Krallığın en güçlü prenslerinden sayılan Ros Dillon, yaşadığı ihanetin ardından sahip olduğu her şeyi kaybetmiş ve tehlikelerle dolu olmasına rağmen Vahşi Bölge’ye sığınmıştır. Ölümcül yaralarını iyileştirip hayatta kalmaya çalışırken karşısına çıkan Val sayesinde, intikam almak için büyük bir fırsat yakalar.
Val ve Ros güçlerini birleştirince önemli bir zafer kazanmıştır.
Bu gücün sadece Vahşi Bölge’yle sınırlı olmadığı anlaşılınca krallıklar ve beylikler onlara karşı birleşmek için adım atar.
Güç dengelerinin sürekli değişmesiyle acımasızlaşa gerçek savaş başlamak üzeredir.
Vahşi Bölge sınırları giderek silikleşir, geçmişten gelen beklenmedik misafirler ve sarsıcı ihanetlerse her yerdedir. Sona yaklaşan bu savaşı kazanmak uğruna kaç kişi feda edilecek, nelerden vazgeçilecektir?
- Vahşi’nin devam kitabı olan Uygar, destansı finaliyle aklınızdan çıkmayacak.
Selvi Atıcı, 1984 Yılında Ordu'da doğdu. Eğitim hayatını İstanbul'da sürdürürken hayatının aşkıyla karşılaştı ve eğitimini tamamlar tamamlamaz evlendi. İki kız ve bir erkek çocuğu annesi olan yazar, 2008 yılından bu yana yazdıklarını sosyal paylaşım platformlarında ve forumlarda paylaşmaya başladı.
Vahşi’nin ardından serinin 2. kitabını da hemen bitirdim. İlk kitapta Val’e hayran olduğumumu düşünüyordum 🤔 keşke söylemeden önce bu kitabı okumayı bekleseymişim 🙊 Çünkü Val bu kitapta hayranlığımında ötesine geçti 🤩 Vay canına 😱 Mükemmel bir kadın karakterdi 💪🏻 Güçlü kadın karakterler her zaman favorimdir ama Val; özgüvenin, liderliğin kitabını yazmış 😍 Ne zorluklar yaşarsa yaşasın asla pes etmedi ve asla modunu düşürmedi. Yaşıyor olmanın ne kadar değerli bişey olduğunu herkese kanıtladı. 👏🏻 Serinin konusuna, kurgusuna herkes farklı bir yorum getirebilir ama Val’a hayran olmayacak biri olabileceğini düşünmüyorum 😍 Seri boyunca sizi sinir edebilecek en ufak bişey bile yapmıyor, aksine sizi sürekli gülümsetiyor 😂 Çok tatlıydı 😍 Val’i övmekten kitabı anlatamayacağım galiba 🤣 . Neyse gelelim kitabımıza; 😅 Kitabın ilk bölümlerinde yazar beni bi şoka soktu ki kendime gelemedim. Hiç mi hiç beklemediğim ve istemediğim bişey yapmış 🥴 hatta @zum ile konuştum “Nasıl olur okuyamam artık diyerek” zorla spoi aldım 🤣 fakat hikayenin devamında çok şükür ki yazar uzatmadan ve üzmeden olayın sonunu getirmiş. . İlk kitaptan bildiğimiz üzere Trion Krallığının prensi Ros, hain ilan edilerek vahşi bölgeye kaçmıştı. Vahşi bölgede Val ile tanışıp onunla büyük bir ordu kurarak geri dönüp intikam alma planları yapmıştı. Bu kitapta Vahşi Bölgenin Kraliçesi Val, halkının hak ettiği hayatı ve Ros’un intikamını alabilmesi onunla birlikte uygar topraklara gelerek Trion krallığına karşı savaşa hazırlanır. Bu hazırlıkta ihanetler, kayıplar, acılar yaşasalarda davalarından vazgeçmezler. Sonunda ise Vahşiler ve Uygarlar arası savaş başlar. Tabiki ana konumuz savaş olsada sizi içine çeken çok güzel olaylarda yaşanmadı değil 👍🏻 hepsi ve daha fazlasını okuyup öğreniyoruz 😉
Vahşi kitabında, Ros Dillion uğradığı ihanetin ardından gücünü toplamak ve ihanet edenlerin karşısında durabilmek için tehlikelerle dolu Vahşi Bölge’ye sığınmıştı. Vahşi Bölge’de karşısına çıkan Val ile güçlerini birleştirerek kazandıkları zaferin etkisini arttırmak için diğer krallıkları da taraflarına çekmek ve büyük savaş da yanlarında yer almaları için çalışmaya başlıyorlar. Krallık hiç böyle kanlı bir savaşa şahit olmamıştı. Taraflar seçiliyor, oyun kuruluyor, hakkın yerini bulması için zirveye bir adım daha yaklaşılıyor. Akıcı, aksiyonu bol, çok güzel bir kitap okudum.
---------
Ros hafifçe gülümsedi. Val da zaten ondan iyisini bulamazdı. Kadın aklına gelince özlemle iç çekti ve nereye gittiği aklına geldi. “Tanrım, Ros! Umarım bana bakarken aklında Val’dan başka bir şey yoktur. Yoksa kendimi korumak adına seni bir yere kapatacağım!”
********
“Teşekkür ederim, Val! Daha önce birçok şeye benzetilmiştim, ancak aralarında hiç tavşan olmadı!” Kadın sırıttı. “Vahşi bir tavşan gördün mü hiç, Ros? Eminim karşılaşmadın. Bazen bir sarı kediden daha tehlikeli olur. Çok kurnazlardır. Göz açıp kapayıncaya kadar avlanırsın.” Adama göz kırptı. Ros iki kaşını birden kaldırdı. “Yine de hoşuma gitmedi.”
*********
Val hafifçe gülümsedi. “Biliyor musun, Ale? Seni seviyorum!” Ros gürültüyle öksürürken Ale çenesini kaldırıp Ros’a kibirle baktı. “Sonuçta ikinci tercihi bendim!” Val kahkaha attı. “Hayır, Ale! Son tercihim bile olmazdın.” Ale, Val’a öfkeyle baktı. “Tanrım! Şurada gururumu kurtarmaya çalışıyorum. Biraz yardımcı olabilirdin.”