Ne yazık ki paylaşılmayan ve ortaya çıkarılmayan hiçbir sır yoktur.
Yağmur’un hakkındaki tüm gerçekleri ortaya çıkarışının ardından arkadaşlarına karşı mahcup olan Eylül’ü zor zamanlar bekler.Öte yandan öz babasıyla karşılaşmak, Eylül’ün hayatının rayından tamamen çıkmasınaneden olur. İşler karmaşık bir hâl alırken Yiğit, şartlar ne olursa olsun Eylül’ün yanındadır.
Bu sırada Sarp, Eylül’e karşı hislerinden kurtulmaya çalışır fakat ona olan bağlılığı sandığından daha kuvvetlidir. Kafası yeterince karışıkken hayatını değiştiren, kendini değerli hissetmesini sağlayan ve yüzünde yeniden tebessüm oluşturabilen bir kadınla tanışacaktır. Yani Duygu’yla…
Peki yeni biri, yeni sırların da doğmasına mı yol açacaktır?
“Benim için gizemlerle dolu koca bir okyanus gibisin. Seni o kadar çok seviyorum ve keşfetmeye öyle doyamıyorum ki dünyaya on sekiz defa gelsem,on dokuzuncusunda yine sana âşık olmak isterdim.”
Serinin ilk kitabı öyle bir yerde bitmişti ki ikincisini dört gözle bekleyip satışa çıkar çıkmaz aldığım Benim Küçük Sırrım 2 her karakterin içinden çıkamadığı duyguları geçmişte bırakmadığı anılarla doluydu. Kalbim cız etti. Bazen gerçeklerden kaçmak en doğru yolmuş gibi görünse de bu kitapta çok da doğru olmadığını ama yüzleşmenin de kolay olmadığını daha iyi anladım. Eylül, Yağmur'un yaptığı acı sürprizden sonra arkadaşlarından uzaklaşmıştı. Bu uzaklığa daha fazla dayanamayan Yiğit Eylül'ü arayıp kızların yurtta toplandığını bunun onlarla görüşmek için kendisini anlatmak için iyi bir fırsat olduğunu söyledi. Eylül Yiğit'i dinleyip yurda gittiğinde beklediğinin aksine arkadaşları kızgın ya da ona küskün değildi. Kırgındı. O gece o yurt odasında herkes eteğindeki taşları döktükten sonra bazı şeyler normale dönerken Eylül'ü çıkmaza sürükleyen bir diğer etken Yiğit'in Eylül'e hislerini açıklaması oldu. Yıllarca sevginin tam manasını bilemeyen Eylül Sarp'a ve Yiğit'e karşı olan duygularını süzgeçten geçirmekte zorluk yaşarken yine imdadına arkadaşı koştu ve bazı şeyleri net anlamasını sağladı. Sarp ise Eylül'ün kendisinden ve duygularından kaçmasını kaldıramayıp ondan uzaklaşırken Efken'in tanıştırdığı Duygu ile bir ilişkiye başladı. Duygu Sarp'ın hislerinin ne yönde olduğunu bildiği halde Eylül'e ağır ithamlarda bulunurken Eylül yeniden kendisinin kaçmakta olduğu bir gerçek tokadıyla kendisine getirmeye çalışırken diğer yandan biyolojik babasının onunla görüşmek istediğini öğrendi. Her şey daha ne kadar kötü olabilir diye düşünürken bu defa ağır ve acı darbe babanın dudaklarının arasından çıkan bir kaç kelime oldu
Bu kitapta birinci kitaba göre daha çok sevdiğim yerler oldu diyebilirim. İkinci kitapta kendimi Eylül'e daha yakın hissettim. Özellikle babasıyla yaşadıkları olaylarda onunla çok iyi empati kurabildiğimi hissettim. Genel olarak benim için biraz gericiydi. Shipim olmayacak diye çok korkmuştum ama korktuğum gibi olmadı ve Eylül duygularının farkına vardı. Yine eğlendiğim sahneler vardı. Çabucak akıp gitti benim için. Yorucu değildi. Puanım ise 8/10.
İkinci kitap gençlik kitabı olmasına rağmen içimi boğdu. Özellikle ayakları üstünde duran, kendini savunmasını bilen Eylül'ün bu kadar güçsüz olması. Her olayda yanında birine ihtiyaç duyması çok can sıkıcıydı. Ayrıca herkesten sakladığı o büyük sırrı (!) bence yasal olmayan bir dövüş klubünde dövüşmesinden önemli değildi. Geçmişteki ailevi bir sorununun büyük sırrı olması ve ona karşı koz olarak kullanılabilmesi çok saçmaydı. Bir diğeri aşk üçgenleri... Nefret ettim resmen. Sarp'ın da insanlara umut vermesi Eylül'ün de aynı şekilde olması iki karakterden de soğuttu. Kesinlikle Yiğit'le olmasını isterdim Eylül'ün. Yiğit her fırsatta yanındaydı, arkadaşlarıyla barışması için destekleyendi, kendisinden sakladığı sırra rağmen suçu kendinde arayandı, Eylül'den en ufak bir şüphe duymayandı... En çok Yiğit'i sevdim, en çok ona üzüldüm. Hiçbirini hak etmedi. Kitabı nasıl bitirdim derseniz Efe'yle Cansu sayesinde. Kitaba inanılmaz bir neşe kattılar. Ama 3. kitapta arkadaş grubumunun az olduğunu ve finalinin tam oturmadığını öğrendiğimden okumayı düşünmüyorum.
Aşırı akıcı bir kitap. Zaten çok tatlış bir kurgu ve kitap çok hızlı bitiyor. Fakat yiğit mi sarp mı olacak konusunda baya arada kaldım. Evet sarpla çok tatlı oluyorlar ama yiğitle olsaydı daha acıklı olacaktı😕
This entire review has been hidden because of spoilers.
"Birileri sizi incitebilir,düşürebilir fakat bu sizin güçsüz olduğunuz anlamına gelmez. Güç düşmekle değil,ayağa kalkmak ve pes edip kendini bırakmak arasındaki seçimle ilgilidir"
Bazı olayları saçma bulsamda göz açıp kapayana kadar bitirmiştim bu kitabı. Ama 3. Kitabı okuyacağımı sanmıyorum zaten bu kitabıda final olduğunu sanarak okumuştum