Jump to ratings and reviews
Rate this book

Dünya Unutana Kalır

Rate this book
İşçi servisi durağa yanaştı mı sokağın hareketi, evlerin beton duvarları arasına çekilir. O kedersiz curcuna, akşam haberlerinin sevimsiz iklimi altında kaybolup gider. Dip dibe apartmanların aynı boşluğa bakan mutfaklarında yemek kokuları birbirine karışır. Kokuya kediler, kuşlar üşüşür. Her daireyi çekip çeviren
aynı fabrikanın maaşı olduğundan, mutfak masasına aşağı yukarı aynı çorba konur, farklı tencerelerde hep aynı yemekler pişer. Hal böyleyken kaygılar, öfkeler, sevinçler de birbiriyle benzeşir.

1990’ların sonları, 2000’lerin başları. Geçmiş, yorgun ve ümitsiz. Gelecek ise belirsiz… Mark almış başını gidiyor, seçimlerle birlikte ülke yeni bir döneme giriyor, kimilerinin zenginlikten başı dönüyor, kimilerinin cebi para görmüyor, Erovizyon’da tarih yazılıyor, teknolojinin hızına yetişilemiyor, Van Gölü Canavarı’ndan da beter
yeni canavarlar türüyor…

Deniz Poyraz, Dünya Unutana Kalır’da Y kuşağının büyüme hikâyesini, Trakya’nın otantik atmosferi içinden anlatıyor…

140 pages, Paperback

Published October 1, 2021

3 people are currently reading
70 people want to read

About the author

Deniz Poyraz

2 books11 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
32 (35%)
4 stars
44 (49%)
3 stars
10 (11%)
2 stars
2 (2%)
1 star
1 (1%)
Displaying 1 - 18 of 18 reviews
Profile Image for Hulyacln.
987 reviews582 followers
October 25, 2021
İlk unutan Adem değil miydi? Ahdi unutan ve cennetten çıkan, kendisine dünya kalan?
.
Otuz yaşındayım ben. Bin dokuz yüz doksan birin altıncı ayı, sekizinci gününde doğdum. O günden bugüne ne çok şey yaptım diye düşündüm geçenlerde.
Yürümeyi, konuşmayı, okuma yazmayı öğrendim. Ben bunları yaparken üzerinde olduğum topraklar değişti.
Birileri öldü, birileri doğdu.
Birileri öldürüldü, birileri ölmüş gibi gösterildi.
Sonra içimizden pek azı gördüklerini yazdı, gösterilenlere inat.
Deniz Poyraz gibileri.
.
İstila, Zeliş, Nasip’in Günahı ve Canavarın Günü ‘Dünya Unutana Kalır’ın dört hikayesi. Aslında bizim. ‘Kahrolsun’ demeden kahırlara salmayı yazıyor Poyraz. Gündöndüler gibi başlarını ışığa çeviren ama bu ışığın sahte çıkmasıyla kavrulanları anlatıyor.
Olsun deyince olduramayanları, sil gitsin deyince silip gidemeyenleri. Tabi bir de elleri kan kırmızı canavarları.
Poyraz’ın ilk kitabı Emine’nin Yanında Konuşulmayacak Şeyler’den sonra çok bekledim yeni bir çalışma için. Yazılırken ne zorluklar yaşandı bilmeden bir günde okumak hem bencillik hem tanıdık cümlelere özlemden. Beklemek ise beklediğini tam da karşında görünce güzel. ‘Dünya Unutana Kalır’ bu yüzden çok güzel..
.
Seda Mit’in canım illüstrasyonuyla..
Profile Image for Ecem.
173 reviews15 followers
November 13, 2021
Deniz Poyraz'ı 2018'den beri tanırım ve ilk kitabını çokça sevip bir sürü arkadaşıma almış, bir sürü insana okutmuştum. Yeni kitabını sabırsızlıkla bekliyordum ve objektif konuşayım, beklediğime sonuna kadar değmiş.


İlk kitabı Emine'nin Yanında Konuşulmayacak Şeyler için sanki bir apartmanda geziniyormuş hissi var demiştim, her evi ziyaret edip konuk oluyorduk. Bu sefer de Trakya'da bir kasabaya uğramışız ve buranın kahvesinde oturuyor gibiyiz. 4 tane hikaye var ve her biri yaklaşık 30 sayfa.


Normalde öykü kitaplarında beğendiğim öyküleri yıldızlarım hep. Kitap bittiğinde bir de baktım bütün öykülere yıldız kondurmuşum. Çocuk hikayeleri, yetişkin hikayeleri, her çeşit insanın hikayesini dört öyküye sığdırmış Deniz Poyraz ve bunu da ustalıkla yapmış.


Son zamanlarda Çağdaş Türk Edebiyatı'nın gittiği yerleri pek beğenmesem de arada böyle değerli yazarlarımız olduğu için mutluyum. Dört öyküyü de çok beğendim ama sanırım Nasip'in Günahı bende ayrı bir yerde olacak, okurken boğazım düğümlendi.


Deniz Poyraz'ın kalemi kesinlikle ustalaşmış. En çok bunu fark ettim okurken ve çok mutlu oldum. Kendisini çok severim zaten, ne yazsa okurum bundan sonra. Bu arada, öykülerin sayfa sayısı uzamış, çok da güzel olmuş, acaba roman da gelir mi dersiniz? Ben çok beğendim, herkesin de okumasını isterim. Gerçekten hazine gibi yazarlarımız var ve sahip çıkmalıyız. Bu küçük Trakya kasabasını ziyaret etmeniz gerek.
Profile Image for Cansu Gök.
122 reviews32 followers
December 29, 2021
Bu yılın en iyi keşfi benim için Deniz Poyraz. Bundan sonra ne yazsa okurum. Bir de aynı yaşlarda olduğunuz yazarı okumak çok başka bişey bunu anlamış oldum bu kitapla birlikte.
Profile Image for Tuna Turan.
409 reviews60 followers
March 29, 2022
Okuduğum ilk Deniz Poyraz kitabı. İyi ki de okumuşum diyorum. Henüz doksanların başında doğmuş olmasına rağmen, ya yaşadıklarından ya da büyüklerinin anlattığı hikâyeleri çok iyi tasniflemiş ve harika bir dil ile bizlere dört öykü anlatmıştır. Yazarın Trakya kökenli olması da ayrıca sevindirici olmuştur çünkü o güzel insanların sıcaklığı okurken bizlere de geçmiştir.

İstila, Zeliş, Nasip’in Günahı ve Canavarın Günü kitabın dört hikâyesi. Son hikâyenin anlatım dili diğerlerine göre değişik olduğu için diğer üç hikâyeyi de çok sevdim.

Kasetten müzik dinlediğimiz, kartonetinden şarkı sözlerini ezberlediğimiz, annemizin balkonlara turşu kurduğu günlerden, evlerde halis muhlis tarhana yapıldığı dönemlere bir güzel ışınlandım kitabı okurken.

Kalemine sağlık Deniz Poyraz, bana aslında hiç unutmadığım hatıraları hatırlattığın için teşekkür ederim.
Profile Image for Gunce.
117 reviews34 followers
April 6, 2022
“Emine’nin Yanında Konuşulmayacak Şeyler”i çok sevmiştim, bu kitabıyla da beni yanıltmadı Deniz Poyraz. Abartıdan uzak anlatımı ile 90’ların içinden ve hep bir yerlerden tanıdık hikayeler yazmış. Hızlıca okunan fakat ardında bıraktığı duygu yoğunluğu yüksek bir kitap.
50 reviews6 followers
November 2, 2021
İlk kitabı Emine'nin Yanında Konuşulmayacak Şeyler'i bitirdiğim günden beri yeni kitabını bekliyordum Deniz Poyraz'ın. "Ya bir daha yazmazsa" korkusuyla beraber, yazdığı takdirde beklediğime değeceğini biliyordum. Günümüzden çok da uzaklaşmayan bir zaman tünelinde yürütüyor bizi yazar. Her mahallede, her sokakta, her evde gerçekleşebilecek -belki de gerçekleşmiş- olayları kahramanların çocuksu samimiyetiyle anlatıyor. Dilerim nice kitaplarını okuruz.
Profile Image for tripswithbooks.
374 reviews52 followers
August 20, 2022
Trakyanın topraklarında yoğurulmuş birisinin Deniz Poyraz’ın bu kitapta yer alan hikayelerinde kendinden bir şey bulamaması mümkün değil tabi. Hele de 90’larda çocukluğunu geçirmişse… Kişiselleştirebildiğim için keyifle okuduysam da çığır açan bir keşif olmadı benim için yazarın kalemi. Geçmişe dair anılarını depreştiren bir şarkı gibi, duyunca mutlu olduğum ama duymak için yanıp tutuşmadığım.
Profile Image for Annegazetesi.
162 reviews20 followers
April 25, 2022
Deniz Poyraz öykülerindeki samimi, içten, bizden havasını bu kitabında da korumuş. Sanki çocukluğumdaki mahalleden, o mahalledeki amcalardan teyzelerden ve çocuklardan bahsediyor gibi, öyle tanıdık... Tanıdık sularda yüzmenin verdiği güvenle içinizi sıcacık yapıyor. Öykü sevenlere öneririm.
Profile Image for aslushka.
93 reviews5 followers
February 21, 2022
Deniz Poyraz’dan çocuklumuz tadında, hüzünlü, bir o kadar da gerçek öyküler.
Profile Image for Dilek Kitapligi.
58 reviews1 follower
January 20, 2022
Kitapta dört öykü yer alıyor: İstila, Zeliş, Nasip’in Günahı, Canavarın Günü. Kısa epigraflarla başlayan her öykünün ortak noktası yazarın kurduğu sımsıcak anlatı dili. Günümüzde ya da günümüze çok yakın bir zaman diliminde geçen öykülerde anlatılan hikâyeler kurgudan çok gerçeğe yakın. Dolayısıyla okurken inanmaya hatta şahitliğe hazır bir duygu içinde tamamlıyorsunuz anlatıyı. Özellikle ilk öykü İstila da tarihsel bir okuma fırsatı da sunuyor yazar okuyucusuna. Gerçi diğer üç öyküde de yakın tarihin izlerini rahatlıkla görebiliyorsunuz. Bu haliyle her dört öykü de alt okumaya müsait. Elbette ortak yaşanan tarihsel süreç içinde de olsa insan kişisel yolculuğuna bağlı olarak kendi yaşanmışlıkları ışığında okur elindeki metni ancak buradaki öykülerde ortak bir okuma yapmak mümkün. İstila’da son yirmi yılın siyasi sürecini küçük bir ailenin yaşadıkları üzerinden, Zeliş’te genç bir kızın hisleriyle ya da Nasip’te inanışın farklılığıyla öteki olmadan anlamaya çalışmak mümkün.
Yazar Deniz Poyraz’ın abartıya kaçmadan verdiği tasvirleri, çocukluğundan beri yaşadığı çevreyi bir öykücü gözüyle ne kadar iyi gözlemlediğinin somut örnekleri. Duygusu yoğun bu öyküleri okuyup bir kenara koyduktan sonra bile düşünmeye devam ediyorsunuz. Zihinimin bir köşesinde karakterler var olmaya devam edecekler.
Deniz Poyraz ne yazsa okurum diyeceğim yazarlar arasında yer alacak. Yolun başında. Kalemi işlek olsun.
Profile Image for Hayrullah M..
96 reviews2 followers
November 13, 2022
Not: 3.5

Trakya'da geçen, birbirinden bağımsız dört uzun öykü. Özellikle son ikisini beğendim. 90'larda büyüyen bir nesil için yabancı gelmeyecek, zaman zaman gülümsetecek nüanslar barındırması da hoş bir ayrıntı.
126 reviews5 followers
December 27, 2021
Deniz Poyraz'ı ilk kez okudum ve Ahmet Büke'yi ilk okuduğumda yaşadığım olumlu şaşkınlığı yinelemiş oldum. Büke'nin sıcacık Ege dünyasına Poyraz Trakya'dan çok güçlü bir selam yollamış adeta. Kitabın ilk öyküsü İstila, Siyasal İslam olarak tabir edilen illeti, bir dönemi çok güzel tasvir etmiş. Yazar ikinci öyküsünde queer edebiyat denemesi yapmış. Üçüncü öykü son derece özgün ve başarılı. Yazar, son hikâyesinde canavar vurgusuyla çarpıcı bir final yaparken siyasi mesajını da veriyor. Genç kuşağın çok başarılı bir kalemi olduğunu gördüğüm Poyraz'ın ilk kitabını da okumaya karar verdim.
Profile Image for Terss.
660 reviews36 followers
May 19, 2024
Tahmin edilebilir bir kitap, bilindik hikayelerin sıradan anlatımı...
Profile Image for Çetin Caymaz.
2 reviews
February 7, 2022
Deniz Poyraz, öykülerinde her daim gerçek hayatı yansıtan, anlatım gücünü olay örgüsündeki sadelikten ve kelimelerinin ihtişamını da gerçekleri derinlemesine tahayyül etmesinden gelen bir yazar.

Bu kitabı önceki kitabından ayıran yegane özellik daha derinlere iliştirilmiş ana temalardır bence. Ayrıca tasavvurlarında kullandığı mecazi betimlemeler ve hissî tahayyül anlarına işlenmiş imgeli metaforlu anlatımlar da oldukça etkileyici. Gerçi önceki kitabı da bu konuda geri kalır vaziyette değil; ve hatta Pulbiber Yangını isimli öyküsü göz önüne alındığında imgeli metaforlu tahayyül kurguları çok daha iyi olabilirdi demek mümkün. Fakat şöyle bir durum da var ki yazarımız olmadık yerlerde süslü anlatımlar yapmak için çaba göstermemekle gerçeklikle bağdaşmış oluyor. Elimizdeki kitap olanca gerçekliğiyle yansıtılmış çiftçi, orta sınıf ve küçük burjuva ailelerinin 'sıkıcı' hayatlarını ele aldığından her durumda afilli anlatımlar barındırılması durumun gerçekliğiyle çatışırdı.
Mekan ve zaman tasavvurlarındaki ince detaylar, elbette okuyucunun kafasında belli bir görüntü oluşturmak için var fakat diğer bir yanıyla da tanışıklıkları hedef alıp anıları canlandıran ve içerisinde bulunduğunuz bir fotoğrafa bakarmış hissiyatı oluşturan küçük tarifler yalnızca zamana yahut mekana dair bilgisi olanların anlayacağı türden bir anlatım barındırıyor.
Diğer kitabında farklı bakış açıları da mevcuttu fakat bu kitaptaki tüm öyküler birincil ağızdan anlatılmış. Bu da kitaptaki kahramanlarla tanış olma hissiyatını gün yüzüne çıkarıyor.
Özellikle beni en çok etkileyen İstila ve Zeliş öyküleriydi. Beklenmedik sonuçların çıkması ve daha metnin ortasında şaşırtmacalara başlaması mest olduğum özelliklerdi.
Canavarın Günü öyküsündeki kahvehane tasviri ve ardından gelen içeçeklerin kullanım amaç ve biçimleri tahlili insanın bildiği fakat bildiğinin farkında olmadığı basit şeyleri gözler önüne seriyor.
Okuduğum metinlerde sonuçtan çok sürece önem veririm fakat Deniz Poyraz'ın bu kitabında doğrudan çıkarsama yapılacak sonuçlar yok. Detaylara gizlenmiş. Dolayısıyla sonuç değil de süreç odaklı okuyucular açısından olayları işleyiş biçimine tanıklık etmek daha bir keyifli hale geliyor. Diğer yandan da her zaman yüzeysel bir sonuç elde edilemediğinden okur için dikkat kesilmeyi şart koşuyor.
Önceki kitabına nazaran daha 'etliye sütlüye karışmayan' karakterleri barındıran bu kitap, yazarımızın her türlü ilerlemesini yansıtmış ve ilk kitapta ikincisi yok diye hayıflananlara üçüncüyü aratmaya yüz tutmuştur.
Profile Image for littlesunshineemily .
205 reviews9 followers
June 17, 2022
Çok başarılı bir öykücü bence Deniz Poyraz. Kitaptaki öyküler, 90 ların sonu 20 lerin başı Trakya da geçiyor genellikle. Hem yöreyi hem ülke şartlarını çok başarılı aktarmış arka perdeden, öyküleri boğmadan. Bir de, öykü kahramanın kendinden farklı cinsiyette olduğu öykülerde bile öyle ustaca aktarmış ki duyguları , gözlemleri. Tek sorun, neden bütün öyküler mutsuz bitiyor? Sadece bu kitapta da değil, genelde?
Profile Image for Gürcan Öztürk.
291 reviews16 followers
August 20, 2022
Toplam 4 tane uzun öyküden oluşan bu enfes kitap bana hem geçmiş günlerin “karmaşasına” rağmen ne denli güzel olduklarını anımsattı hem de hemen her sayfasından fışkıran yoğun detaycılığıyla okuduklarımı yaşamamı sağladı. Özellikle “istila” isimli ilk öyküye bayıldım. Gönül rahatlığıyla alıp okuyabilirsiniz. 90’ların sonu 2000’lerin başında çocuk olmuş benim gibi herkesin yüreğine bir şekilde değecektir içindeki öyküler.
Profile Image for Emel Muzac.
169 reviews2 followers
September 26, 2023
Ne güzel dili varmış kitabın, hemen bitmesin istedim okurken=)
134 reviews4 followers
November 29, 2022
Yazar yayımlamış olduğu ikinci kitabında dört uzun öykü kaleme alıyor. Y kuşağının büyüme hikâyesini 90’lardan 2000’lere doğru gelen zamansal arka planda bizlere sunuyor.  

Unutmamak, unutamamak bir yük müdür; bu yükü ne kadar kaldırabilir bu kuşak onu gözlemliyoruz hikâyelerde. Farklı evlerde aynı yemeklere kaşık sallayışları, emeğin sömürüsünü, güzelliğin zengin ve fakire göreceli betimlendiği yılları, orta hâlli ailelerin çocuklarının gözünden izliyoruz. O çocukların dün yaşadıkları, bugünlerini şekillendiriyor şimdi!

Üslup olarak fazlalıkları olmayan, sözünü sakınmadan söyleyen yalın bir dil kullanıyor yazar kitapta. Mekân olarak Trakya kullanılsa da kitaba kuşağın gözünden bakabilen okurlar mekândan bağımsız olarak ülkedeki dertlerin hiç değişmediğini fark edeceklerdir.

“Yoksulluk” denen kavramın etrafında dönen yaşamlar kâh gülüp kâh ağlıyor en çok da eşitliği arzuluyor. Şimdi dönüp bakıyoruz günümüze ve çevremize; eşitliği ne kadar sağlayabiliyoruz? Ya da eşitlik için hiç çabaladık mı ki?

İyi okumalar…
Displaying 1 - 18 of 18 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.