gençlik bir gökkaldıran portakalı dalıp gidip turuncusuna yollar dürerdin aşkla sen bir zaman akdenizden ığdır ovasına değin karlı dağ titreyişi sıcakta sarıp sarmalardı kar çiçeği sözcüklerini senin sevdiklerinin yaşlılığına da erdin gökte güneş kararmış portakal ölüm mü o yaklaşan sanırsın dizlerinin dibine yayılmış bir duman asıl böyle sevdada kal incitmesin son üzümün ezilişi ağzında bir soyulmamış portakal gibi yuvarlanıp dursun aramızda zaman
Ömer Erdem, 1967 doğumlu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden mezun oldu; Yeni Türk Edebiyatı sahasında yüksek lisans yaptı. TRT İstanbul Televizyonu Eğitim-Kültür ve Drama Programları müdürlüğünü yürütüyor. Diriliş, Dergâh, Düşler, Göçebe, Nar, Hece, Sonsuzluk ve Birgün, Yasakmeyve, Kitap-lık ve Kaşgar dergilerinde şiirleri yayımlandı. Şiir üzerine poetik yazılar kaleme aldı, deneme ve eleştiriler yazdı. Kaşgar dergisinin (37 sayı) kurucu-editörlerindendi.
Türk edebiyatı için Ömer Erdem Bey'in fikriyatı, fikriyatından ziyade "tasavvurat"ının pek önemli ve derin bir çalışma alanı olduğunu görüyorum her kitapta. Ayrıca her kitaptan sonraki kitaba uzatılan bir devamlılık ipi var, lakin aynı anda bir dönüşüm serisinin gelişimini, yeni bir boyuta geçişini gün yüzüne çıkaran bir fener.
Gitgide fazlalaşan değil, sıyrılan bir Şair Ömer Erdem. Sıyrılarak derine inme tabiatı (çabası kelimesi burada uygun değildir).
Farklı vakitte ''Evvel'' ve ''İstanbul'a'' kitapları ile birlikte tekrar yavaş bir okuma yapmak üzere rafa yanlarına koyuyorum.
Ömer Bey'den heyecan ve takdir ile devamını bekler, kendisine sevgi ve saygı ile teşekkür ederim.