“Estetik modernizm” zamanımızda sanat tarihlerinin en kilit kavramı. Modernizmi, Batılılaşmayı izleyerek Avrupa merkezlerinden çevre kültürlere doğru yayılan yekpare bir estetik ve bir tarih olarak gören Batı-merkezli bütüncül anlatılar çoktandır parçalandı. Farklı farklı toplumlarda modernist sanatın doğuş sürecini izleyen çoğul modernizm tarihleri çıktı ortaya. Böylece Asya’dan, Afrika’dan, Latin Amerika’dan değişik kültürlerin, Batı’nın kolonyal tarih dogmalarına saplanmadan kendi sanatlarının yaratıcılığını keşfettiği müthiş bir birikim aydınlığa kavuştu. Türkiye’de Modernist Sanatın Doğuşu, “estetik modernizm” kavramına ve post-kolonyal çağdaş tarihyazımına değindikten sonra bu birikime bir pencere açıyor. Sonra da Türkiye’deki kalıplaşmış sanat tarihi anlatısını irdeleyerek, modernist kırılma ve sanatın özerkleşme sürecini esas alan çağdaş bir tarih tezi geliştiriyor.
“Günümüzde geçerli olan tüm sanat, modernizmle ilgisi üzerinden kendini tanımlıyor.”
ALİ ARTUN 1972’de Ortadoğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. Mimarlar Odası’nda bilim ve teknoloji konuları ile mimar ve mühendislerin toplumsal konumları üzerine araştırmalar yürüttü, çeşitli makalelerin yanı sıra Fordizmin ve Mühendisin Dönüşümü adlı kitabı yazdı. 1980’den sonra Ankara Çağdaş Sahne Kültür Merkezi’ni yönetti ve burada 500 Yıllık Bilmece programı çerçevesinde sanat tarihi, edebiyat ve müzikle ilgili etkinlikler düzenledi. 1984’te Galeri Nev’in kuruluşuna katıldı. Bu tarihten başlayarak galerinin Ankara’daki sergilerini düzenledi ve aralarında Resme Bakan Yazılar, Arslan-Defterler ve Tiraje-Zamanların Hafızası’nın da bulunduğu yüzü aşkın Galeri Nev yayınının editörlüğünü yaptı. Galeri sergilerinden başka Ankara’da Cobra ve 1950-2000, Kopenhag’da Ben Bir Başkası, İstanbul’da Mübin Orhon-Sainsbury Koleksiyonu sergilerini hazırladı. Sanart’ın kuruluşunda ve yönetiminde görev aldı. Marmara ve Yıldız üniversiteleri güzel sanatlar fakülteleri ile İstanbul Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde sanat tarihi dersleri verdi. 2000 yılından bu yana, kültürel eleştiri alanında eserlerin derlendiği “Sanathayat” dizisini yönetiyor. Ayrıca, kurucusu olduğu e-skop internet dergisinin editörlüğünü sürdürüyor. Son yayımlanan kitapları: Modernliğin Sınırında Sanat-Eleştiri, Özerklik, Siyaset (2006), Müze ve Modernlik (2006), Çağdaş Sanatın Örgütlenmesi (2011), Sanatın İktidarı: 1917 Devrimi, Avangard Sanat ve Müzecilik (2015); Mümkün Olmayan Müze: Müzeler Ne Gösteriyor? (2017).
Kitabın yalnızca Türkiye’de modernist sanatı ele alacağını düşünüyordum. Ama yarısı modernizm ve modern sanatın serüvenini anlatıyor kalan yarısı da Türkiye’de modernist sanatı anlatıyor. İlk kısım beni biraz sıktı. Modernizm üzerine Jameson gibileri okuyunca öğrenilecek pek bir şey kalmıyor çünkü. Ama ikinci kısmı ilgiyle okudum. Modern sanatın coğrafyamıza gelişini epey iyi anlatıyor. Görsel sanatlarla sınırlı olsa da konudan uzak okurları tatmin edecektir.
Türkiye sanatının modernizmine dair çok iyi bir eser. Yazarın da belirttiği gibi söylenegelenlerin tekrarı değil. Ortaya yeni söylemler ve yeni bakış açıları çıkarıyor. Belki de Sanat/Hayat dizisinin en değerli eseri.