Öykü onu karanlığa çeken her şeyden uzaklaşıp yeni bir başlangıç için yola çıktığında atacağı adımları hesaplamıştı. Geçmişte onu yıpratan tüm ilişkilerden uzaklaşacak, kimseyle yakınlık kurmadan mutlu olacağına inandığı yalnız ama huzurlu bir hayat için savaşacaktı. Güçlü ve sarsılmaz görünüşünün altındaki kırılgan kızı herkesten saklarken güvende olacağına inandığı tek yer kilitli kapıların ardıydı.
Yazarın okuduğum her kitabı bir öncekinden daha güzel; yazar, her kitabında kendini geliştirerek ilerliyor. Öykü.. Geçmişi kayıplar, ihanetler, sevgisizlik, duygulardan uzak ilişkileri barındırıyor. Geçmişinin etkisinden kurtulup özgürlüğe bir adım daha yaklaşabilmek, yeni bir başlangıç için yola çıkıyor. Hayal bile kurmayı bırakan Öykü, yeni hayatında hiç olmasını beklemediği güzel şeylerle karşılaşıyor. Bu durum Öykü’nün dengesini bozduğu gibi dışlanmamak için yeni düzene alışmaya çalışıyor. Öykü’nün geçmişi yavaş yavaş ortaya çıktıkça onu daha iyi anlıyoruz; ama yaşadığı çevrede iyi günde kötü günde onu yalnız bırakmayan, sevmenin, sevginin gücünü gösteren dostlarına ve sevdiği adama karşı olan tutumu zaman zaman yeter artık onlara güven dedirtse de yine de sonunda Öykü’ye hak verirken buluyorum kendimi. Ben Öykü’yü çok sevdim. Keyif alarak okuduğum, akıcı bir kitaptı. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
---------------
Hayat hikayelerden oluşur. İyi hikayeler, kötü hikayeler, mutlu hikayeler. Acı hikayeler…
*****
Umut etmek. Umut edecek güvenli bir alan bulmuşken kendi güvensizliklerimi bir kenara bırakmak sorun olmamalıydı.
*****
Yağız’ın evindeydim. Ona bir sor sormuştum. Ona gülümsemiştim. Tüm bu samimiyet beni öyle korkuttu ki ne yapacağımı bilemedim.
5/5🌟 Yıldız Haritası, kadın baş karakterimiz Öykü’nün hikayesi, -bana göre korkunç- annesinden ve onun ailesinden kurtulup Sıla ve Derya ile ev arkadaşı olmaya başlıyor. Sayfaları çevirdikçe Öykü’yü yakından tanıyor, yaşadığı zor şeyleri okuyoruz💔 Öykü’nün kimseye güvenmemesi, sevmek, sevilmek, arkadaşlık gibi konularda eksik kalmasının o kadar haklı sebepleri var ki… Öykü’nün geçmişi, okurken kalbimi kırdı, hüzünlendim, annesine sinirlendim, annesine saydım sövdüm… Öykü etrafına ördüğü duvarlara rağmen o kadar iyi kalpli, o kadar tatlı bir kız ki yaşadıklarının onu böyle yapması çok doğal… Öykü’nün yaşadığı eve alıştıkça Yağız, Sıla, Derya ve Tunç ile çok güzel bir dostluk kurmaya başlamasını okuyoruz. Öykü’nün arkadaşları için yaptıkları, arkadaşlarının Öykü için yaptıkları çok güzeldi. Kitap boyunca Öykü’nün sevgiyle, dostlukla ve aşkla tanışmasını okuyoruz. Yağız’la aralarında çok güzel bir bağ oluştu💜 Öykü, başta Yağız’ı biraz zorlasa da -haklı olarak- sonrasında o kadar güzel, o kadar nahif, o kadar eşsiz bir ikili oldular ki okurken aralarındaki bağa hayran olmamak elimde değildi💜 @betullguclu ‘yü Muzlu Pastam kitabından beri takip ediyor, her yeni kitabını heyecanla ve mutlulukla okuyorum. Yıldız Haritası diğer romantik komedi kitapları gibi değildi fakat çok çok güzeldi. Her bölümünü çok sevdim. İçinde güzel mesajları olan, bölüm başlarında anlamlı Küçük Prens alıntılarıyla kalbime dokunan bir kitap oldu Yıldız Haritası. Yazarın yeni kitabını heyecanla bekliyorum😇
Uzun zamandır böyle sıcacık,samimi, sevgi dolu, gerçek dostluğu anlatan, bana hissettiren bir kitap okumamıştım. Okuduğum her sayfada beni içine çeken karakterler görmemiştim. Bir karakterin dışarıdan güçlü görünüp aslında içinde yaşadığı burukluk ve kırılganlığın farkına varmamıştım. İnsanda sevgisizliğin yarattığı boşluğa tanık olmamıştım. En küçük bir mutluluğun,hüznün bir insanda yaratacağı olumsuzlukları ve her şeye rağmen arkasında 'gerçek' dostlarının olduğunu bilmenin yarattığı hissiyatı okumayı özlemiştim diyemiyorum çünkü daha önce bana bu duyguları yaşatan bir kitap okumamıştım. Öykü... Seni nasıl tanımlayacağımı bile bilmiyorum. Her duyguyu bana yaşattın. Senin gibi bir arkadaşa sahip olmayı isterdim. Son sayfalara kadar olan değişimine inanamıyorum. Bana çok şey öğrettin,sana minnettarım. Kitabı ilk görüşümde sadece kapağını çok sevdiğim ve Betül Güçlü'nün kalemine güvendiğim için almıştım. Şuan fark ediyorum ki bu kadının yazdığı her karaktere ayrı bir yakınlık besliyorum. Kitaplığımı Betül Güçlü ile doldurmak yeni planlarım arasında :) Son olarak 'Yıldız Haritası' kitabını yazdığı için yazara ve kitabı ertelememeyi başarıp bu güzel kitapla tanıştığım için kendime teşekkür ediyorum. 🤎
gerçek hayatta asssla yağız gibi bir karakter olmayacağını ve kimsenin onun kadar sabırlı olmayacağını biliyorum ama dehşet hipnotize edildim...sevgisi tarafından. ilmek ilmek işlenmişti hayran oldum valla. beğenmediğim birkaç nokta vardı ama amaaan böyle bir kurgu okumaya ihtiyacım varmış puan kıramadım asla 5/5
Her güzel anda sevginin payı olduğu gibi her dibe çöküşün sebebi de sevgisizliktir. Bir insan içine kapanıp herkesten uzak durarak kendini korumaya alıyorsa oradaki sorun sevgisizlikten kaynaklanıyor. Yıldız Haritası kitabında da temelde sevgisizlik sorunu yatıyordu. Hayatının yarısını alay konusu olup dışlanarak zorbalığa uğrayarak en önemlisi annesinden nefret edilerek geçiren Öykü'nün iyi insanlarla karşılaştığı, dostlukla tanıştığı, aşkı öğrendiği hikayesini okuyoruz.
Geçmişinde yaşadıkları onda travmalar bırakır Öykü'nün. Kolay şeyler değildir, fiziki bir boyuta ulaşmamış olmasına içten içe sevinsem de psikolojik olarak şiddet görmüş bir çocuk, çok üzdü beni, kalbim onunla birlikte yaşadıklarını öğrenirken kırıldı. Yaraları fazla, herkesten saklanıp acılarını korkularını gizlediğini sansa da dikkatli gözlerden kaçmıyor.
Kitap kızımızın bir eve taşınması ile başlıyor. Oda ait bir odası olacağı için heyecanlı, onun olacağı için huzurlu. Ev arkadaşları Derya ve Sıla, bu iki kızı çok ama çok sevdim. Sıla daha kırılgan bir karakter, Derya onun aksine daha inatçı anaç biri, bir de üst kat komşuları var. Daha ilk andan beri vurulduğum prens Yağız, onun çok konuşan ev arkadaşı Tunç. Bu iki karakteri de sevdim. Tunç ne kadar dışa dönük açık olsa da Yağız bir o kadar daha sakin ve ağır kalıyor, beyfendi çocuğum benim aşırı kalp ben. Öykü'nün çalıştığı kafedeki Suzan hanım var, o kadını da çok sevdim ben bir de Demir var. Demir de Öykü gibi sessiz içe kapanık az konuşan biri, az ve öz konuşur.
Öykü'nün güvenini kazanmak, içini açmasını beklemek sabir gerektiriyor ve Yağız bu konuda çok iyi gidiyor. Bazı bazı arada çıkışları olsa da Öykü ona kendini tam anlamıyla gösterince eriyip bitiyor, çok çok güzel seviyor. Kitapta çok tatlı sahneler var okurken ayyy diyip iç çektiğim. Nahif bir aşk, ince ipliklerle birbirine bulanan bu gençler birbirilerini tanıyıp hislerini dökdükçe daha güçlenen dostlukları. Her biri çok güzeldi.
Bölüm başlarında eklenen Küçük Prens alıntıları da kitap kurgusunun iç içe geçmiş haline bayıldım. Keyifli okuması kolay bir kitaptı. Yazarın şimdiye kadar çıkmış olan romantik komedi kitaplarından daha ayrı bir yerde Yıldız Haritası ve benim favori kitabım da olabilir zira baya beğendim. Atmosferindeki o umutsuzluk öyle okurken boğucu bir durumda değil, aksine hafif ve vurucu şekilde yazmış Betül ve baştaki umutsuz, mutsuz olan Öykü'nün olumlu yöndeki değişimi görülmeye okunmaya değerdi. Bizi her zaman gülümseyip kahkaha atmamızı sağlayan Betül Güçlü bu sefer hüzünlü havaya sokuyor. Yıldız Haritası benden tam puan kaptı, kesinlikle okumanızı öneririm.
Öykü, on yaşındayken babası ölünce; annesine gönderilmiş ve çok sevgi dolu bir hayattan sonra birden annesi ve üvey kardeşleri tarafından kötü muamele gördüğü bir ortamda büyümüştür. Bu ortamda on yıl susmayı, saklanmayı, görünmez olmayı öğrenmiş ve üniversiteyi kazanarak oradan ayrılmıştır.
Yeni hayatında kendine bir iş ve ev bulmuş, okul ve işi birarada götürmeye çalışarak görünmez kalmaya devam etmeye gayret göstermektedir. Ama ne kadar insanlardan uzak kalmaya çalışsa da; ev arkadaşları Sıla ve Derya ile komşuları Tunç ve Yağız'ın çabaları ile yavaş yavaş kabuğundan çıkmaya başlamış, yeniden sevgiye ve insanlara inanmaya başlamıştır.
Yol üstünde karşılaştığı engellerde yine destek ona arkadaş çevresinden gelecek ve Öykü bu yeni hayatında karşısına çıkan en büyük şanslarından biri olan Yağız'la da yakınlaşacaktır.
O kadar zarif bir anlatımı var ki yazarın, her sayfada karakterler sanki çok yakınımdaymış gibi kitap beni içine çekiverdi. Öykü'nün içine kapanışları beni de hüzünle doldurdu. Yani onunla güldüm ağladım desem yalan olmaz, hatta onun ağlayamadığı yerlerde onun yerine de ağladım.
Allah'ım bu kitap🥺🥺 çok çok güzeldi. Gözlerim doluyor ama dolu dolu da gülümsememe sebep oluyor aklıma geldikçe. Bu kadın dram da yazabilir ben okurum👌 ayrıca Yağız karakteri🤌😻 kitaptaki her karakteri çok sevdim. Tunç şahsının kafasını kırmak istesemde bir ara onu bile seviyorum dldkdldkfkf. Arkadaşlık, aşk her şey çok güzeldi bu kitapta
Bir puan yazar için ekstra verdim. Bana yazarın kitapları çok soft kalıyor. TRT dizisi gibi benim için. Yalancı Aşklar Sokağı'nda olduğu gibi yine kendi ayakları üzerinde duran bir karakter var. Bu kitap biraz daha dramatikti. Dram seven bir insan olmadığım için ara ara sıkıldım. Öykü'ye bu kadar sabredebilir miydim bilmiyorum yine onun sürekli içine atmasından sıkıldım.
kendi türünde oldukça güzel bir kitaptı bence ve duyguları çok iyi geçirebildiğini düşünüyorum. başrol kızımızın endişelerini ve çekincelerini anlayışla karşılayıp ona çareler bulmaya çalışan erkek karakteri de göz ardı etmemek gerek. uzun zamandır aşk kitaplarında böyle efendi birine denk gelmemiştim. özellikle geçmişteki anılar çok güzeldi o sahnelere bayıldım <3