Jump to ratings and reviews
Rate this book

Hesap Lütfen!

Rate this book
“Siz, bilmeyenler kadar ses çıkarmadıkça, niteliğinizin farkına varamayacaklar ve anlaşılmadığınızı düşüneceksiniz. Meşgul olduğunuz işler başkalarının gözünde değersizleşecek ve vazgeçilebilir olduğunuzu zannedeceksiniz. Ses çıkartmak derken bağırmayı, gürültü yaparak barbarlaşmayı değil; doğru zaman ve doğru yerde kendini anlatmaktan geri durmamayı kastediyorum. Bilgi sahibi olduğumuza emin olduğumuz her konuda, eğitimini aldığımız alanlarda, hödüklerden daha çok ses çıkarmalıyız.”
Vedat MİLOR

Gastronomi uzmanı… Şarap uzmanı... İktisatçı… Sosyolog… Televizyoncu… Yazar… Her daim okuyan, yazan, arayan; bir yandan da hem geleneksel hem sosyal medyada eğlenen, dertleşen, anlatan ve anlamaya çalışan bir kamu aydını. ABD-Türkiye hattında dokuduğu hayat felsefesini mukayeseli bir zemine oturtmuş iyi bir gözlemci ve eleştirmen. Vedat Milor, hayatını roller coaster’a binmek gibi tanımlıyor. Farklı alanlar, farklı ülkeler, hatta farklı kıtalar arasında gidip gelen bir hız treni… Bu yolculuk sırasında üreten, keşfeden, öğrenen, sorgulayan ve hayatı deneyimlemekten kaçınmayan açık yürekli bir entelektüel…

Gastronominin yalnızca yemek yemekten ibaret olmadığını onunla öğreniyoruz. Farklı kültürlere ve kesimlere nasıl bir pencere açılacağını; yaşam tarzının bir sınır, bir mahrumiyet alanına dönüşmesine mecbur olunmadığını da…

Nurhak Kaya sordu; Vedat Milor geniş tecrübesinden ve bilgisinden süzdüğü insana, topluma dair gözlemlerini; bu kaotik dünyada her daim hayatta kalma stratejilerini Hesap Lütfen!’de okurlarla paylaştı.

İnsan dünyaya nasıl açılır?
Hayattaki öncelikler nasıl belirlenir?
Yeme-içme kültürü için para şart mıdır?
Toplum içinde yaşamanın yolları nelerdir?
İş hayatında karşılaştığı zorlukları insan nasıl aşabilir?
Yaşamımızı dolu dolu sürdüreceğimiz makul bir dengenin yolu nereden geçer?

Arkadaşlık. Aşk. Boş zamanlar. Yalnızlık. İş hayatı. Ev yaşamı. Kariyer seçimi. Hobiler. Yemekler, lezzetler, arayışlar. Günümüz kapitalizminde yeni trendler ve prekarya. Ülkemizin ekonomi politiği ve tufeylilik. Ülkedeki hâkim sınıf ve devletin niteliği. Türkiye’de çok az rastlanır bir samimiyet ve netlikle kişisel anekdotlar ve gözlemler.

Milor, Hesap Lütfen! kitabıyla, içimizdeki sesin ve hayallerimizin peşinde koşarken sınırlarımızı zorlamanın ve başka pencereler açmanın önemini hepimize hatırlatıyor.

272 pages, Paperback

First published May 1, 2021

58 people are currently reading
415 people want to read

About the author

Vedat Milor

7 books24 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
332 (34%)
4 stars
412 (42%)
3 stars
194 (20%)
2 stars
27 (2%)
1 star
5 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 90 reviews
Profile Image for Emre Turkmen.
90 reviews24 followers
February 13, 2022
Doğrusu bu kitaptan bu denli etkileneceğimi düşünmemiştim.Vedat Milör'ün pek çok konuda bilgi sahibi olduğunu öğrenmek sizi şaşırtabilir... Ama asıl şaşkınlığı onun psikolojik tahlillerini okurken yaşadığımı söylemeliyim. Milör'ün kitabı beni derinden etkiledi, kendimden çok şey buldum. Bazı satır ve paragraflar, kişiliğime tutulmuş ayna gibiydi...Herkese öneririm✌️📖
Profile Image for Hakan.
837 reviews634 followers
July 27, 2021
Vedat Milor’u herhalde ülkenin büyük bir bölümü özellikle bir dönem yaptığı yemek programıyla, sonrasında da çeşitli mecralarda aynı alanda sunduğu katkılarla tanıyordur. Ancak bu nehir söyleşisi kitabını okuyunca Milor’un gastronomi/şarap uzmanı olmasının ötesinde özellikleri, meziyetleri olduğunu anladım. Sosyoloji, siyaset, felsefe, ekonomi, kültür, sinema (kitabın sonunda en etkilendiği onar adet kitap ve film içeren listeler de var) gibi birçok alanda uzmanlığı dikkat çekici. Uzun yıllar yurtdışında yaşamış biri olarak dışardan bakışla ülkemize yönelik gözlemlerini, keza, bir Türk olarak yurtdışında yaşamanın sınamalarını gayet berrak bir biçimde anlatmış. Ülkemize, mevcut durumumuza ilişkin isabetli tespitlerde bulunmuş, çözüm yolları ortaya koymuş. Kişisel deneyimlerini de dürüstlükle paylaşmış. Elitist biri olarak gördüğüm Milor hakkındaki fikrim bu kitapla değişti. Özellikle kariyerlerini, hayatlarını planlama aşamasında olan gençlerin veya girdikleri yoldan memnun olmayanların okumasının faydalı olacağını sandığım, kolay okunan ama basit olmayan bir kitap Hesap Lütfen. Söyleşiyi yapan Nurhak Kaya da Tuhaf dergisinin kurucusu, öncesinde de Ot dergisinin genel yayın yönetmeniymiş. Güzel sorularla ve öne çıkmadan çok iyi yönlendirmiş söyleşiyi.
Profile Image for Levent Pekcan.
199 reviews621 followers
September 27, 2021
Merak ederek başlamıştım ama sevmedim, sevemedim. Vedat Milor gibi renkli, zengin bir malzemeden bu kadar düz, monoton bir iş nasıl çıkartılmış anlamadım doğrusu. Nehir söyleşi denen tarza yabancı değilim, ama daha önce okuduğum örneklerinde hiç bu kadar sıkılmamıştım. Sanırım söyleşinin en basit tarzda, soru ve cevap şeklinde olması sıkılmamın nedenlerinden birisi. Sorun Vedat beyin yanıtlarında değil de, soruları sorup yayını hazırlayanda diye düşünüyorum.
Profile Image for Balkan Şencan.
188 reviews21 followers
September 8, 2022
Gönül rahatlığı ile beş yıldız verdiğim bir kitap oldu; üşenmedim, baştan sona özetini çıkardım, ancak buraya sığmadığı için https://kendimeyazilar.net/kitaplar/h... adresine detaylı yazdım; oradan da içeriğine bakın derim.

Vedat Milor gerek kişiliği ile gerek akademik ve entelektüel kimliği ile dünya standartlarında bir Türk vatandaşı; bununla şunu kast ediyorum; hem Doğu hem Batı kültürünü bilen bir entelektüel olarak Batı karşısında komplekse kapılmadan, Doğu kültürünü küçümsemeden ve doğru yönleri ile haklı şekilde eleştirerek her şeyi yerli yerine koyan bir modern düşünür. Bence bu kitap onu Türk okuyucunun gözünde, bir gurme olmaktan çıkartıp nitelikli düşünürler arasına yerleştirecek. (Tanım: Gözümde Vedat Milor, Selçuk Altun'un görgülü olanıdır.)

Kitabı baştan sona sıkılmadan okudum; nehir söyleşi tarzındaki bu kitap, başındaki içindekiler bölümü ve sonundaki kavram indeksi ile hazırlanmasındaki titizliği ortaya koyuyor; açın bakın, kendisini büyük akademisyen gösteren kaç kişinin kitabına işlenen konulara ilişkin gerek içerikte bu kadar çok kaynak gösteriliyor gerekse de sonda kavram dizinine yer veriliyor; hiç; tek başına bu özen ve titizlik bile Milor'un bu kitaba önem verdiğinin, okuyucunun da vermesinin faydalı olacağının bir göstergesi.

Son olarak, bir çok kitapta, film ve kitap listelerine rastlıyoruz ama ben bugüne kadar hiç bir listenin bu kadar özgün, nitelikli ve içerikli hazırlandığını görmedim; bu yönüyle de beş yıldızı hak ediyor gözümde; dilerim bu kitabın devamı gelir.
Profile Image for Mehmet.
26 reviews5 followers
June 20, 2021
Kitabın ortalarına kadar bu sohbet bir kitap yerine röportaj olsaymış daha iyi olur diyordum fakat Türkiye'den konuşulduğu kısım ve sonrasını okumak gerçekten keyifliydi.

Yalnız kitapta şöyle bir saçmalık var. Çoğu sayfada kutucuklar bulunuyor ve bunların içinde Vedat Milor'un sorulara verdiği cevaplardan kesitler var. Zaten biz o cevapları okuyoruz neden aynı şeyi kutucuk içine yazmışlar ki? O yüzden sayfa sayısı da gereksiz bir şekilde artmış. Yayıncı tek kelimeyle saçmalamış.
Profile Image for City ReadersMag.
172 reviews60 followers
February 9, 2025
Bildiğinizden çok farklı bir Vedat Milor ile tanışmaya hazır mısınız? Sosyolog Vedat Milor.

Bu kitap bir nehir söyleşi. Kendisine sorulan soruları bütün içtenliği ile ve farklı akademik birikimleri ile cevaplamış Vedat Bey. İktisattan sosyolojiye, hukuktan siyasal bilgilere kadar pek çok alanda akademik geçmişi var. Dolayısı ile sorulan sorulara bu kimlikleri ile yaklaşıyor.

Kitap bir bakıma bana İlber Ortaylı’nın “Bir Ömür Nasıl Yaşanır?” kitabını anımsattı. Tavsiye vermekten hoşlanmayan Vedat Bey, tecrübeleri vasıtasıyla eğitimden, toplumsal yapılara, yalnızlıktan etik değerlere, iş yaşamından yeni dünya düzenine pek çok konudaki görüşlerini okuyucuyla paylaşmış.

Vedat Bey'in kendine has kişiliğini, hayata bakışını ve süzgecinden elediklerini yakından tanımak, onun penceresinden yaşama, insana ve güncel meselelere bakmak için bu akıcı, keyifli ve aynı zamanda düşündürücü kitabı okumanızı öneririm.
Profile Image for Tuna Turan.
409 reviews59 followers
December 1, 2022
Bu aralar böyle soru cevap tarzında geçen biyografi kitapları trend oldu. Hemen hemen her ay bir tane raflarda görüyoruz. Sevdiğimiz insanların hayata ne gözle baktıklarını okumak, bilmek güzel oluyor.

Vedat Milor’un gözünden yalnızlık, arkadaşlık, iş hayatı, ev yaşamı, hobiler, kariyer üzerine harika bir sohbet okudum. Onu herkes televizyonda ağzına bir şeyler sıkıştırarak görmüştür ve öyle de tanıyordur. Bilinenin aksine inanılmaz bir kariyeri ve hayat öyküsü var. Çoğu anlattıklarında Türkiye ile yurtdışını kıyaslayarak örnekler vermesi de yaşadığımız coğrafyanın ne kadar kadersiz olduğunu bizlere gösteriyor.

Okumazsanız bir şey kaybetmezsiniz ama okursanız ufkunuzun açılacağının garantisini verebilirim. Kitabın sonundaki sevdiğim 10 kitap, 10 film listesini de en kısa zamanda tamamlamayı umuyorum.
31 reviews2 followers
June 26, 2021
Daha çok yemek programları ve gastronomi üzerine yazıları ile tanıdığımız Vedat Milör”ün ,ekonomi politik ,ve toplum sosyolojisi üzerine olan tespitleri de oldukça çarpıcı.Cruny capitalizm ,tufeylilik ,deregulasyon ,tabirlerini öğrendim.Amerika üzerindeki tespitleri ve kıyaslamaları düşünülesi ,ancak kitap ismi içeriğe uygun değil
Profile Image for Ari.
21 reviews2 followers
August 26, 2021
Maalesef beklentimin çok altında kalan bir kitap oldu. Vedat Milor'un kültürel birikimine, eğitim ve iş hayatı geçmişinden gelen donanımına ne kadar güvensem de maalesef kitap günün sonunda genel geçer bilgilerin yoğun olduğu bir kitap hâline gelmiş.
Vedat Milor'un hayat tecrübesinin gerçek değerlerini ortaya çıkartabilecek bir söyleşi maalesef yapılmamış. Belki de kitap söyleşi olarak değil de Vedat Milor'un doğrudan kendi kaleminden düz yazı olarak aktarılsaydı daha değerli bir eser ortaya çıkabilirdi.
En azından popüler kişisel gelişim kitaplarından daha faydalı bazı bilgiler içerdiğini söyleyebilirim. Bu tarz kitaplar okumaya yeni başlayanlar için kişisel gelişim kitabı okumak yerine başlangıç olarak tercih edilebilir bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Profile Image for Vedat Hayri Adivar.
250 reviews5 followers
July 20, 2021
Fazla tevazunun sonu vasat insandan nasihat dinlemektir…
Yeterli özgüveni taşımadığımızdan, başkalarının özel alanlarına müdahil olmayı ve kendi üstünlüklerimizi başkalarının zayıflıkları üzerinden göstermeyi iyilik zannediyoruz. Bu yüzden de sevdiklerimize farkında olmadan kalıcı zararlar veriyoruz…
Zorbalığa ses çıkarırsanız tadsızlığa, sessiz kalırsanız da pişmanlığa yol açar…
Risk, beklenti oluşturmadığınız bir alanda, insanları kendinize inandırmayı başarmaktir…
Size yaklaşırken sizden çok kendini düşünene, kararlarınıza saygı duymadan kendi kararlarına göre hareket edene hiç düşünmeden sınır çizerseniz, sınırladığınız dostluk değil, çıkar ilişkisi olacaktır. Size duyulan; hayal kırıklığının öfkesi değil, menfaatlerine karşılık bulamamanın ihtiraslı bencilliğidir…
İyi soru sormayı, yaşınız kaç olursa olsun her zaman meraklı olmayı bilmek lazım. Merak duyan bilginin peşinden gider, bilgi ise hareketle birleştiğinde hayatı anlamlı kılar…
Aile silah gibidir, bazen insanın yüzünde patlar…
Daha çok okuyan insanların hayal gücü daha da gelişir, geliştikçe de aslında empati duygusu daha da gelişir…
İnsanın farklı görüşten insanlarla tanışması, dünyayı başkalarının gözünden görmeye çabalaması, aslında duyarlı olmadığı konulara dair merakla karışık bir anlama arzusu taşıması hayatı daha anlamlı ve yaşanılır kılar…
Kendini tanımak, kapasiteni bilmek demektir…
Türk toplumu, çoğunlukla köylü ve asker olmakla beraber, herkesin aynı şeyi yaptığı, bireysel farklılıkların bencillik olarak görüldüğü bir toplumdur…
İlişkiler önce güven, sonrasında ise denklik gerektirir…
Psikolojik hastalıklar da dahil olmak üzere hastalıklar ve zeka düzeyi genetikle ilgili olmasına rağmen, davranış biçimi, tutum, özgüven, hayatta mutlu olma kapasitesi, iletişim kurma biçimimiz ise yetiştirildiğimiz çevreye göre şekillenip değişir…
Entellektüel hem kendinin hem başkalarının önyargılarını, sabit fikirlerini öne çıkaran, sorgulayan kimsedir. Neden sorusunu sormak, anlamaya çalışmak, tartışılmayan varsayımları ortaya çıkarmak entellektüellerin ortak özelliğidir…
Gastronomi yemek yoluyla mutluluk sanatıdır. Üç yaklaşım içerisinde görülebilir. 1) geleneksel ve tutucu 2) eğlence ve süpriz 3) yaratıcılık…

Profile Image for Necdet Yücel.
523 reviews15 followers
February 22, 2023
Röportajda daha iyi sorular olabilirmiş. Sayfaların köşelerinde sanki gazete yazisiymis gibi röportajı yapanın önemli gördüğü cümleleri büyütüp yazmaları çok dikkat dağıtıcı
Profile Image for Fatma Deniz.
7 reviews
December 24, 2023
Kişisel gelişim kitabı gibi. Okunur. Nurhak Kaya'nın soru kısımlarına şöyle bir bakıp atlamanızı öneririm.
Profile Image for Koray Sevindi.
34 reviews2 followers
February 24, 2023
Bence her üniversite öğrencisinin detaylı olarak okuması gereken bir kitap. Milor’un söyleşisi çok kıymetli bir tecrübe aktarımı. Alelade bir isim değil Vedat Milor. Bu tecrübeyi değerlendirmek, yapılan tespitlere kafa yormak, verilen örnekleri irdelemek her genci yaşadığı toplumu tanıma açısından birkaç adım yukarı taşıyacaktır.
65 reviews7 followers
June 15, 2021
Vedat Milor'un akademik kimliğinden haberim olmasına rağmen uzmanlık alanlarının bu kadar geniş olduğundan haberim yoktu. Nurhak Kaya'yla Nuri Bilge Ceylan kapaklı Tuhaf dergisine yaptığı röportajı okuduktan sonra sadece gastronomi ya da akademik geçmişle açıklanamayacak bir derinliğin farkına vardım. Sonrasında yine aynı dergide kendine özel kapaklı sayıda da tekrar tekrar okunacak bir röportajla çıkmıştı. Her iki röportajı da en az 5 kez okuduğumu söylemeden geçemeyeceğim.
Vedat Milor'un üstün gözlem yeteneği kadar Nurhak Kaya'nın Tuhaf Dergi'den de bildiğimiz entellektüel zihni dergideki röportajları ve kitabı üst seviyeye taşıyor.
Kitap bir nehir söyleşi kitabı ve her ne kadar belli bölümlere ayrılsa da günlük sohbet tadında ve bölümlerin birbirinden ayrılmasına gerek kalmayacak kadar bütüncül bir şekilde Vedat Milor'un hayat deneyimlerini birinci ağızdan aktarıyor.
Vedat Milor'un kişisel özgürlük alanını oluştururken geçtiği aşamaları yaşanmış hikayelerle vermesi, kültürel kodları kendinden uzaklaştırırken sevdiklerine müsamaha göstermesi ; istersek hepimizin sevdiklerimizle birlikteyken de kendimize özel zamanlar ayırabileceğimizi gösteriyor. İlgi alanlarının çok olmasının, çok boyutlu düşünmenin nasıl bir hazza yol açtığı da yine kitabın vurguladığı konulardan. Beni en çok etkileyen, farkındalık yaratan bölümün, Türk kültüründe çok yapılan hatalardan birinin Milor'a göre: kişinin karşısındaki istemeden tavsiye vermesi olduğunu söylemeliyim. Açıkçası kendi küçük dünyamda bir aydınlanma yaşadım. Sadece bu tespit bile kitabı okumamı anlamlı kılabilirdi. Bunun dışında yaşanmış bir çok öykü bizim de dahil olduğumuz toplumun ne kadar birbirine tahammülsüz olduğunu gösteriyor.
Okuduktan sonra da sık sık geri dönülerek hatırlanacak bir kitap oldu benim için.
Profile Image for Mehmet Dönmez.
328 reviews34 followers
October 20, 2021
Bu "Vedat Milor nasıl olunur" kitabı benim için hayal kırıklığı maalesef, öncelikle Vedat Bey gibi mütevazı birine öğreten adam edaları yakışmamış ve tüm kitap boyunca eleştirdiği o sorulmadan verilen tavsiyelerden bolca var.

Üç yıldızı ise yedinci bölümde yaptığı nefis toplumsal çözümleme hürmetine veriyorum, tufeylilerden devletin toplumsal hayattaki rolüne olan kurduğu bağlantı son derece ilginç.
Profile Image for MURAT BAYRAKTAR.
397 reviews13 followers
November 2, 2025
Vedat Milor'u gastronomi dışında ve özellikle de uzmanlık alanı olan sosyoloji alanında okumak gerçekten ufuk açıcı ve çok zevkliydi. Bitmesini hiç istemediğim bir kitap oldu. Vedat Milor şu an bana göre aydın entelektüellerimizden dolayısıyla fikirleri ve yazdığı her satır önem arz ediyor.

Bu kitap, diğerlerine göre biraz daha üstünkörü ve aceleye gelmiş gibi hissettirdi bana. Kronik Kitap'ı oldum olası sevmem, hep bir ticari iş peşinde bulurum; bu kitap da sanki biraz öyleydi.

Vedat Milor'un yine muhteşem sosyolojik tespitlerini bazen hayretle bazen zevkle okurken, Türkçe dilinin, Almanca ve Fransızca dilleriyle yaptığı mukayese tespiti eğer yazım yanlışı olmadıysa hiç katılmadığım bir tespiti oldu. Ancak onun dışında yine doyurucu notlar aldığım bölümlerle beğendiğim bir kitap oldu.
Profile Image for Said Kural.
113 reviews5 followers
November 29, 2022
Vedat beyi üslup olarak tarz olarak zaten çok beğenen bir insanım dolayısıyla bu kitaptan çok keyif aldım. Tamamen bir muhabbet ortamında oturmuşuz da sohbet ediyormuşuz gibi bir havası var, kendi fikirlerini çok net çok açık bir şekilde detaylandırarak anlatıyor ve sadece formal eğitim aldığı, uzmanı olduğu konularda değil tüm hayat hakkında duyulması gereken fikirlere sahip. Özellikle bireysellik ve kişinin kendine verdiği değerden, kendine olan saygısından bahsettiği bölümlerde benim gibi düşünen en azından bir kişinin daha olduğunu görmek çok sevindirdi.
Nurhak beyi de tebrik etmek lazım böyle bir işin editörlüğünün ne kadar ağır ve karmaşık olduğunu tahmin edebiliyorum, çok güzel üstesinden gelinmiş.
Profile Image for Nihan Ugun.
114 reviews9 followers
November 8, 2021
Sadece gastronomi programları aracılığıyla tanıdığımdan çok daha derin bir insanmış Vedat Milor. Hayata dair çok yerinde bazı tespit ve tavsiyeleri ile hoş bir sohbete kulak misafiri olmak gibiydi...
“Yalnızlık bir seçkinlik belirtisidir ve emek ister. Seçkinlikten kastım elbette ki para ya da soyluluk değil. Tam aksine, kendi zevk ve tercihlerini belirlemiş bir birey olabilmek benim için bütün ekonomik değerlerin ve kendini soylu addetmenin ötesindedir ve daha değerlidir.”
Profile Image for Can Karakulak.
24 reviews1 follower
December 12, 2021
Çoğu paragrafta Vedat Bey'e hak vermeden edemedim. Kendi uzmanlık alanı ile değil hobisi olan gastronomi ile meşhur olan yazar, aslında toplumsal beklentiler yerine arzu ve hayallerimizin peşine düşüldüğünde en sonunda toplum tarafından da saygı görülebileceğinin canlı bir örneği. Sosyolojiden, sinema ve müziğe bir entelektüelin renkli dünyası ile tanışmak ve keyifli bir haftasonu geçirmek için istiyorsanız ideal bir kitap.
Profile Image for Hilal Sağlam.
39 reviews2 followers
April 7, 2022
kitabın bazi yerleri, Vedat Bey'in de pek sevmediği ve hatta süpermarketlerden alınan zararlı ürünlere benzettiği kişisel gelişim kitabi hissiyatı verdi. Bunun haricinde söyleşinin Vedat Milör'ü tanımak için çok faydalı olduğunu ve sayfaların da akıp gittiğini soyleyebilirim.
bir de mükerrer sorular vardı oldukça. ya ayni şey 2-3 kez sorulmuş ya da zaten vedat bey'in kendisinin açıkladığı birşey peşine soru olarak yeniden sorulmuş. biraz tekrara dayandığı bölümler var maalesef.
Profile Image for Serenity.
25 reviews1 follower
March 29, 2023
Daha çok gastronomi üzerine yazılmış bir kitap olmasını beklemiştim ama Vedat Milor kendi yaşamını, deneyimlerini ve tespitlerini ayrıntılı bir şekilde ele almış. Bu da benim için onu daha iyi tanımama yardımcı oldu. Son bölümde gastronomi üzerine konuşulmuş ancak bana yetersiz geldi; yine de sade diliyle bile okuması oldukça kolaydı, ben beğendim.
Profile Image for Yeliz.
35 reviews1 follower
December 13, 2021
Çok başarılı bir kitap olmuş. Çok iyi gözlemler mevcut kitapta. Kendi adıma çok faydalandığım bir kitap oldu.
Profile Image for Muruvvet Can.
5 reviews1 follower
August 10, 2022
Bilgi birikimi ve vizyonuyla ülkenin objektif bir resmini çekip tahlilini yapmış diyebilirim.
8 reviews
March 6, 2023
Bazı insanların tecrübeleri, sizin başucu kitabınız haline gelebilir! Öyle bir kitap. Teşekkürler.
Profile Image for Sibel Örün Zeybekoğlu.
25 reviews7 followers
April 21, 2025
Yıllar önce malum sözlük sitesindeki “Vedat Milor’un CV’si” başlığını okuduğumda kendisini konumlandırdım. Zaman içerisinde sosyal medya paylaşımlarıyla CV’sine bakınca göremediğim insansı özellikleri kendisine olan saygımı artırdı. Hoş bir söyleşi, Milor’u daha yakından bilmek güzel.
Profile Image for Beybulat-Noxcho.
273 reviews10 followers
July 11, 2025
Vedat Milor’un kitabı, sonuçta bir nehir söyleşi tarzında kaleme alınmış bir söyleşi kitabı. Okuması oldukça keyifli olsa da, bu tür kitaplar söyleşiyi yapan kişi için ciddi handikaplar barındırır—özellikle de söyleşi yüz yüze yapılıyorsa. Çünkü cevaplar çoğu zaman hazırlıksız verildiği için, anlık anılarla geçiştirilen yanıtlar ortaya çıkabiliyor. Bu kitapta da bu durum kendini gösteriyor. Yer yer enfes tespitler olsa da, bazı ifadeler şaşırtıcı derecede problemli:

“Türkiye'de ulus-devlet tam manasıyla oluşmamıştır. Birçok sebebi var. Türk dili; Fransızca, İngilizce, Almanca gibi tüm duygu ve düşünceleri yeterince ifade edecek güçte değil.” (s.211)

Bu gibi ifadelerin savunulacak bir tarafı yok. Özetle, bir gurbetçinin Türkiye’ye dair analizleri olarak görmek belki de en isabetli tanım olur.

Evet, galiba Vedat Milor gibi yıllardır Batı’da yaşayıp Türkiye’nin birçok yönünü beğenmeyen (ama burada yine de tutunabilen) biri için en uygun tanım, "kendi ülkesinde bir gurbetçi"dir.


“1980’lerde Kaliforniya Berkeley Üniversitesi’nde Franca ve Türkiye’yi temel alarak “kapitalist ekonominin planlaması” üzerine bir doktora tezi yazmış olmam. Tezimde temek argüman:-sanılanın aksine -ülkemizde devletin güçlü değil, zayıf bir devlet olduğuydu” (s.9)
“Çünkü biz, toplumsal olarak, ihtiyaç duyduğumuzu belirtmeden bize akıl verilmesine çok alıştırılmışız” (s.25)

“Hiçbir insanın bir başka insanı, o insanın kendini düşündüğünden daha çok düşünmeye hakkı yoktur. Öncelikle bunu kavramalıyız. Farklı örneklere rastladıkça bir konuda bilgi sahibi olduğunu düşünen insanların baskı yapıp sizi suçlayacak raddeye gelebildiklerini bile gözlemliyorum” (s.26)

“Uygar toplumlarda haysiyet gereği hak sahibi olunmayan konulara karışılmaz. Birinin biz sırmadan bize akıl vermeye ya da “ Sana mavi değil, yeşik yakışıyor” demeye hakkı yoktur” (s.26)

“İlk strateji: Sistemden çıkmak. Yani yaşanılmaz bulduğunuz çoğrafyayı tamamen terk etmek” (s.27)

“Gün gelir, yaptığın yardım görevin olur” (s.47)

“Uyum gösterin ama uzlaşmayın”

“İş büyük seçimlere geldiği zaman kendi doğrılarımızı yapmak önemlidir. Örneğin ailenin istediği kişiyle evlenirsen, sevdiklerinin yapmanı istediği işi seçersen, bir de üzerine mutsuz olurasn sana kimse acımaz. O aklı verenleri ara ki bulasın. O noktada kendi istediğini yapacaksın. Fakat hayatta birçok şey var ki birtakım tavizler vermeniz gerekiypr. Aksi takdirde kimseyle bir şey yapamazsınız ve yalnız olursunuz” (S.49)

“Ne fark etim biliyor musun, insanlar günümüzde eğlencelerini bile iş haline getirmeye başladı” (s.114)

“Birkaç yıl önce İstanbul’da bir arkadaşımın evinden çıkıp duraktan taksiye binmiştim ve kendi evime gidecektim. Taksiciye adresi söylediğimde, “Oraya nasıl gidilir”? dedi. “Ben burada araba kullanmadığım için yolları bilmiyorum ama isterseniz duraktaki arkadaşlarınıza soralım.” Dedim. Genç şoför hakaret ettiğimi düşünmüş olacak ki durduk yere arabadan inip kapımı açtı, yakama yapışt ve “Ne diyon lan sen!” dedi. Duraktan beni tanıyan orta yaşlı iki taksici gelip adamı üzerimden aldılar. Yine beni tanıyan bir başka taksici, “Kusura bakmayın Vedat bey” daha yeni başladı. Henüz alışamadı,” dedi. Neye alışacak ki? İnsan olmaya mı?” (s.125)

“Amerika’da hiç tanınmayan biriyim ama makul isteklerinizi gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Türkiye’de ise eğer tanınan biriyseniz insanlar sizin için en makul olmayan bir şeyi bile yapmaya hazırlar. Herhangi biriyseniz makul bir isteik bile karşı tarafın sizi terslemesine neden oluyor” (s.125)

“Türkiye insanına dair şunları söyleyebilirim, ne sanıldığı kadar kötü ne de sanıldığı kadar iyidir” (s.190)

“Devletin ceberrut olduğu doğru fakat aynı zamanda güçsüz bir devlet bu. Kendi doktora tezimin de önemli bir bölümüdür. Güçlü devletle ceberut devleti ayırmak lazım. Güçlü olmak meşru olarka görülmek ve konsensüs yaratmak demektir. Bizdeki devletin tutumu, bir tartışmada karşısındakilerden daha az zeki ama kuvvetli adamın “iki tane çakarım! Beni dinleyeceksin! Demesi gibi. Ben ulus devlet sürecinin bile tamamlanmadığını düşünüyorum. Biz daha çok “Sen nerelisin gardaşım” kısmındayız. İnsanlar genelde sarılacakları memleketlisini arıyorlar” (s.195)

“Devlet yapısına baktığımız zaman Osmanlı’dan başlarsak devlet hiçbir zaman can ve mal güvenliğinin koruyucusu olmamış. Tam tersine onu her an tehdit etmiş. En basitinden, sulta sadrazamın kafasını kesebiliyor ve malına mülküne el koyabiliyor. Devleitn büyümesi ve gelişmesi yağmacılık ve savaşka oluyor. Bundan dolayı da hiçbir zaman hak ve özgürlükler gelişmiyor. Cumhuriyet ilan edilince ve çok parrtili hayata da geçilince de aynı süreç devam ediyor. Dış borçlar ve ülkeye dışarıdan gelen kaynaklarla besleniliyor. Devlet hiçbir zaman Pazar ekonomisinin düzenleyicisi ve denetleyicisi olmuyor. Gelişmek için belli bir stratejisi ve planı olan, stratejik olarak yatırımları artıya yönlendiren bir devletten söz edilemiyor. Rant peşinde koşan, kısa ödnemde yeni kaynak yaratmak yerine var olan kamu kaynaklarını ve muhaliflerin kaynaklarını kendine yönelten devlet oluyor. Topluma karşı hakem ya da gelişmeye bir aktör konumuna gelmiyor, asalak ve cezalandırıcı konuma çekiliyor. (s.196)

“İnsanlar sorunları çözemediklerini gördükçe silikleşmeye başlar...Nasıl sonuç alacağını bilirsen kendini silik değil, aktif hissedersin” (s.202)

“Türkiye de ulus devletin tam manasıyla oluşmadığı ülkedir. Birçok sebep var. Türk dili; Fransız dili, İngiliz dili, Alman dili gibi yeteri kadar tüm duygu ve düşünceleri toparlayacak güçte değil.” (s.211)

“Hangi huyumuzu değiştirmeliyiz......karşı tarafın istemeden ona nasihat çekme....Uzun süredir görmediğimiz birinin kilo aldığını fark ediyorsak hemen, “Ah çok şişmanlamışsım!Spor yap” diyebiliyoruz. (s.217)

“Çünkü ben yaşarken kendimi temsil ediyorum, ilkeyi temsil etmiyorum” (s.224)

“Gastronomi yemek yoluyla mutluluk sanatıdır.” (s.229)

“Hayatımı etkileyen 10 kitap;
İlyada/Odyssesia-Homeros
Suç ve Ceza-Dostoyevski
Tutunamayanlar- Oğuz Atay
Leopar-Giuseppe Tomasi di Lampedusa
Kötülük Çiçekleri-Charles Baudelaire
Saatleri Ayarlama Enstitüsü-Ahmet Hamdi Tanpınar
Adultery and Other Diversions-Tim Parks
Tutkular ve Çıkarlar-Albert O. Hirschman
Salem Possesed-Paul Boyer&Stephen Nissenbaum

10 film;
Rastgele Balthazar-Robert Bresson
Oyunun Kuralı-Jean Renoir
Serseri aşıklar- Jean-Luc Godard
Jules ve Kim- F.Truffaut
Tokyo Hikayesi- Y.Ozu
Şahane Ambersonlar-Orson Welles
Yaban Çilekleri-İngmar Bergman
Vertigo-Hitchcock( Kafamı dinlemek istediğim zaman filmlerini tekrar tekrar seyrettiğim iki yönetmen var: Eric Rohmer ve Alfred Hitchcock
Özgürlük Hayaleti-Luis Banuel
Yaşamak- A. Kurosawa
Profile Image for Mertan Deniz.
109 reviews3 followers
August 25, 2021
Vedat Miloru okumak keyifli. Keyifli cünkü cok yönlü ve cok donanimli ama mütevazi ve sempatik. Hem sosyoloji hem ekonomi hem hukuk okumak cok sik rastlanan bir tahsil degil. Ki biz kendisini gastronomi alaninda tanidik yani buzdaginin gorunen kismini tanimisiz. Kitabin da sadece kücük bir bölümü gastronomi üzerine. Vedat Milor nihayet "gercek" uzmanlik alanlarini konusturma firsati bulmus. Toplumsal ve bireysel anekdotlari gayet güzeldi. Soylesi kitaplari cok rahat okunmalarina ragmen cok derli toplu ve derin olmuyorlar fakat bu konuda iyi bir is cikarmislar. Vedat Milorun hayatindan kesitler okumak da ilgincti. Aklimda en cok yer eden bilgi Vedat Milorun dünya bankasinda calisirken maasinin ucte ikisi ile sarap almasi. Bu cool'luguna bayiliyorum :)
Profile Image for Özge.
67 reviews2 followers
January 3, 2022
Biyografiler en sevdiğim kitap türlerinden biridir ama bu kitaptan hiç zevk alamadım. Başka bir yorumda da söylenmişti, Vedat Milör gibi renkli bir malzemeden nasıl bu kadar boş bir iş çıkabilir? Milör’ün bahsettiği ilginç konuların üzerine gidilmemiş. Bir an acaba yazılı bir mülakat mıydı diye düşündüm. Kitap hiç akıcı değil sanki Ingilizce’den Türkçe’ye kötü bir çeviri gibi. Üzüldüm açıkçası, yazık olmuş.
Profile Image for Fatih.
631 reviews36 followers
September 27, 2021
Bir arkadaşım sen seversin diye getirdi, ki bu sırada Milor'un uzmanlık alanını gastronomiden ibaret sanıyordum, çok da iyi olmuş bambaşka bir kitap okuma şansı buldum. Boğaziçi iktisat çıkışlı, LSE'de devam etmiş ve sonrasında Amerika'da sosyoloji üstüne doktora yapmış. Kitapta gastronomi okuyacağımı tahmin ederken entelektüel kimdir ve bilgi neden değerlidir sorularına farklı cevaplar bulma şansım oldu.

Milor, çıkış noktası olarak hep nesnelliği öznelliğin önüne koyuyor. Mümkün mertebe (burası önemli fazlasının da kötü sonuçlar getireceği noktalar olabileceğini de örnekliyor) gereksiz önyargılardan kaçındığını ifade ediyor.

Taviz konusunda söyledikleri güzel ama tabii ki uygulaması zor, kırmızı çizgilerde 0 taviz verdiğini ve bu yolda işini kaybettiği zamanların da olduğunu (Ferit Şahenk'in lokantası örneği gibi) bu çizgiler dışındaki konularda ise bir miktar tavizin özellikle ülkemiz şartlarında zorunlu olduğunu ifade ediyor.

""Sevdiğiniz işi yapın." diyerek insanları aç bırakamazsınız." sözü gerçekten çok doğru, bu yüzden belki insanlar okul hayatının başlarında bilinçlenmek zorunda, ne iş yapılırsa yapılsın bir projeksiyon çizildiğinde yükselmek mümkün ama günü kurtarmak için ilerlenince riske edilmesi gereken şeyler çok büyüyebiliyor.

Pozitif bilimleri sosyal bilimlerden önceleyen bir insan olarak, sosyal bilimlerden gelme bir insanı bu kadar somut ve örnekler üzerinden konuştuğunu ilk defa görüyorum, teorilere hakim olmakla beraber pratikteki karşıları değerlendirmek daha kıymetli gibi geliyor.

Tufeylilik kavramını bilmiyordum, gerçekten ülkemiz için çok yerinde bir kullanım olmuş. Doğru zamanda doğru yerde durarak insanımızın sırtından geçinen çok kişi var gerçekten.
Displaying 1 - 30 of 90 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.