Jump to ratings and reviews
Rate this book
Rate this book
موضوع هذه الرواية بسيط، مألوف، نراه يتكرر أمامنا كل يوم في أي بلد متخلف سافرنا إليه، ألا وهو هجرة الريفي إلى المدينة، ولكنه في الحقيقة انتقال من دنيا إلى أخرى انتقال في الزمان والمكان، وبالتالي تبدل في الشخصية.

هذا التبدل يصوره المؤلف بدقة ويكشف عن مأسويته وخطورته لا بالتحليل النفسي الكلاسيكي بل بالحركة الروائية المتسارعة التي تنقلك الى صميم المدينة التركية وفي الوقت ذاته تشعرك أن المأساة تتكرر في دمشق أو الريودي جانيرو أو أیة عاصمة أخرى من عواصم العالم الثالث فهي ماساة إنسانية.

أما المؤلف يلماز غوني فقد نشرت إحدى الجرائد الأدبية المعروفة بأمانة أخبارها أنه على لائحة المرشحين الجائزة نوبل، على أية حال فقد ترجم إلى كافة اللغات الحية المعروفة.

269 pages, Paperback

First published January 1, 1975

2 people are currently reading
57 people want to read

About the author

Yılmaz Güney

33 books20 followers
Yılmaz Güney'in gerçek adı Yılmaz Pütün'dür. Kendi ifadesine göre Pütün kırılması zor sert meyve çekirdeği demektir. 1937 yılında, köylü bir ailenin iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Babası Siverek Desman Köyü'nden olup Annesi Muş'un Varto ilçesindendir. Kendisi Adana'da büyümüş ve Adana birçok filmine konu olmuştur. Adana'da bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere İstanbul'a gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçte bir yandan da hikâyeler yazıyordu. Daha sonra Atıf Yılmaz'ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı.

Yılmaz Güney, 1959 yılında Atıf Yılmaz'ın yönetmenliğini yaptığı Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik isimli filmlerin hem senaryosunu yazar hem de filmlerde rol alır ve oynar. Karacaoğlan'ın Karasevdası'nda da yönetmen yardımcılığı yapar. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanır ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkûm olur.

İki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden Yılmaz Güney, o dönemde daha çok macera filmleri çeker. Filmlerinde ezilen, hor görülen bir "Anadolu çocuğunun" otoriteye başkaldırısı vardır. Bu dönemde Çirkin Kral lakabını alır. Bu dönemdeki en önemli Lütfü Akad'ın yönettiği ve kendisinin yazdığı bir film olan Hudutların Kanunu'dur. Bu dönem boyunca oyunculuğunu geliştiren Yılmaz Güney, abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturtmuştur.

Yılmaz Güney, 1971 yılında Efraim Elrom'un öldürülmesinden sorumlu olan başta Mahir Çayan olmak üzere diğer Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi üyelerini sakladığı gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkûm edildi. Yılmaz Güney içeride kaldığı süre boyunca sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini; şiir ve öykülerini o dönemde çıkarmaya başladığı Güney dergisinde yayınlamıştır. 1974'te cezaevinden çıktı. İki yıldan fazla cezaevinde kalan Yılmaz Güney aynı yıl Arkadaş filmini çekti. Yine aynı yıl Endişe adlı filmi çekerken Yumurtalık ilçesindeki bir gazinoda ilçe yargıcı Sefa Mutlu'yu öldürmekten tutuklandı ve 25 Ekim'de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan yargılamaların sonucu 13 Temmuz 1976'da 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Beş yıl hapis yattıktan sonra 9 ekim 1981 tarihinde izinli olarak çıktığı Isparta Yarı Açık Cezaevinden yurtdışına firar etti. Yılmaz Güney'in hapisten kaçışı da filmlerini anımsatmıştır. Hapse girmeden önce çekmiş olduğu Şeytanın Oğlu filminde: bir günlük bayram izininde dışarı çıkan ve kayıplara karışan bir adamın hikâyesini anlatmıştır. Filmine benzer bir yaşantı tecrübe etmiştir. Bir günlük izin ile hapisten çıkan Güney, Antalya'nın Kaş ilçesinden Yunanistan'a bağlı Meis adasına, oradan da İsviçre'ye kaçmıştır. Daha sonra Fransa'ya geçer ve yaşamının geri kalanını orada geçirir.

Cezaevinde sinema ile olan ilgisi devam etti. Bu dönemde yazdığı Zeki Ökten tarafından çekilen Sürü ve yurt dışında ve yurt içinde büyük ilgi gören ve Şerif Gören tarafından Yol çekildi. Cezaevindeyken GÜNEY adlı bir sanat-kültür dergisi çıkardı. Yol'un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivali'nde ödül aldı. Yurt dışına kaçtıktan sonra Fransa'da Duvar filmini çekti. Güney'in, 1976 yılında Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde tanıklık ettiği, çocuklar koğuşunda çıkan ve tüm cezaevine yayılan bir isyanın sinemaya aktarıldığı Duvar onun son filmi olmuştur.

Son yıllarını Paris'te geçiren Güney, mide kanseri nedeniyle 9 Eylül 1984'te yaşamını yitirdi. Mezarı Paris'te bulunan Père Lachaise Mezarlığı'nda 62. kısımda bulunmaktadır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
32 (28%)
4 stars
44 (39%)
3 stars
26 (23%)
2 stars
7 (6%)
1 star
3 (2%)
Displaying 1 - 8 of 8 reviews
Profile Image for Bara'a Moussa.
211 reviews8 followers
May 20, 2018
يلماز غونيه المخرج الكردي وواضع حجر الاساس للسينما التركية والحائز على جائزة السعفة الذهبية في مهرجان كان السينمائي الخامس والثلاثون عن فيلمه الطريق "yol" يعتبر من العقول الكردية التي تمارس تفكيرها النقدي وتضع لنا اسساً من التفكير ليس لها نظير

عاش يلماز غونيه 47 عاماً فقط قضى فيها 11 سنة في غياهب السجن ونصف سنة في المنفى وتشرد ثلاثة أعوام في ديار الغربة
لقد منحه القدر وقتاً قصيراً للابداع

ومع ذلك كتب سيناريو ل 53 فيلماً ومثل في 110 أفلام وأخرج 17 فيلماً ونشر 4 روايات ومنها هذه الرواية رواية صالبا ذاك الفتى الفقير من كردستان تركيا الذي قرر ولظروفه المعيشية أن ينتقل للعمل في العاصمة اسطنبول مع صديق له ولكن ما أن يصلا للعاصمة للعمل ويضطرا لفقرهم الشديد للأكل وراء سيارة مركونة في شوارع العاصمة حتى يتهما بالسرقة ويساقا للشرطة التي تعبر عن سطوة الأجهزة العسكرية على مفاصل الحياة المعيشية في تركيا ثم يفرج عنهما بعد وساطة احد افراد الشرطة فيعمل صالبا في بيع المكسرات ولكنه في بداية الأمر يخجل من نظرات المارة له ولكن صديقة يشجعه فيقول:


ما لنا وللمارة ؟....... وما العيب فيما نعمل ؟ من يكون هؤلاء المارة؟
لماذا لم يخجلوا هم وهم يروننا جائعين بائسين نلف أرجلنا بالمناشف؟
لماذا لم تحمر وجوههم من الخجل؟
لماذا لم يقولوا أن شيئا معيناً يحصل؟
لماذا لم يتوقف أحد لينقلنا بسيارته ونحن ننتقل من أقصى العالم إلى أقصاه سيراً على أقدامنا؟
ما لنا ولهؤلاء ؟
لسنا في وضعٍ يجعلنا نخاف أحداً أو نخجل منه
لسنا مدينين لأحد هيا اقفز إلى الاسفل واطلق صرخاتك
لسنا نحن من يجب أن يخجل بل هم أنفسهم
ليخجل أولئك الذين لا يفكرون إلا بأنفسهم هيا أقفز للأسفل


الرواية لا تتحدث سوى عن شخص يلماز غونيه نفسه واني لأتساءل لو قدرت له الحياة وعاش أكثر مما عاشه ماذا كان سينتج ؟؟؟
Profile Image for Katerina Charisi.
179 reviews77 followers
May 12, 2018
Το βιβλίο λέγεται "Σάλπα, ο βρωμιάρης", μπορείτε να το βρείτε ονλάιν να το διαβάσετε (αξίζει) και μιας και δεν υπάρχει καταχωρημένο στα ελληνικά εδώ μέσα ορίστε μερικές πληροφορίες από το οπισθόφυλλο:

Η ιστορία του Σάλπα, είναι η ιστορία του επαρχιώτη νέου, η πραγματικότητα της ζωής του κλειστού και καταπιεσμένου χωριάτη, η επιθυμία-του για μια καλύτερη ζωή, η αναζήτηση της τύχης μέσα στους δρόμους της μεγάλης πόλης, η προσπάθειά-του να συμβαδίσει στον εκεί τρόπο ζωής, το πλήγωμα κι η απογοήτευση, τα απραγματοποίητα όνειρα.

Η ιστορία του νεαρού Σάλπα είναι επίσης η αντίδραση στην παράδοση, στην ιστορική κληρονομιά του
λαού της Τουρκίας να σκύβει το κεφάλι μπροστά σε κάθε "μεγάλο". Είναι η εξέλιξη της σκέψης του επαρχιώτη που ψάχνει να βρει τα αίτια των κοινωνικών αντιφάσεων, να απαντήσει στα ερωτήματα που γεννιούνται στο μυαλό-του ... Κριτικάροντας την καθημερινή ζωή, τους ανθρώπους, τους θεσμούς, παρουσιάζει τους παράγοντες της απομόνωσης και διαφθοράς (οικονομική δομή. κυρίαρχες τάξεις, ταξική εκμετάλλευση, κράτος κλπ.) μ" όλη-τους τη γύμνια με τον απλούστερο τρόπο.

Γεννήθηκε το 1937 σ" ένα χωριό των Αδάνων από Κούρδους γονείς. Η πρώτη του επαφή με τον κινηματογράφο άρχισε όταν ακόμα ήταν πολύ νέος, σ· ένα γραφείο διανομής ταινιών. Σιγά-σιγά από κομπάρσος δεν άργησε να καθιερωθεί σαν πρωταγωνιστής διατηρώντας τον τύπο του λαϊκού καλλιτέχνη
κι αγαπήθηκε απ' το λαό σαν ''Ο άσχημος βασιλιάς" του κινηματογράφου.

Η ιστορία του νεαρού Σάλπα μπορεί να θεωρηθεί από τα πρώτα-του μυθιστορήματα κι έχει γραφτεί στις φυλακές Σελιμιγιέ το 1973.
Profile Image for Ozan.
32 reviews2 followers
April 19, 2021
Salpa... Mehmet Salpa. Kadir'in, babasının atölyesinde karşılaştığı ve Konya'dan İstanbul'a kendisiyle beraber çelişkilerini de getiren, düşüncelerini, umutlarını, korkularını, cesaretini, güvensizliğini getiren Salpa.

Hücrem'de kendisininkiyle benzer bir hayatı anlattıktan sonra hikayenin içine sokuyordu bizi Yılmaz Güney Kadir'le. Salpa'da ise basit bir hayattan ama çok çok geniş bir sorgulama penceresinden baktırıyor. Günlük yaşamda akla gelebilecek en ufak detayların bile çift dikiş sorgulaması, Salpa'nın kendini fark etmeye çalışması, buna uğraşırken de aynı zamanda nasıl bir sarmalda olduğunu, güveninin nasıl kırıldığını, umutsuzluğunu ve bu çelişkilerden ortaya çıkarabileceği yeni bir hayatın, insan olabilmenin mümkün olup olmadığını sorguluyor. Belki biraz ileri giderek söylemiş olacağım, kendi zor dünyasında, yaşadığı onca şeyin etkisiyle sorunlarının içinde diyalektiğin doğasını bile sorgulatıyor Salpa'nın zihni.

"İnançsızlığın içinden mi çıkacak inanç? İnançsızlığın içinden çıkan inanç ne denli sağlıklıdır? Hangi deneylerden geçerek oluşur sağlıklı inanç? Güven güvensizliği, güvencesizlik güveni mi doğuruyor? Boyun eğme karşı durmayı, korku cesareti, nefret sevgiyi mi? Temel çürükse, ürün sağlıklı olur mu? Şaşırıyor Salpa, yetmiyor kendine, çözemiyor kafasının içini dolduran yumakları."
Profile Image for Bahoz Miran.
55 reviews32 followers
January 2, 2015
تظهر معالم الاحتجاج واضحة في معظم روايات يلماز كوني .. يلماز جدير بالاحترام والتقدير الذي كتب واخرج وابدع من خلف الجدران ,يوما ما ساله احد الصحفيين لماذا اعلنت كرديتك مع ان ذلك ليس في مصلحتك كمواطن في تركيا اجاب يلماز كوني : اعرف ذلك ولكن لو لم اكن كرديا لدافعت عن هذا الشعب المظلوم ...
Profile Image for D.
39 reviews14 followers
April 2, 2019
Düşündükçe, 'sosyalistim' demenin ya da 'sosyalist' olmak istemenin, 'sosyalist' olmaya yetmediğini anlıyor. 'Sosyalistim' demenin ne denli zor, ne denli sorumlulukla yüklü olduğunun bilincine ancak varıyor. Sosyalizmin bir reçete olmadığını ancak anlıyor.

Peki neydi sosyalizm ? Nasıl öğrenecek, nasıl sosyalist olabilecek Salpa ? Yalnızca okumayla olunur mu sosyalist ? Bilgisizliğin verdiği cesaretle nasıl konuşurdu bir zamanlar, daha dün; yakınlarda bile. Burjuvazinin siyasi iktidarına karşı yürütülecek haklı mücadele. Nasıl mücadele ? Neydi burjuvazi, emperyalizm ? Emperyalizmin en zayıf olduğu halka. Emperyalizmin yumuşak karnı kırlardır. Neydi bu yumuşak karınlı, yumuşak götlü emperyalizm ? Nasıl bir şeydi ? Yalnızca top, tüfek, uçak, iki fabrika, beş rafineri, şu kadar ajan, şu kadar üs müydü ? Süngü, cop, mitralyöz müydü yalnız ? İstanbul, Ankara yolunda şu kadar Mobil, Shell, BP benzin istasyonları mıydı yalnız ? Ne ?

Nereye doğdu Salpa, neyin içine doğdu ? Salpa, binlerce yılın alışkanlıkları, yasaları, kültürü, mirası içinde, büyük ve gizli bir örgütün içine doğdu. Bu büyük ve gizli örgüt onu besledi, büyüttü, okuttu. Nasıl düşünmesi gerektiğini, nasıl davranılacağını, saygının, sevginin ölçülerini, nedenlerini, korkuyu ondan öğrendi.

Dünyaya, insanlara, şeylere, bu örgütün ona taktığı gözlerle baktı, onun istediği biçimde anladı her şeyi. Reçeteler aldı ondan, kalıplar, önyargılar aldı. Eti kemiği bu anlayışla yoğruldu, ona göre biçimlendi, gelişti. Anası, babası, dayıları, ağabeyleri bu örgütün gizli üyeleriydiler. Örgütün gizli yasalarına göre davranıyorlardı ve Salpa'yı ona göre yetiştiriyorlardı. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın, " diyorlardı, "el öpmeyen ağız pis olmaz," diyorlardı, "büyüğünü tanımayan, Allah'ını da tanımaz" diyorlardı, her büyük, Tanrı'nın temsilcisi oluyordu yeryüzünde ve büyüklerin yaptığı her şeye doğru gözüyle bakılması isteniyordu. Bir süre sonra Salpa gizli örgütün doğal bir üyesi haline geldi; onun yasalarına uygun yaşamaya, düşünmeye başladı. Ayıplar, günahlar ve yasaklar onu toplumsal, töresel, dinsel, düzensel sınırlar içine aldılar. Toplumsal, dinsel, düzensel tabular konuldu önüne. Elif cüzü, Amme cüzü okudu, Kur'an kursuna gitti, namaz kıldı, görünmez güçlere yalvardı, hesap verdi, sığındı, yardım umdu. Sonra okula başladı, ikisini birlikte yürütüyordu. Ona bayrağı, Ata'yı, tarihi, coğrafyayı, büyükleri, küçükleri öğrettiler. Okuyup yazdıkça özgürlüğünü parça parça yitirdi, okudukça küçüldü. Yaşı ilerledikçe yasaklara, ayıplara, günahlara çarptı, görünür görünmez binlerce baskı altında ezildi. Ve gerçekliği büsbütün yitirdi. Boşlukta sallandı durdu. Bu sallantılar, ezilmeler, toplumsal tepki olacak birikimleri yarattı Salpa'da.
Profile Image for raShit.
377 reviews1 follower
April 30, 2016
"Ön yargılar, gelişmenin en büyük engellerinden biriydi. Onu yıkmalıydı; aşmalıydı..."
Profile Image for ceyda !!.
43 reviews
March 19, 2023
5 yıldız bile verirdim kitaba aşırı relatable bir kitaptı çok beğendim
Profile Image for العنّود.
26 reviews8 followers
August 11, 2022
أول عمل اقراه للكردي يلماز كَوني ، وهي رواية بمشاهد سينمائية.
مشهد الهجرة من الريف إلى المدينة، وحلم اسطنبول الذي عاشه مع رفيقه المجعد- الذي انتظرت عودته -، عنف الشرطة، لقطات الاغتراب الذي يعيشها محمد صالبا، ثم حنينه إلى الريف الذي هجره، تنتهي الرواية بفقدان صالبا لاحلامه وماضيه ويختفي بين الجموع.
Displaying 1 - 8 of 8 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.