“Atatürk’e Yönelik Kara Propaganda!”… çalışmaya bu başlığı vermek bizim için her ne kadar üzücü olsa da tarihî misyon, millî görev ve Ata’ya olan minnet borcumuz gereği bu propagandayı organize edenleri deşifre etmek adına elzem bir başlık olduğuna inanıyoruz. “Hurafeler” ise propagandanın sonucu ortaya çıkan efsaneler ve yalanlar yumağıdır.
1940’lı yıllardan beri Atatürk’e karşı sistemli ve bilinçli şekilde yürütülen kara propagandanın temelinde; Ata’nın şahsiyetini, kimliğini, karakterini, ailesini, özel hayatını, inançlarını, mesleki hayatını ve ömrünü adayarak milleti için inşa ettiği Cumhuriyet’i ve Cumhuriyet devrimlerini; bilerek ve isteyerek “bel altından” vurmak suretiyle “itibarsızlaştırma, küçültme, yaşanan olayları çarpıtma, kişi ve kişileri olduğundan farklı gösterme” gayreti yatmaktadır. Üzücü olan şudur ki Atatürk’e yönelik algı operasyonu ve kara propaganda sonucunda üretilen efsanelere, uydurma hikâyelere, safsatalara ve hurafelere toplumun belli bir kısmı inanmaktadır.
Atatürk döneminde camilerin ahır yapıldığı mevzusundan tutun Kur’an-ı Kerim okumanın yasaklandığına, Atatürk’ün İngiliz ajanı olduğundan validesi Zübeyde Hanım’a atılan iftiralara, Kurtuluş Savaşı diye bir savaş olmadığından şapka takmadığı için idam edildiği söylenen din adamlarına kadar akla, vicdana, ahlaka sığmayacak onlarca hurafe, onlarca yalan, onlarca iftira…
Elinizdeki bu kitap, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik sistemli ve bilinçli bir şekilde sürdürülen psikolojik savaş ve kara propagandayı tek tek deşifre etmek amacıyla hazırlanmış, tamamı kaynaklara ve arşiv belgelerine dayalı bir deşifre çalışmasıdır.
1984 yılında Kırıkkale’de doğdu. İşletme alanında lisans, tarih alanında lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladı. İstiklal Harbi tarihi üzerine bilimsel araştırmalar yapmaya başlayan genç tarihçi, anılan zaman kesitinin üzerinde çok durulmayan ya da araştırılmayan yönlerine derinlemesine nüfuz etmek çabası ile ön plana çıkmıştır.
Bu anlayışla kaleme aldığı yayınlanmış on adet kitabı bulunmaktadır. İlk çalışması olan Mustafa Kemal'in Muhafızı Topal Osman başlıklı kitabı 2014 yılında yayınlanmış ve çok sayıda baskı yapmıştır. Yazar bu çalışma ile tarihe "Ali Şükrü Bey Hadisesi" olarak geçen olaya net bir şekilde açıklık getirmiştir. Yazarın 2016 yılında yayınlanan ve yine çok az bilimsel araştırmaya konu olan Türk Papa/İstiklal Harbi’nden Ergenekon Surecine Papa Eftim ve Türk Ortodoks Patrikhanesinin Faaliyetleri isimli ikinci çalışması, yakın tarihimizin unutulan bir sayfasına ışık tutmuş ve birçok kesim tarafından beğeni kazanmıştır.
Yazar, Atatürk’ü Öldürme Planları isimli üçüncü kitabında, Atatürk’e yapılan otuzdan fazla suikast tertibini ilk defa ortaya çıkarıp yayınladığı belgelere dayanarak anlatmıştır. Yazarın Kurtuluş Savaşı'mızın kazanılması adına Atatürk’ün kontrolünde gerçekleşen istihbarat faaliyetlerine ve kahraman istihbaratçılarımızın eşsiz mücadelelerine yer verdiği Atatürk’ün İstihbarat Faaliyetleri isimli dördüncü kitabı, Nisan 2017'de raflardaki yerini almıştır.
Ümit Doğan'ın beşinci kitabı Derin Sultan Abdülhamid isimli çalışması, Osmanlı Devleti’nin son döneminde yaşananlara ışık tutması amacıyla hazırlamış olup, Osmanlı sultanları arasında özel bir yere sahip olan Sultan Abdülhamid Dönemi ile ilgili önemli tespitler yapmaktadır.
Ümit Doğan’ın kaleme aldığı Çarpıtılan Tarihle Hesaplaşma isimli altıncı kitabı Aralık 2018’de, Ana Türk /Atatürk’ün Annesi Zübeyde Hanım isimli yedinci çalışması Aralık 2019’da İskilipli Atıf Gerçeği isimli sekizinci çalışması ve Hurafeler/Atatürk’e Yönelik Kara Propaganda isimli dokuzuncu çalışması Eylül 2021’de okuyucuyla buluşmuştur.
Ümit Doğan, Cumhuriyet tarihi alanındaki araştırmalarından elde ettiği birikimlerini cumhuriyetimizin emanetçisi olan çocuklara aktarmak amacıyla Çocuklar İçin Atatürk’ün Hayatı, Çocuklar İçin Kurtuluş Savaşı Tarihi ve Çocuklar İçin Kurtuluş Savaşı Kahramanları isimli üç tane de çocuk kitabı kaleme almış, bu kitaplar Aralık 2019'da çocuk okurlarla buluşmuştur.