Books can be attributed to "Anonymous" for several reasons:
* They are officially published under that name * They are traditional stories not attributed to a specific author * They are religious texts not generally attributed to a specific author
Books whose authorship is merely uncertain should be attributed to Unknown.
Now playing: Can You Hold Me - NF, feat. Britt Nicole
Ahhhhh I was so honored to be given this beta read by my amazing goodreads bestie Maria 🩷 Maria, if you see this, I CANNOT wait until you publish so I can have this book on my shelves. It was so good. The politics, the friendship, the slow burn, the action, the entire world, was so, so, so good. And that cliffhanger has me in a chokehold, why?! 😭 Girl you better get cookin’ because I need book two asap
this was SUCH a good book, cannot wait to share title and thoughts! Kate Stradling has written some of my favourite books, but this is my favourite of all her books, hands down.
Read. Just finished reading an upcoming graphic novel from an author friend... 👀 It was a most splendid read, and I think younger middle-graders will love it! I can't wait for its release! :)
Read a very early stage beta read for my SILs sister and had a great time! It was a romance novel à la Abby Jimenez, dealing with real life issues along the way of the characters finding love. Very sweet, great banter, will definitely recommend if/when it gets published 🤩
I absolutely loved this story! The faith themes woven throughout the pages were so well done! I adored the main character and his morality was such a green flag even when faced with difficult decisions.
Süreyya Ağaoğlu'nun günlüklerinden derlenen Londra'da Gördüklerim • Amerika Günlüğü kitabı üzerine:
Londra'da yaşayan bir Türk olarak İkinci Dünya Savaşı sonrası Londra'da uzunca bir süre bulunan Süreyya Ağaoğlu'nun gözlemlerini merak ettim. Kendisi Türkiye'nin ilk kadın avukatı olmakla birlikte, kadın hakları ve çocuklar için yaptığı çalışmalara hayatını adamış bir Cumhuriyet kadını. Bu yüzden diğer ülkeleri gezerken dahi Türkiye'yi nasıl kalkındırırız, nasıl daha iyi temsil ederiz gibi konuları düşünerek hareket ediyor.
Vatandan uzak kalmakla ilgili duygulardan bahsediyor mu diye merak ederek aldığım kitapta bambaşka bir tema buldum. Bu bir gurbet eseri değil. Dünyayı gezip Türkiye'ye nasıl faydalı olurum diye düşünen bir Cumhuriyet kadınının günlükleri. Dönemin Londra ve Amerika'sını çok iyi gözlemleyip aktardığı hissediliyor. Fakat kendisinin motivasyonuna hakim oldukça kitabı Cumhuriyet aydınlanmacılığı lensinden ve sınıfsal gerçeklerden bağımsız okumak mümkün değil.
Babasının Meşrutiyet döneminden itibaren devlet işlerinde çalışması ve hatta Cumhuriyet döneminde Atatürk ile dost olması hasebiyle Süreyya Ağaoğlu'nun nüfuzu bir hayli geniş. Hal böyle olunca "Fransa vizemi sağolsun büyükelçimiz hallediverdi" ya da "New York başkonsolosumuz sağolsunlar evlerinde misafir ettiler" gibi cümleler okuyunca beni bir gülme aldı. Ülkeden uzakta bulunma sebebimiz haricinde şartlarımızın da pek ayrıştığını gördüm.
Ağaoğlu, Amerika'da karşılaştığı Türkiye kökenli göçmenlerin Amerikanlaşmasından, Türklerin Türkiye'yi temsil etme gibi bir dertlerinin olmamasından bir hayli yakınıyor. Bu eleştiriden, yer yer büyükelçiliklerin ve hatta Vehbi Koç'un dahi paylarını almaları Süreyya Hanım'ın milli duygularının tutkusunu kanıtlıyor. Kendisi, katıldığı yemeklerde ve yabancı gazetelere verdiği röportajlarda Türk kadınını ve Cumhuriyet'in inkılaplarını anlatıyor. 1950'lerin hemen evvelinde yaşanıyor bütün bunlar.
Kitabın üçüncü bölümünde ise kendisinin yurtiçinde ve yurtdışında verdiği röportajları ve konuşmaları derlemişler. Burada Cumhuriyet kazanımlarının övülmesi kadar gericilik tehditinden yakınıldığını da görüyoruz. Kitabın bu kısmında Türkiye'deki aydınlanmanın ancak sınıfsal ayrıcalıkla varolabildiğini düşünmeden edemedim. Süreyya Ağaoğlu'nun kadın hakları konusunda hiç de hafife alınamayacak kazanımları birazcık da babasının nüfuzuyla ve Atatürk'ün aile dostu olmasıyla gerçekleştirebildiği aşikar. Yıllarca mücadele etmenin verdiği hislerle olsa gerek, Cumhuriyet kazanımlarının popülist politikalarla neredeyse eski haline dönmesi onun canını çok sıkmışa benziyor.
Yer yer toksikleşen hatta paranoyaklaşan Cumhuriyet aydını söylemlerini burada görebiliyoruz. Bu kadar milli kodlar üzerinden düşünüp de refah ve ayrıcalıkların halk tarafından benimsenmemesini "Anadolu'daki kadınlara haklarını anlatamadık" gibi fazlasıyla basit bir özeleştiriyle geçiştirmek bir hukukçuya ve aydına yakışmıyor. Adaleti en ücra köşeye götürüp işlemesini sağlamak ve mazlumun hakkını korumaktan da bahsedilseydi keşke. Ağaoğlu'nun ağabeyinin Adnan Menderes'in kabinesinde bulunması ve İnönü tarafından hapis cezasına çarptırılması da ilginç detaylardan.
Kitabın sonu Türkan Saylan'ın Ağaoğlu için yazdığı taziye yazısının laik Türkiye Cumhuriyeti vurgusuyla noktalanıyor. Ben de kafası karışık coğrafyamızdan tekrar nasibimi alıyorum. Sonuç olarak, Yakup Kadri'nin Yaban eserini okuma listemin başına kaydırıyor ve TC'deki bu kimlik mücadelesini bir gün belki daha da içselleştirebilirim diye umuyorum.
written by my dad’s college friend(https://www.ihavemylove.life/novel)on physics/piano composition/chinese philosophy/ai shifting the ability to form logic/real estate/trading/chinese history/sf and austin and the start of dotcom history through my parents’ time period in the context of life decisions and daily snippets
“The Edge of Harmony” by Lucy Milbaud A dystopian read that I believe will be the next big hit.
Aven is forced into basically an "arranged marriage"/dating games for 4 weeks issued by the governmen. Why? Repopulation. "Your Match. Your duty. Your legacy." Women and men are trading choice for fake smiles, empty relationships, and reluctant parenthood glossed over with shiny material benefits. Aven finds herself realizing that her body is viewed as the government as their property and a means to an end. Avens past threatens a comeback. A forbidden love threatens freedom. And a companionable love hangs in the balance. I loved this book! I could not put it down. The pacing was just right. The imagery was detailed and provided great visuals. The slow burn was long enough for me to start getting kinda desperate, but not short enough for it to feel like just lust.
WTLPF WTLPF V2 - I have no words ATSB - all to say has been said except that I can’t wait to be in the acknowledgements of a NYT bestseller TCOFP - I don’t even know what to say anymore TEI - I love my lil nerds :’) TQ - amazing beautiful 10/10 no notes my heart is wrenched and on the floor FM - rip to tattoos and the lil penguin ghostie OBC - horse husband 2.0!!!!!
Incredible storytelling. I can't wait to be able to talk about this one!
Book three of a fantasy series. I want to say its close to 850 pages but unsure what the final page count will be when it gets to the ARC read level. 4/5 stars currently