Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 112 p. Edited by Arzu Bahar Faruk Duman Prep. by Özge Boz "Iste Yargiç bey, bu adam sabahtan aksama kadar böyle abuk sabuk konusuyor. Ben diyorum kiz gelin olacak çeyiz düzecegiz o bana diyor, gelin dünyama sizleri dostlarimla tanistirayim. Hele bir tanesi yok mu kamis mi camis mi ne. Hep o bunun aklina girdi zaten. Tutturdu. Hayat bos bir sayfadir istedigin gibi doldur, deyip duruyor. Ben diyorum Nazmiye'nin kocasi Nazmiye'nin kollarini bilezik doldurmus sen bana vere vere beyaz sayfa mi veriyon? Tabii bütün emeklilik maasi kitaplara gidince…" Seyhan Aslan Hanotte, harika bir ilk kitapla Alakarga'da. Geçti Bitti Meyhanesi, öykücülügümüze yepyeni, coskulu, ilham verici bir hava getiriyor. Okuyunca, Hanotte'nin nasil güçlü bir dil birikiminden, nasil umutlu, aydinlik bir bakistan geldigini göreceksiniz. Mutlaka okuyunuz.
Son yıllarda öyle güzel öykü kitapları okuyorum ki dünyaya dair umudum artıyor, memlekete ilişkin yaralarım azıcık su yüzü görüyor... Birileri acıları görüyor, birileri anlatıyor ve her şey duyulur, görülür, dokunulur oluyor... Bu kitap da öyle oldu...
Hiç bitmesin istedim, akan, birbirinin içinden geçen, geçtiği yerde tenime değen hikayeler beni aldı, götürdü, gezdirdi ve bambaşka bir diyara bıraktı. Gerçeğin içinden çıkıp düşün kıyısına vardı sanki her şey, düşten çıkıp kedere vardı ama ne varsa hem düştü hem gerçekti. Okuduğum her satırı içimde bir yere işledim, çok sevdim...
Seyhan Aslan Hanotte Alakarga Yayınları'ndan çıkan ilk öykü kitabıyla kalbimizde yer tutmaya talip. Dili, seçtiği kelimeler, ifade biçimi, kahramanlara ve durumlara içeriden bakışıyla "okunmalı" diyeceğim öyküler yazmış. Öykü kahramanlarını yanı başımızda hissediyoruz okurken. Bir yandan gülümserken bir yandan yüreğimizde bir burukluk oluyor. Yazar asla acıtmıyor canınızı ana diğerlerinin yaralarını ustalıkla gösterip o yaralara sizin nefesinizle üflüyor. Her öykü ayrı güzeldi, eminim ki Hanotte hepsi üzerinde çok ter dökmüş. Fakat, kitapta saç örgülü küçük bir kız var, en sevdiği sayı sekiz. Çünkü onun iki koca karnıyla kendisini sarıp sarmaladığına inanıyor. İşte ben en çok onu sevdim. Elinize sağlık Seyhan Aslan Hanotte, çok güzel iş. Kapaktaki görsele de bayıldım, yazarın yaptığı heykellerden biriymiş. Bu öyküleri okumanızı dilerim
Seyhan Aslan Hanotte ‘un şahane öykülerini büyük bir keyifle okudum . Bitmesini hiç istemedim . Sayfaları çevirip bir sonraki öyküye geçerken soluğumda duyduğum heyecanı anlatamam . Hani çok sevdiğiniz bir şeyi bitmesin diye saklarsınız ya , yaz boyunca öyle bir şeydi benim için bu kitabı okumak . Seyhan Aslan Hanotte ‘un öyküleri bitmesin , daha çok öyküler yazmalı. Ben bir kitabı okurken betimlemeleri, dil anlatımı , çoşkusu , zekası, o muhteşem kelimelerin dansı ile beni içine çeken , beni dünyasına alıp , benim bir parçam oluveren kitapları seviyorum . İşte bu kitap tam da öyle . Yeni kitabını sabırsızlıkla bekliyorum . Takipçisiyim . O muhteşem anlatımına sağlık olsun .