En yakını, özel hayatı hakkında pek fikrimiz olmayan Kemal Sunal'ı, hayat arkadaşını anlatma ihtiyacı hissetmiş, biraz aşk mektubu gibi özlediğine. O kadar içten, o kadar doğal bir kitap olmuş ki... Gül Sunal konudan konuya atlayan konuşması gibi, pek genel kurallara takılmadan, zaman-mekan sırası izlemeden aklına hücum eden anıları not almış sanki. Bu kötü bir fikir olsa da normalde, o kadar olduğu gibi yazmış ki, doğallığı nedeniyle rahatsız olmak pek mümkün değil. Eğlenceli, hüzünlü ama her biri ilgi çekici mini hikayeler gibi. Bu hikayelerden belli ki Malatya kökleri, Anadolu insanına olan hayranlığı ve ilgisi Kemal Sunal'ı olduğu başarılı komedyen haline getirmiş. Bir yandan aile babası Kemal Sunal'ın ne kadar özlenen, ne kadar sevilen biri olduğunu görüp saygı duyarken, bir yandan da onun acısını yaşayan ailesinin hislerine ortak olup gerçekten hüzünlendiğim, gözlerimin dolduğu zamanlar yaşadım. Şöhretini olduğu gibi kabullenen, olgun, doğal, saygılı, sabırlı bir adammış, hayatlarımızda, çocukluklarımızda ettiği yeri, halkın sevgilisi olmayı sonuna dek hak etmiş. Biraz tanınınca kendini kaybeden günümüz "ünlü"lerinin öğreneceği çok şey varmış kendisinden, erken ayrılmış aramızdan. Hem dönem koşullarını ve bulundukları çevreyi, yaşam tarzlarını, hem de pek sevilen Kemal Sunal'ı, ailemizin Şaban'ı, Salako'su, Varyemez'ini daha yakından tanımak için okunmasını tavsiye ediyorum. Çok kolay okunan bir kitap, Gül Sunal'a da içtenliği için buradan teşekkür edeyim.