarını zorlayan yazınında değindiği konular da kiminin deşilmesinden, kimininse faillerin ortaya çıkmasından korkarak konuşmaktan sakındığı yaralara dair. Kadınlara ve çocuklara karşı olan "nesne"ymiş gibi yaklaşımları yaşanmış ve bu yaklaşımın yanlışlığını anlamamızı kolaylaştıran hikayelerle somutlaştırıp eleştiren sayfalar, bunun yanında ya da daha spesifik olarak "bekaret" kavramına yüklenen yanlış değerlendirmeler de tam da konuşulması gereken şeyler.
Kitapta dini kıssalar yazarın bakış açısından ve bazı meselelere değinmek için yeni baştan kurgulanarak anlatılıyor. Yazar bu kurgulamayı yaparken tamamen kendi görüşlerine göre bir yaratım yapmıyor, din alimlerinin farklı yorumlarından ve dinin kendisinden bihaber olmadığını anlayabilirsiniz okurken. Yorum hoşunuza gitmeyebilir, uç bulabilirsiniz, ama bu kitabın içerdiği onca haklı seslenişi yok saymayı gerektirecek bir şey değil kesinlikle diye düşünüyorum. Kitabın ilk okumasını bitirir bitirmez Nihan Kaya'ya yazdığım mailde de ifade ettiğim gibi, bu değerlendirmeyi de yazara cesaretinden ve emeğinden ötürü teşekkürle bitirmek isterim.