Bu kitabın genişletilmiş son baskısı 2013 yılında çıktı. Tanıtım yazısı, “Son yirmi beş yılda Türkiye, ikisi kendi ‘eseri’ olan dört kriz yaşadı” cümlesiyle başlıyordu. Ne yazık ki, 2018 yılında hem oluşturduğumuz kırılganlıklar nedeniyle “kendi eserimiz” niteliği taşıyan hem de tetikleyici unsurunun ABD Başkanı’nın tweet mesajları olması nedeniyle “dış kaynaklı” algısı yaratan yeni bir krizle tanıştık. Ardından COVID19 salgını başladı. Bu nedenle, bu baskıya 201819 krizi ile salgının ilk aşamasının ekonomik etkilerini inceleyen iki yeni bölüm eklendi.Gelişme çabalarında her defasında ülkemize çok değerli zamana mal olan, hepimizi şu ya da bu biçimde etkileyen, ama özellikle de işlerini yitirenleri derinden sarsan krizlerin temel nedenleri neler?İktisatçılar ne tür açıklamalar getiriyorlar?Pratikte olan biten ne?Krizlerin ortaya çıkma olasılığını azaltmak için neler yapılabilir?Kriz çıktıktan sonra uygulanabilecek politikalar neler?Fatih Özatay’ın bu soruların yanıtlarını aradığı kitap, sadece profesyonel iktisatçılara değil, ekonomiye ilgi duyan herkese sesleniyor.
İlk bölüm 1, 2 ve 3.kuşak kriz modellerini açıklıyor. Sonraki bölümler Türkiye'nin 94 ve 2001 krizleri, 2008 küresel krizi ve 98 rusya krizinin Türkiye’deki etkileri üzerine. Böylece kriz modelleri somut olarak örneklendirilmiş oluyor.
Sonuçta, mevzuya nereden bakılırsa bakılsın Türkiye'nin reçetesi aynı çıkıyor: mali disiplin ve sürdürülebilir bir büyümeye yönelik reformlar (yatırım ortamını iyileştirmek, vergi reformu, işgücünün niteliğini arttırmak vb.).