Bir yazarı/şairi tanımak için sadece eserlerini ya da hayatını okumak yeterli gelmiyor, çoğu zaman onun varsa günlükleri, denemeleri, gazete yazılarına da göz atmanız gerekiyor ki gerçekten onu tanıyabilesiniz. Orhan Veli neden bu kadar değerli bizim edebiyatımız için bu kitabı okuduktan sonra bir kez daha anlıyorsunuz.
Yazılar kitapta kronolojik olarak sıralanmış. 1944’ten başlayarak 1950’ye kadar geliyor. Otuz altı yıllık hayatına neler sığdırmış, neleri görmüş, nasıl uyarılarda bulunmuş ve ne denli didinmiş birçok şey için bu yazılarda açığa çıkıyor. Edebiyata gönül verenlerin, şiir sevenlerin ve Orhan Veli’yi merak edenlerin mutlaka okuması gereken bir derleme olmuş.
Günümüzde hala geçerli olan bir durumu size anlatsın Orhan Veli: “Bir gün Yahya Kemal'le konuşuyordum. Bana apartmanları göstererek dedi ki, köşkleri var, arabaları var, halayıkları var. Fakat hiç bir zaman bizim duyduklarımızı duyamıyorlar, bizim düşündüklerimizi düşünemiyorlar. Biz düşünüyoruz, düşünülmüş halde kendilerine anlatıyoruz, yine de anlamıyorlar. Bu, adamcağızların sadece kendi kabahatleri değildi. Sadece, bizim uğraştığımız işleri umursamamaktan ileri gelmiyordu. Suç; analarına, babalarına ve onları dünyaya o cümlei asabiye ile getiren hadisata (olaylara) aitti.”
İyi okumalar…