Deniz Poyraz'ı 2018'den beri tanırım ve ilk kitabını çokça sevip bir sürü arkadaşıma almış, bir sürü insana okutmuştum. Yeni kitabını sabırsızlıkla bekliyordum ve objektif konuşayım, beklediğime sonuna kadar değmiş.
İlk kitabı Emine'nin Yanında Konuşulmayacak Şeyler için sanki bir apartmanda geziniyormuş hissi var demiştim, her evi ziyaret edip konuk oluyorduk. Bu sefer de Trakya'da bir kasabaya uğramışız ve buranın kahvesinde oturuyor gibiyiz. 4 tane hikaye var ve her biri yaklaşık 30 sayfa.
Normalde öykü kitaplarında beğendiğim öyküleri yıldızlarım hep. Kitap bittiğinde bir de baktım bütün öykülere yıldız kondurmuşum. Çocuk hikayeleri, yetişkin hikayeleri, her çeşit insanın hikayesini dört öyküye sığdırmış Deniz Poyraz ve bunu da ustalıkla yapmış.
Son zamanlarda Çağdaş Türk Edebiyatı'nın gittiği yerleri pek beğenmesem de arada böyle değerli yazarlarımız olduğu için mutluyum. Dört öyküyü de çok beğendim ama sanırım Nasip'in Günahı bende ayrı bir yerde olacak, okurken boğazım düğümlendi.
Deniz Poyraz'ın kalemi kesinlikle ustalaşmış. En çok bunu fark ettim okurken ve çok mutlu oldum. Kendisini çok severim zaten, ne yazsa okurum bundan sonra. Bu arada, öykülerin sayfa sayısı uzamış, çok da güzel olmuş, acaba roman da gelir mi dersiniz? Ben çok beğendim, herkesin de okumasını isterim. Gerçekten hazine gibi yazarlarımız var ve sahip çıkmalıyız. Bu küçük Trakya kasabasını ziyaret etmeniz gerek.