Jump to ratings and reviews
Rate this book

Balthus. Memorias

Rate this book
«La vida ha sido para mí una larga tarea de la que no me arrepiento en absoluto», comenta Balthus en una de las páginas de este magnífico libro de memorias, y estas son quizá las palabras que mejor resumen la trayectoria de un hombre consagrado a la pintura.

Convencido desde muy joven de su condición de artesano, Balthus se inspiró en los grandes maestros de la tradición, desde Masaccio, Piero della Francesca y Giotto, hasta Poussin o Cézanne; y mantuvo una estrecha relación con Modigliani y Picasso. Balthus dictó estas memorias cuando su vida ya se acababa, hablando del sentido de su obra y de la búsqueda incansable, desesperada a veces, de la perfección técnica, ética y estética.

252 pages, Hardcover

First published January 1, 2002

Loading...
Loading...

About the author

Balthus

31 books7 followers
Balthasar Kłossowski de Rola, known as Balthus, was an esteemed Polish/French modern artist.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
26 (25%)
4 stars
46 (45%)
3 stars
25 (24%)
2 stars
4 (3%)
1 star
1 (<1%)
Displaying 1 - 8 of 8 reviews
Profile Image for Chuck LoPresti.
217 reviews95 followers
October 6, 2018
If you are interested in reading the words of a man who lives his last moments defining his own legacy and using religion to excuse his perversions - check this out. I will admit to really enjoying the paintings of Balthus - but Balthus the man...much less interesting. When you paint tons of panty shots and pubescent girls and then try to pass yourself off as a modern day Piero della Francesco - it's a tough sell. This book is just a bunch of self-justification and it's only real value is the mocking laughter it will create for any non-cretin.
Profile Image for Metin Dirim.
172 reviews6 followers
Read
July 20, 2026
İşte bu yüzden kedilerin haşin zarafetini severim ve sık sık onları tablolarımın başköşesine oturturum. Her zaman çok özel, duygusal bir ilişkim oldu kedilerle. Daha çocukluğumda mahalle arkadaşlarım, “kedili oğlan” derlerdi bana. Hayatımı kediler etkiledi adeta. Mitsou’nun, yitirdiğim ve acısını içimden atamadığım küçük kedimin öyküsünü anlatmak için, çini mürekkebiyle bir dizi resim yaptım altı yaşımda. Yazısız, ama çok anlamlı bir tür resimli roman gibiydi. Kedinin eve alınışını ve yok oluşunu resimleyen küçük bir destan. Mitsou pek asi bir kediydi ve bir fırsatını bulur evden kaçardı. Ama sonunda temelli kaçtı: Bir daha hiç görmedim onu.

Mitsou’nun öyküsünü resimlemek, bu dostluğu ölümsüzleştirmenin, yaşanmış bir anıyı korumanın bir yoluydu sanki. Daha o zamandan sanatın kısa ve özlü bir biçimi değil miydi bu? Hayatımın farklı aşamalarını onunla resimlemiştim: Trende, annemle birlikte, evimizde, merdivende, mutfakta, bahçede, ama hep Mitsou’yla birlikte; yakalamaya çalıştığı bir yumağı ona uzattığım anı saptayan bir resmimi yapmıştım; bir parça ekmek çaldı diye sofradan kovulmuş, yatak örtüsünün altında tortop olmuş ya da ışıklandırılmış Noel ağacını ailenin tüm bireyleri gibi hayran hayran seyreden Mitsou desenleri çizmiştim. Sonra, desenlerin yerini hüzün aldı; Mitsou’yu her yerde, mahzende, ıssız sokaklarda arayan ben vardım artık; sonuncusunda kapkara gözyaşlarıyla hüngür hüngür ağlarken görünüyordum.

Rilke, o dönemde ailemizin can dostuydu ve tasarımı gerçekleştirmem için beni yüreklendirdi ve tüm aşamaları dikkatle izledi. Desenleri yayınlamaya o karar verdi, bir de önsöz yazacaktı. 1920’de bir Alman yayıncı bastı resimli öykümü; kitabın başında Rilke’nin vaat ettiği önsöz yer alıyordu. Kediler âlemine gizli, gizemli bağlılığımı çok erkenden anlamıştım. Onlardaki bağımsızlık kaygısının aynını taşıyor ve Rilke’nin deyişiyle, kedilerin doğasını gerçekten bilmenin mümkün olmadığını içimde hissediyordum. “İnsan onların çağdaşı oldu mu hiç?” diye yazmıştı Rilke.

Onlardan uzakta yaşadığımı hiç anımsamıyorum. Hep çevremdeydiler ve bir gün birisi, onları kendime çeken ağır bir misk kokusu yayıldığını söylemişti benden. Özellikle Frightener, hiç aklımdan çıkmayan bir kedidir; adından da anlaşıldığı gibi, gerçekten çevresine korku salıyordu. O geldiğinde tüm kediler gözden kayboluyordu; nereye gitsem kuzu gibi peşimden gelen olağanüstü ama azgın bir erkek kediydi bu. Birlikte yaptığımız geziler ve bana karşı uysal davranışı da belleğimdedir hâlâ; oysa başka durumlarda kudurganlığının önüne geçilir gibi değildi. 1935’te, adını Kediler Kralı koyduğum tablomda onu resmetmiştim. Frightener bana sürtünüyor, pek sevimli bir hâli var, ama hırçın bir şey yansıyor bakışlarında. Öte yandan sanki benim de çok hırçın bir tavrım var ve biraz ona benziyorum.

50’li yıllarda Moran’da Chassy Şatosu’nda yaşarken otuz kadar kedim oldu. Toprağa sağlam basan, muazzam bir yapıydı bu; ev içinde hayvanlar için birçok yer ve ek bina vardı. Günün birinde Roma’dan, Medici Villası’nın bahçelerinde bulduğum bir kediyi getirdim. Çok uysal görünüyordu, ama Chassy’de inanılmaz bir kargaşa yarattı; zorba ve azgın bir yaratık olduğunu gösterdi. Diğer kedilerin hiçbirine yemek yeme fırsatı vermiyor ve hepsiyle dövüşüyordu.

Evet, kediler tüm çalışmalarımı anımsatıyorlar bana; yaşamda bana rahatsızlık vermeyen, tersine bana eşlik eden, çekingen ve sessiz birer varlık gibidir onlar. Artaud zamanında tanıdığım ve belleğim beni yanıltmıyorsa eğer, Matmazel Sheila adında bir genç kız, bana her zaman “Kediler Kralı” derdi. Portresini yapmıştım onun; adını da Kediler Prensesi koymuştum. Bu adı taşıyan tek tablomdur.

Gerçekten kedilerin kralı olduğuma inanmak hoşuma gidiyor. Aslında, şaşmaz küçük bir işaretim de var: Sol gözümde sabit kırmızı damarcıklar, çok net bir biçimde 13 sayısını oluşturuyor. Bu sayının iki rakamını birbirine yaklaştırdığınızda, “Balthus” diye okuyabilirsiniz… Grand Chalet’de, eski handa yatak odamın numarası da 13. O hâlde, hiç tartışmasız, kendimi kedilerin on üçüncü kralı ilan ediyorum ve bu hanedanın varlığını kesin biçimde ilan ediyorum.

Balthus’un Anıları ( Mémoires de Balthus )
Profile Image for Lee Bullitt.
Author 1 book11 followers
May 2, 2020
I give it 4 starts mostly because of the descriptions of place and light. I love reading about artists in their own words, and I’m a sucker for any book that leaves me with a ton of art references to look into. Was it well written? Not particularly, but if you’re curious about his work based on all the rumors that swirl about him, this will give you something to compare public timelines to.
Profile Image for Judy Vasseur.
146 reviews45 followers
October 13, 2018
It doesn’t matter how many times you say how pure your intentions were Balthus...you should have put some clothes on those young girls.
Profile Image for Valerie.
42 reviews
March 5, 2026
“As a young man in 1933, I made sixteen pen-and-ink illustrations of Emily Bronté's Wuthering Heights, which I admire greatly. I was inspired by the romantic passion that breathes through it, and its harsh characters. I'm not sure that I gave my features to the protagonist Heathcliff, but looking at the drawings today, I find traces of my former rebelliousness, now calmed, and the fierce violence that was inside me.” (p.93)

“In 1965, I sent a short telegram to the art critic John Russell, who requested some anecdotal details about my life to fill out his introductory text for my Tate Gallery retrospective exhibit: "Start this way: Balthus is a painter about whom nothing is known. Now we may look at his paintings.” (p.107)

“That is, to go to the root of things with a single line, with a free wrist motion that in its simplicity attains the Nameless, what Chinese painters also call the Universal.” (p.156)

“To paint is to emerge from yourself, forget yourself, and prefer anonymity, sometimes while contradicting your own time and those close to you. Trendiness must be rejected. Cling to what you believe is right for you at all costs, and even develop what I--like nineteenth-century dandies- always called the "aristocratic taste for displeasing." Knowing the subtle pleasure in being different destines you for incredible, amazing tasks.” (p.233)
Profile Image for vasja.
81 reviews4 followers
March 27, 2024
эстетизированный до предела текст художника-ценителя красоты. постоянная тяга к классике пуссена или итальянскому фресковому примитивизму (хотя какой там примитивизм.., плоскостность, может быть..), любовь к созерцательности и потребность в уединении красочно нарисовали в голове бальтюса в образе старого монаха-цистерианца. я бы не сказала, что книга рисует историю всего искусства xx века, чего собственно она делать не должна и не может, ведь это воспоминания конкретного творца о своих исканиях как человека и как мастера. тем не менее она может пролить свет на какие-то личностные качества некоторых представителей века, с которыми бальтюс был особенно близок: джакометти, пикассо, рильке..

много размышлений о технике, свете, композиции и смыслах или их отсутствии, отличная ретроспекция собственного творчества, того, как оно складывалось, и что (и кто, и как) на него влияло. после стольких слов об итальянских фресках меняется взгляд и отношение к плоскостности на полотнах самого бальтюса, к шершавой текстуре.

всё равно мне показалось, какими бы лиричными и искренними не были изложенные им мысли, что присутствует элемент лукавства или, может быть, невозможность/нежелание быть до конца узнанным или раскрытым.
Profile Image for Javier Iglesias.
234 reviews5 followers
March 22, 2019
"Nada de truco o de costumbre: manantial y nacimiento. Pintar es ir todos los días a la fuente para sacar agua. La luz".
Profile Image for Montse.
382 reviews1 follower
March 25, 2019
Genial. Lo he leido como preparacion a la exposicion del Thyssen y me ha encantado.
Displaying 1 - 8 of 8 reviews