Emine Semiye Kitaplığı 1 - Sefalet Kitap Açıklaması Osmanlı kadın hareketinin en önemli isimlerinden Emine Semiye Hanım (1864-1944), yüz yılı aşkın bir unutuluşun ardından edebiyat ve tarih sahnesinde hak ettiği yeri edinmeye başlıyor. Ünlü tarihçi Ahmet Cevdet Paşanın kızı olan Emine Semiye, ablası Fatma Aliye gibi, 21. yüzyılda yeniden keşfediliyor ve gazetelerde kalmış tefrikaları, Osmanlı’nın son yüzyılının toplumsal yapısına ışık tutan roman ve hikâyeleri, dönemin siyasetiyle yakından ilintili gazete yazıları, VakıfBank Kültür Yayınları bünyesinde Latin harfleriyle okurlarına kavuşuyor. Emine Semiye’nin bütün eserlerinin okurların ilgisine sunulmasını amaçlayan bu serinin ilk cildi Sefalet. Bu önemli roman sadece edebiyatseverler için değil, Osmanlı Aydınlanmasının toplumsal ve siyasal yönlerini kadın hareketi üzerinden anlamak isteyen bütün araştırmacılar ve tarihseverler için de eşsiz bir kaynak.
2,5/5 yaaani bir kitaptı. okuttu ama arada çok da yavaaaş yavaş gitti. uzatmak için uzatmış gibi hissettim ve YAZARIN BİRBİRİYLE BÜYÜMÜŞ KARDEŞ GİBİ OLWN KİŞİLERİ EVLENDİRME FANTEZİSİ VAT GALİBA AMK???
Yoğun bir santimantalizm var ve 2025'ten bakınca bir Yeşilçam melodramı gibi olmasına rağmen yazıldığı dönemin şartlarına bakınca ancak bu şekilde güçlü bir kadın hikayesi yazabilmesini anlıyorum Emine Hanım'ın. Günümüz gözüyle bu duygusallık yorucu, dönemi içinse kabul edilebilir.
“Ben iffetimi kocam gibi bir kadirbilmez için değil, en evvel kendim ve atalarım ve ailemle çocuklarımın adı için muhafaza ederim….”
“ Fakirlerin sıkıntıya dayanması, kibarların ise ufacık bir şeyden kederlenmesi, hep alışmaktan kaynaklanır.”
Bu kez zamanının aydınlarından, edebiyatta ve siyasette olabildiğince aktif bir kadın yazarımızın eserini okuduk. Kendisi Fatma Aliye’nin kardeşi oluyormuş bu arada.
Kitabın iceriğine gelince, fazla söze gerek yok, çünkü konu arka kapakta en güzel şekilde anlatılmıstı bence:
“Varlıklı bir ailenin kızı olan Sabite, akrabalarının çevirdiği miras entrikalarıyla sefaletin pençesine düşer. Yaşadığı tüm sıkıntılarına rağmen ilkelerinden ödün vermeyen genç kadın, dostlarıyla beraber uzun ve zorlu bir hak arama mücadelesi başlatır.
Yayımlandığı dönemde büyük yankı uyandıran Sefalet, çaresizliğin olduğu kadar sağlam bir kadın dayanışmasının da romanıdır.”
Düşününce kitabın adının, tüm içeriği tek kelimeyle özetledigini fark ettim bitirdikten sonra.
Sabite’nin başına gelenler anlatılırken, dönemin aile ilişkileri, toplumsal ve sosyal yapısı, vefa, iyilik ve kötülük, namus, onur kavramlarına atfedilen değer de, karakterler üzerinden başarılı bir şekilde yansıtılmıştı. Kıskançlık hırs ve bencilliğin vicdansızlıkla kendini gösterdiği kişilerin akıbeti de epey içimizi soğutacak sekilde anlatılmıştı öyküde. Ve ben hem bu anlatımı hem de kitabın eski Türk filmleri tadındaki oldukça hazin ve dramatik öyküsünü beğendim genel olarak. Sadece aileler anlatılırken soyağaçları o kadar ayrıntılandırılmıştı ki, o bölümlerde biraz kafam karıştı ama, bu durum beni çok rahatsız etmedigi için kitabı severek okudum. En çok da pek gerçekci gelmese de Sabite’nin masumiyetini ve Gayret’in Sabite’ye olan koşulsuz sadakatini sevdim.
Bu sebeple de, Türk edebiyatı okumayı seven tüm okurlara Sefalet’i tavsiye ediyor, keyifli okumalar diliyorum.
Kitabın dili sade, okunması gayet keyifli ve akıcı. Çok fazla karakter olması zaman zaman insanın kafasını karıştırabiliyor. Bir kadın yazarın dilinden o dönemin kadınların yaşantısını okumak hoşuma gitti. Her ne kadar dönemsel olarak normal karşılansa (ve maalesef hala günümüzde yaşanmaya devam etse de) istemsiz olarak 25 yaşında bir erkeğin 13 yaşındaki bir kız çocuğuyla evlenmek istemesi ve erkeklerin daha rahat yaşam koşullarına sahipken kadınların yanında ona refakatçi olmadan dolaşamamaları gibi durumlar canımı sıktı. Yer yer feminist duygularımı kabarttı 😊
Emine Semiye, meşhur Mecelle’nin yazarı Ahmet Cevdet Paşa’nın kerimesi. Osmanlı’nın son dönemleri ve işler herkes için eskisi kadar şahane değil, hele de velinimeti pederini kaybeden küçük bir kız için. Herkesin bir şekilde küçümsediği ve dalga geçtiği durumlarla sınandığı trajikomik bir roman.
Fatma Aliye’yi ve kitaplarını biliyordum ama kız kardeşini hiç duymamıştım. Kitapta çok fazla karakter ve akrabalık ilişkisi olmasına rağmen çok hoşuma gitti. Emine Semiye’nin dilini çok beğendim keşke daha fazla kitabına ulaşmak mümkün olsa.