Jump to ratings and reviews
Rate this book

Kabul

Rate this book
“Okuyacağınız hikâyeyi size ben anlatacağım. Birçoğunuzla defalarca tanıştım. Bazılarınızı çok çabuk unuttum. Vakti geldiğinde beni uğurlayanınız da oldu, bırakmamakta ısrar edeniniz de. Ben kim miyim? Hepinizin en kısa uykusuyum. Ben suçluluk duygusuyum!”

Jale Demirdöğen, yeni romanı Kabul'de insanlığın en büyük ortak duygularından biri olan suçluluk duygusunun hayatları nasıl değiştirdiğini, suçluluk hissedenlerle hissetmeyenlerin nelere sebep olabildiklerini anlatıyor.

“Zaman, insan hayatı için tam bir fiyaskodur,” diyen yazar şaşırtıcı biçimde zaman algısını da paramparça ediyor.

336 pages, Paperback

First published June 1, 2021

1 person is currently reading
3 people want to read

About the author

Jale Demirdöğen

10 books2 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
4 (40%)
4 stars
5 (50%)
3 stars
1 (10%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
Profile Image for Dilek Uzunoğlu.
210 reviews1 follower
April 3, 2025
"Her ne olmuşsa, o başka türlü olamazdı." _Eckhart Tolle

"İnsanlar bir dakika sonra ne olacağını bile bilme gücüne sahip değilken nasıl olup da ânı rahatça gözden çıkarabiliyorlar , bilmiyorum."

"Ben , esiri olduğu herhangi bir kötücül duygunun işgali yüzünden köpürmüş insanların karşısında, sürekli ve sakince gülümsemekten daha akıllıca ve usta işi bir manipülasyon şekli tanımıyorum."

"İnsan ne zaman kendisini var hisseder biliyor musun?"
"Ne zaman?"
"Kendisini her şeyiyle kabul ettiği zaman! Ona kendisini yokmuş gibi hissettiren duygularıyla, tercihleriyle, zevkleriyle, hayalleriyle, hatalarıyla, zaaflarıyla, gelmişiyle, geçmişiyle, içinde bulunduğu anla, aldığı nefesle, her şeyiyle kabul ettiği zaman! İnsan kendisini kabul ettiği zaman var olur ve işte o zaman barışır kendisiyle de, dünyayla da."

"Bu kadar fazla umursamak… İnsanları bile değil; onların ne dediğini ya da diyeceğini… İşte insanın kendi yolunun önüne koyduğu o kapkara taşlardan biri de bu. Herkesin onayını alacak şekilde yaşama arzusu. Her şeyin yolunda gittiğini ilan etme çabası. Ben el alem ne der cümlesi kadar uçsuz bucaksız bir kabristan daha görmedim. Yaşarken öldürüyor insanları. İnsanlar keşke el alemi bu kadar önemsemek yerine kendi dünyalarıyla ve duygularıyla uyum içinde yaşamayı önemseyebilselerdi."

"En acıklısı budur işte. Hissetmesi gerekmeyen birinin utanç hissetmesi, suçluluk duyması gerekmeyen birinin kendisini suçlaması, yetersiz olmayan birinin yetersiz hissetmesi ve değerli olan birinin kendisini değersiz görmesi acıklıdır. Bu, insana en zorlu duyguları taşır, en sağlıksız ilişkileri yaşatır ve hayatını en kalitesiz şekilde geçirmesine neden olur. Çünkü bu duygular kişinin kendisini sevmesini engeller. Kendisini sevmeyen kişi, sevilmeyi hak ettiğine de inanmaz. Bütün olumsuz duygular o kişinin içinde paslı bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlanır, alt etmek için bir şey yapmazsa onu esir alır, önce zihnine sonra da inancına dönüşür. Ve kişi yaşadığı her şeyin sonunda, anlamsızca sorulan ve yeryüzünde cevabını kimsenin veremediği o tek soruya gelip dayanır. Neden ben?".
Profile Image for Esra Çelik.
95 reviews
April 2, 2025
İnsanın zihnindeki sesle, yani esiri olduğu duyguyla, onu güçlendirmek yerine savaşabilmesinin tek yolu savaşmamaktan, inançlarını ve duygularını kabul etmekten geçer. Sayfa 113
Kendilerini keşfedememiş, huzura erişememiş ve anlamı içlerinde değil de dışarıda arayan insanlar hep birbirlerinin yerinde olmak isterler. Sayfa 154
Displaying 1 - 2 of 2 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.