Jump to ratings and reviews
Rate this book

Gramofon Avrat

Rate this book
Sabahattin Ali’nin öykülerinde aşk ve ölüm yan yanadır. Sadece öykülerinde mi? Kuyucaklı Yusuf’un sonunu düşünün, Kürk Mantolu Madonna’yı ya da… Bu eserlerde aşkın çıkmaz sokaklarında ölümle karşı karşıya gelir Sabahattin Ali’nin karakterleri. Bu derlemede yer alan öykülerin ekserisinde aşk, ölüm getiriyor. Gramofon Avrat, Sabahattin Ali’nin 1927-1946 yılları arasında aşkı nasıl ele aldığını ortaya koymakla kalmıyor, yazarın aşka bakışının, aşkı tasvir edişinin ne denli bütün ve özgün olduğunu da kanıtlıyor.

“Yakıcı, kavurucu bir aşktı bu; beni deliye çeviren, geceleri sabahlara kadar sokaklarda dolaştıran bir aşk. Fakat onu bu hâle sokan biraz da bendim. Aşkla tehlikeli bir oyuncak gibi oynamak istiyordum.”

Bizim Hikâye, Osmanlı’dan günümüze edebiyatımızda öykünün izini süren, öykücülüğümüzü var etmiş, geliştirmiş yazarların eserleri arasından en güzellerini, en başarılılarını, en önemlilerini belirli bir tematik bütünlük gözeterek ortaya koyan, 1850’lerden 1950’lere kadar bir asırlık öykücülüğümüzün verimlerini bir araya getiren bir kitap dizisi.

Bizim Hikâye dizisiyle birlikte, hem öykücülüğümüze dair bütünlüklü bir söz söylemek hem de yeni öykücüler keşfetmek üzere farklı yolculuklara yelken açıyoruz.

208 pages, Paperback

Published August 4, 2021

Loading...
Loading...

About the author

Sabahattin Ali

189 books2,591 followers
Sabahattin Ali (February 25, 1907 – April 2, 1948) was a Turkish novelist, short-story writer, poet, and journalist.

He was born in 1907 in Eğridere township (now Ardino in southern Bulgaria) of the Sanjak of Gümülcine (now Komotini in northern Greece), in the Ottoman Empire. He lived in Istanbul, Çanakkale and Edremit before he entered the School of Education in Balıkesir. Then, he was transferred to the School of Education in Istanbul, where he graduated in 1926. After serving as a teacher in Yozgat for one year, he earned a fellowship from the Ministry of National Education and studied in Germany from 1928 to 1930. When he returned to Turkey, he taught German language in high schools at Aydın and Konya.

While he was serving as a teacher in Konya, he was arrested for a poem he wrote criticizing Atatürk's policies, and accused of libelling two other journalists. Having served his sentence for several months in Konya and then in the Sinop Fortress Prison, he was released in 1933 in an amnesty granted to mark the 10th anniversary of the declaration of the Republic of Turkey. He then applied to the Ministry of National Education for permission to teach again. After proving his allegiance to Atatürk by writing the poem "Benim Aşkım" (literally: My Love or My Passion), he was assigned to the publications division at the Ministry of National Education. Sabahattin Ali married on May 16, 1935 and did his military service in 1936. He was imprisoned again and released in 1944. He also owned and edited a popular weekly newspaper called "Marko Paşa" (pronounced "Marco Pasha"), together with Aziz Nesin.

Upon his release from prison, he suffered financial troubles. His application for a passport was denied. He was killed at the Bulgarian border, probably on 1 or 2 April 1948. His body was found on June 16, 1948. It is generally believed that he was killed by Ali Ertekin, a smuggler with connections to the National Security Service, who had been paid to help him pass the border.[2] Another hypothesis is that Ertekin handed him over to the security services, and he was killed during interrogation. It is believed he was killed because of his political opinions.

Sabahattin Ali's 100th birth anniversary was celebrated in Bulgarian city Ardino in March 31, 2007. Ali is a well-known author in this country because his books have been read in schools in Bulgaria since 1950s.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
14 (29%)
4 stars
15 (31%)
3 stars
14 (29%)
2 stars
4 (8%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
80 reviews
April 24, 2022
Tüm Sabahattin Ali kitaplarındaki tat ve koku bunda da var. Ruhu şad olsun, ülkemizin Dostoyevski'si.
Profile Image for Melis.
25 reviews
February 18, 2023
İçerisinde birden fazla hikayenin bulunduğu, yorumlandıkça hikayelerin içerisinden farklı farklı anlamların çıkabileceği bir kitap.
En dikkatimi çeken ve aklımda kalan hikaye Ses oldu. Kişilerin yeteneklerini, benliklerini ortaya çıkarabilmesi için uygun bir ortamın olması gerektiği, girilen ortamlar hakkında ya da ortamdaki durumlar hakkında önceden bilgi sahibi olunması gerektiğini ve bu gerekliliğin gerçekleşmemesi halinde kişinin özünü bulamaması hikayede aktarılıyor. Hepimizin hayatında da aynı durum söz konusu, yeteneğimizin ortaya çıkmasında bulunduğumuz ortamında etkisi büyük. Ancak önemli olan uygun ortamı bulmak yoksa da bu ortamı oluşturmak ve yeteneklerimizi, özümüzü ortaya koymaktır.
Profile Image for Eda AYDIN.
114 reviews
December 23, 2025
Sabahattin Ali’nin kült eserlerinden biri olan Gramofon Avrat, Türk edebiyatının toplumcu gerçekçi çizgisini en sarsıcı ve nahif haliyle temsil eden, derin bir toplumsal eleştiri ve karşılıksız bir sevda hikâyesidir. Eser, kadın kimliğinin geleneksel toplum yapısındaki kırılganlığını ve bir "halk kadını" olan Cemile’nin onurlu ama hüzünlü yaşam mücadelesini merkezine alırken; yazarın insan ruhunun en karanlık köşelerine ışık tutan gözlem yeteneği, karakterleri adeta etten kemikten birer gerçekliğe dönüştürüyor. Sabahattin Ali, her zamanki duru ve şiirsel anlatımıyla taşra hayatının acımasız kurallarını, sınıf farklarını ve insan ilişkilerindeki samimiyet ile ihanet arasındaki ince çizgiyi ustalıkla işliyor. Okuru derin bir hüzne boğarken aynı zamanda toplumsal gerçeklerle yüzleştiren bu eser, hem karakter derinliği hem de yazarın zamansız üslubu nedeniyle Türk edebiyatı klasikleri arasında mutlak suretle okunması gereken bir şaheserdir.
Displaying 1 - 4 of 4 reviews